Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2022/11533 E. 2023/7532 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2022/11533
Karar No
2023/7532
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/609 Değişik iş SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: İtirazın kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Kozan Ağır Ceza Mahkemesinin 26.10.2021 tarihli ve 2021/609 Değişik iş sayılı kararı ile şüpheli hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan düzenlenen "iddianamenin iadesi" kararına yönelik itirazın "kabulüne" kesin olarak karar verilmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 08.06.2022 tarihli ve 2021/29845 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.07.2022 tarihli ve KYB-2022/87680 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.07.2022 tarihli ve KYB-2022/87680 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan dolayı yapılan soruşturma sonunda Kozan Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 13.08.2020 tarihli ve 2020/1234 soruşturma, 2020/59 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararın 09.09.2020 tarihinde şüpheliye tebliğ edildiği, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, şüpheli hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar her ne kadar 09.09.2020 tarihinde tebliğ edilmiş ise de, söz konusu karara karşı itiraz yoluna başvuru süresinin 15 gün yerine 7 gün olarak belirtilmek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı, usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmaması nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmediği gibi kovuşturma şartı gerçekleşmediği gözetilmeden, itirazın reddi yerine, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 01.04.2020 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Kozan Cumhuriyet Başsavcılığının 13.08.2020 tarihli ve 2020/1234 Soruşturma, 2020/59 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararda itiraz süresinin "7 gün" olarak gösterildiği, kararın şüpheliye tebliğ edilemediği, B. Şüphelinin 09.02.2021 tarihinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlemesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Kozan Cumhuriyet Başsavcılığının 01.10.2021 tarihli ve 2021/3988 Soruşturma, 2021/1287 Esas, 2021/1052 sayılı iddianamesi ile, cezalandırılması istemiyle Kozan 1. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılıdığı, C. Kozan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.10.2021 tarihli ve 2021/584 iddianame değerlendirme sayılı kararı ile; kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında itiraz süresinin "15 gün" yerine "7 gün" olarak gösterildiği gerekçesiyle iddianamenin iadesine karar verildiği, D. İddianameyi düzenleyen Cumhuriyet savcısının iddianamenin iadesi kararına itiraz ettiği, E. Mercii Kozan Ağır Ceza Mahkemesinin 26.10.2021 tarihli ve 2021/609 değişik iş sayılı kararı ile, itiraz gerekçelerinin yerinde olduğu, iade kararının usul ve yasaya uygun olmadığı gerekçesiyle "itirazın kabulüne, iddianamenin iadesi kararının kaldırılmasına" kesin olarak karar verildiği, Anlaşılmıştır. F. 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinde, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve bu kararla birlikte verilebilecek olan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik herhangi bir kanun yolu öngörülmemiş ise de; kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme gereği, "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye, hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, şüpheli hakkında Kozan Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin karar şüpheliye tebliğ edilemediği gibi, karara karşı itiraz yoluna başvuru süresinin "15 gün" yerine "7 gün" olarak belirtilmek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı, Anayasanın Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması başlıklı 40 ıncı maddesindeki düzenleme ile 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 171, 172 ve 173 üncü maddeleri uyarınca, başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerekmekte olup; "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararda kanun yolu başvuru süresinin şüpheliyi yanıltacak biçimde "7 gün" olarak gösterildiği, kararın şüpheliye tebliğ edilmemesi ve itiraz süresinin hatalı olarak gösterilmesi nedeniyle kararın usulüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usulsüz olarak verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi ihlâl kabul edilen 09.02.2021 tarihli eylemin erteleme süresi içerisinde işlendiğinden söz edilemeyeceği, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden mahkemenin "iddianamenin iadesi" kararının kanuna uygun olduğu anlaşıldığından; iade kararına itirazı inceleyen mercii Kozan Ağır Ceza Mahkemesince "itirazın reddi" yerine "itirazın kabulüne" karar verilmesi, Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Kozan Ağır Ceza Mahkemesinin 26.10.2021 tarihli ve 2021/609 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.09.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2022/11533, K. 2023/7532, T. 11.09.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2022-11533-e-2023-7532-k-8bd9e687b181