Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2007/17240 E. 2011/2209 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2007/17240
- Karar No
- 2011/2209
- Karar Tarihi
506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 140/4.maddesine aykırılıktan Tusaş Havacılık ve Uzay Sanayi Anonim Şirketi hakkında Sosyal Sigortalar Kurumu Ankara Bölge Müdürlüğünün 06.10.2005 tarihli ve 105856 sayılı yazısı ile uygulanan 475.200.2000 Türk lirası para cezasına yönelik başvurunun reddine dair, Ankara 7. Sulh Ceza Mahkemesinin 17.04.2007 tarihli ve 2006/748 Müteferrik sayılı kararına karşı Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.05.2007 tarihli ve 2007/838 Müteferrik sayı ile vaki itirazın reddine ilişkin kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 06.11.2007 gün ve 56171 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 05.12.2007 gün ve KYB. 2007-250889 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu. Mezkür ihbarnamede; 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 77.maddesinin 2.fıkrasına göre "ölüm, doğum ve evlenme yardımları, yolluklar, kıdem, ihbar ve kasa tazminatları, ayni yardımlar ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca miktarları yıllar itibariyle belirlenecek yemek, çocuk ve aile zamları, sigorta primlerinin hesabına esas tutulacak kazançların aylık tutarının tespitinde nazara alınmaz. Bunların dışında her ne ad altında ödeme yapılırsa yapılsın tüm ödemeler prime tabi tutulur." Hükmü getirilmiştir. Yakacak yardımı ücret değildir. Ücret Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 24.05.1974 tarihli ve 1974/2-6 sayılı kararında da belirtildiği üzere "Genel anlamda, bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve nakden ödenen meblağ" olarak tanımlanmıştır. 506 sayılı yasanın 77/2 fıkrasında belirtilen aynı yardımın, primine esas tutulamayacağı kanuni bir gerekliliktir. Yakacak yardımı da aynı yardım niteliğinde kabul edilmesi ile yapılan yardımın aynen yerine getirilmesi yerine, bedelin nakden ödenmiş olması halinde de aynen yapılmış sayılması gerekirken mahkemesince itirazın kabulüne yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; İdari yaptırım kararına konu olan kabahatin niteliğine ve Yargıtay Kanununun 14. maddesine göre, inceleme görevi Yargıtay Yüksek 9. Ceza Dairesine ait bulunduğundan Dairemizin GÖREVSİZLİGİNE, dosyanın anılan daireye sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.03.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.