Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2007/14232 E. 2010/5727 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2007/14232
- Karar No
- 2010/5727
- Karar Tarihi
Üçüncü kez alkollü araç kullanmak suçundan ...'nin, Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının 03/10/2006 tarihli ve 2006/657 sayılı idari yaptırım kararı ile verilen idari para cezasını müteakiben, sürücü belgesinin 5 yıl süre ile geri alınması talebi karşısında söz konusu alkollü araç kullanma fiilinin ikinci kez alkollü araç kullanma olduğundan bahisle, bu eyleme ilişkin işlem yapma ve ehliyeti geri alma görev ve yetkisinin 2918 sayılı Kanunun ek 13. maddesine göre trafik görevlilerine ait olduğu anlaşılmakla, mahkemenin görevsizliğine dair, Aydın 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 18/05/2007 tarihli ve 2007/462 sayılı kararına yapılan itirazın reddine ilişkin, AYDIN 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 01/06/2007 tarihli ve 2007/488 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 2.8.2007 gün ve 40767 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 21.8.2007 gün ve KYB. 2007-170560 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu. Mezkür ihbarnamede; Dosya kapsamına göre, 08/01/2003 tarihli ve 4785 sayılı Kanunla değişik 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 48/5. maddesinde "Yönetmelik ile belirtilen miktarların üzerinde alkollü araç kullandığı tespit edilen sürücülerin, suçun işlendiği tarihten itibaren geriye doğru beş yıl içinde; birinci defasında sürücü belgeleri altı ay süreyle geri alınır ve haklarında 265.300.000 lira para cezası uygulanır ikinci defasında sürücü belgeleri iki yıl süreyle geri alınır ve haklarında 332.600.000 lira para cezası uygulanır ve bu sürücüler Sağlık Bakanlığınca, esas ve usulleri Sağlık ve İçişleri Bakanlıklarınca çıkarılacak yönetmelikte gösterilen sürücü davranışlarını geliştirme eğitimine tabi tutulurlar, eğitimi başarıyla tamamlayanların belgeleri süresi sonunda iade edilir. Üç veya üçten fazlasında ise, sürücü belgeleri beş yıl süreyle geri alınır ve altı aydan aşağı olmamak üzere hafif hapis cezası ile 532.600.000 lira hafif para cezası uygulanır. Ayrıca psiko-teknik değerlendirme ve psikiyatri uzmanı muayenesine tabi tutulurlar. Bu değerlendirme ve muayene sonrasında uygun görülenlere geri alma süresi sonunda sürücü belgeleri iade edilir. Psiko-teknik değerlendirme ve psikiyatri uzmanı muayenesinin yapılmasına dair esas ve usuller yönetmelikte gösterilir." hükmün yer aldığı ve sanığın dosya içerisinde bulunan Aydın Trafik Tescil ve Denetleme Şube Müdürlüğünün bilgisayar sorgulamasına göre, 18/06/2004 ve 19/07/2005 tarihlerinde alkollü araç kullandığı ve idari işlemlerin trafik zabıtasınca yapıldığı, bu dosyaya konu suçu ise 12/09/2006 tarihinde işlediğinin anlaşılması karşısında suç tarihinden itibaren geriye doğru 5 yıl içinde 3. defa alkollü araç kullanan sanığın eylemi hakkında mahkemece bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eylemin ikinci kez alkollü araç kullanmak olarak nitelendirilmesi suretiyle görevsizlik kararına itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ile 5326 sayılı Kabahatler Kanunu hükümlerine göre suçlar ve kabahatler hakkında yapılan düzenlemeler ile kendine özgü yargılama ve yasa yolları getirilmiştir. 5271 sayılı CMK.nın 309. maddesinde düzenlenen kanun yararına bozma yasa yolu suçlar için öngörülmüş olup, anılan yasanın 267-271. maddeleri kapsamındaki kararlara karşı başvurulabilen yasa yoludur. Kabahatler Kanunu genel hükümleri düzenlerken ihtiyaç duyduğu konularda 5271 sayılı yasaya atıfta bulunduğu halde, verilen kararlara karşı başvurulabilecek kanun yolları düzenlemesinde, 5271 sayılı CMK.nın 309. maddesinde yer alan kanun yararına bozma yoluna gidilebileceğine dair bir atıfta bulunmamıştır. Yukarıda açıklanan nedenler ve Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23.03.2010 gün ve 2010/33 E. - 2010/58 K. sayılı kararı uyarınca Kabahatler Kanunu kapsamında verilen kararlara karşı kanun yararına bozma yoluna gidilemeyeceği cihetle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının yerinde görülmeyen kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, üye ...'ın değişik gerekçesiyle, 31.03.2010 günü oybirliğiyle karar verildi. DEĞİŞİK GEREKÇE 5326 Sayılı yasanın 29.maddesine göre mahkemenin verdiği SON KARARA karşı, yargı çevresinde yer aldığı ağır ceza mahkemesine itiraz edilebilir. 28.maddenin 8.fıkrasında da; mahkeme, son karar olarak idari yaptırım kararının; a) Hukuka uygun olması nedeniyle “başvurunun reddine” b) Hukuka aykırı olması nedeniyle “İdari yaptırım kararının kaldırılmasına” karar verir denmektedir. Mahkemenin görevsiz olduğuna dair kararı sayılan her iki hususa da girmemektedir. Dolayısıyla 29.maddeye göre itirazı mümkün değildir. 5326 sayılı yasanın 3/1-a maddesinde “idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksine hükmün bulunmaması halinde” uygulanır denmektedir. Görevsizlik kararı mahiyetindeki kararların yukarıda izah edildiği üzere itirazı mümkün olmadığına göre 5271 sayılı CMUK.nun 223/10. fıkrasına göre adli ve idari yargı yönünden görev yerini değiştiren kararların temyizi kabil olduğu gözetilerek YAZILI EMİR TALEBİNİN REDDİ ile Ağır Ceza Mahkemesinin kararı hukuken yok hükmünde kabul edilerek itiraz dilekçesi mahiyetinde olduğu düşüncesiyle Sulh Ceza Mahkemesi kararının bozulması gerektiği kanaatindeyim.