Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2008/10266 E. 2012/19259 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2008/10266
- Karar No
- 2012/19259
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : 4389 Sayılı Kanuna Aykırılık HÜKÜM : Hükümlülüğüne Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; 1- Sanığın, müşteriler adına bankaya gelen bank kart ve şifrelerini onların izni olmadan alarak ATM aracılığı ile hesaplarından para çektiği yine usulsüz düzenlediği tediye fişlerinin bir kısmında müşteri imzasını taklit ettiği bir kısmında ise rastgele imzalar attığı ve bu suretle fiş muhteviyatlarını zimmetine geçirdiği iddiası ile dava açıldığı gözetilerek dosyanın suça konu tüm belgelerle birlikte üniversitelerden bankacılık konusunda uzmanlaşmış bir öğretim görevlisi, bir ceza hukukçusu ve bankacılık konusunda fiilen görev yaparak uzmanlaşmış bir kişiden oluşturulacak bilirkişi heyetine tevdii ile olayla ilgili banka kayıtları ve usulsüz işlemlerle ilgili tüm evrak incelettirilerek gerekirse sanık tarafından mudiler adına atıldığı iddia olunan imzaların sanığın eli ürünü olup olmadığının tespiti açısından kriminoloji incelemesi de yaptırılarak suç tarihinde yürürlükte bulunan 4389 sayılı Bankalar Kanunu’nun 22/3.maddesinin ikinci cümlesinde yer alan "..suç, bankayı aldatacak ve fiilin açığa çıkmamasını sağlayacak her türlü hileli faaliyette bulunmak suretiyle işlenirse ..." şeklindeki nitelikli zimmet suçunun belirlenmesinde kullanılan kriterlere göre fiillerin, kurum içi rutin bir kontrolle ortaya çıkarılabilecek nitelikteyse basit zimmet suçunu oluşturacağı dikkate alınarak hapis ve para cezasının tayinine esas olmak üzere sanığın fiillerinden basit ve nitelikli zimmet vasfında olanlarının ayrı ayrı tespiti yapıldıktan sonra tayin edilecek hürriyeti bağlayıcı ceza yanında, nitelikli zimmet sonucu oluşacak banka zararının üç katından az olmayacak şekilde para cezası verilmesi gerektiği de düşünülerek sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna itibarla eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi, 2- Sanığın, mudilerin kendileri tarafından önceden verilen imzalı boş tediye fişlerini, onların bilgi ve talimatları olmaksızın doldurup hesaplardan para çekmek şeklindeki eylemlerinin, mudilerin önceden boş tediye fişlerini imzalayarak vermek suretiyle bu hesapların kontrolünü sanığa teslim etmiş olduklarının kabulü gerekeceğinden bu mudilerin tamamı duruşmada dinlenerek bu hususta ayrıntılı ifadelerinin tespiti ile suçun subutu halinde emniyeti suistimal suçunu oluşturacağı gözetilmeden zimmet olarak kabulü, Kabule göre; 3- Sanığa 5411 sayılı Yasanın 160/2.maddesinin ikinci cümlesinde öngörüldüğü şekilde hürriyeti bağlayıcı ceza tayin edilerek, takdir edilecek gün para cezasının, (teselsül hariç) artırım ve indirime tabi tutulduktan sonra 5237 sayılı TCK'nun 52.maddesindeki esaslara göre tayin edilecek sonuç adli para cezasının nitelikli zimmet suçu nedeni ile oluşan banka zararının 3 katına çıkartılması gerekirken doğrudan banka zararının 3 katı tutarında gün adli para cezası tayini, Yasaya aykırı, katılan vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05.06.2012 günü 2 nolu bozma nedeni yönünden oyçokluğuyla diğer bozma nedenleri yönünden oybirliğiyle karar verildi. (Muhalif) KARŞI OY Boş tediye fişi mudiye imzalatırılarak mudinin hesabından para çekilmiş ise suçun nitelikli zimmet suçunu oluşturacağı düşüncesiyle çoğunluğun bu eylemin emniyeti suistimal suçunu oluşturduğuna dair 2 no'lu bozma kararına katılmıyorum.