Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/76 E. 2025/4085 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/76
- Karar No
- 2025/4085
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1063 E., 2024/907 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı - karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA 1-Davacı- karşı davalı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan 30.11.2011 tarihli ... ve ... İnşaatı sözleşmesi kapsamında davacı tarafından 392.500,00 TL ve 785.000,00 TL miktarlı teminat mektuplarının davalıya sunulduğunu, davalı tarafından 16.04.2014 tarihinde teminat mektuplarının paraya çevrilmesi talebi üzerine yapılan başvuru sonucu Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/179 D.İş sayılı dosyası ile teminat mektuplarının paraya çevrilmesi yönünde tedbir kararı verildiğini; davacının sözleşme ile yüklenmiş olduğu edimini eksiksiz olarak yerine getirdiği konusunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığını; bu hususun ispatı bakımından geçici kabul tutanağının delil olduğunu; taraflar arasında ödemelerin miktarı konusunda bir ihtilaf bulunduğunu; proje değişiklikleri ve kış koşullarında çalışma nedeniyle doğmuş fiyat farkları taleplerine ilişkin olarak davalı tarafından 398.500,00 TL ödeme teklifi yapıldığını; davalı şirketin ortakları tarafından müvekkili şirket hesabına 25.04.2013 tarihinde 1.100.000,00 TL ödeme yapıldığını; davalı vekilince keşide edilen ihtarname ile bu ödemenin iade edilmesi, aksi halde teminat mektuplarının paraya çevrileceğinin ihtar edildiğini; ödemenin, “tahakkuk etmiş hakediş ödemesi amacıyla” gönderildiği, avans olmadığı; avans olduğu kabul edilse dahi, bu paranın iadesinin şirket tarafından değil, ancak ödemeyi yapan şirket ortakları tarafından talep edebileceğini; avans olarak verildiği kabul edilse dahi, davacı şirketin sözleşme kapsamında yapmış olduğu 750.000,00 TL civarında 16. hakediş olarak düzenlenmiş ve bedeli ödenmemiş imalâtı bulunduğunu; tarafların 30.04.2014 tarihinde anlaşarak, KDV dahil 626.455,51 TL olarak 16. hakedişi imzaladıklarını ve davacı şirketçe buna istinaden fatura tanzim edildiğini, kış koşullarında çalışma ve proje değişikliği nedeniyle doğmuş ek maliyetlerin ödenmesi amacıyla daha önce yapılmış olan yazılı talepleri ve şirket yetkililerinin şifahi kabulleri ile taraflarca müzakere edilerek netleştirilecek olan doğmuş alacakları bulunduğunu; davacı tarafından teminat mektuplarının paraya çevrilmemesi için Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne yapmış olduğu başvuru üzerine 2013/375 D. İş sayı ile ihtiyati tebdir kararı verildiğini, ancak karşı tarafın teminat mektubunu paraya çevirmeyeceğini beyan etmesi üzerine, dosyaya teminat sunulmadığını ve tedbirin kalktığını; taraflar arasında düzenlenen geçici kabul tutanağına göre işin yapılmasına ilişkin bir eksiklik bulunmadığını ileri sürerek mektupların paraya çevrilmesi işleminin iptaline/hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
2-Davalı- karşı davacı vekili karşı dava dilekçesinde; davalıya toplam 19.500.000,00 TL ödeme yapıldığını, ancak davalı - karşı davacının sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirmediğini bakanlık tarafından çevreye zarar verildiği için kesilen cezaların davacı- karşı davalı adına ödediğini ileri sürerek, sözleşmenin 51/1 maddesine göre kesinti yapılması gereken 463.153.00 TL bedelin ve hakedişler sırasında yapılan fazla ödemeler ve yüklenici adına vergi dairesine ödenen stopaj 366.824,78 TL kesintileri olmak üzere toplam 989.728,33 TL’nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP 1-Davalı-karşı davacı vekili cevap dilekçesinde; sözleşmenin 11. maddesi gereğince müvekkilin istihkaklarından %5 kesinti hakkı 463.150.00 TL, davacının hafriyat işleri sırasında dere yatağındaki çalışmalarda vermiş olduğu zararlardan dolayı ... Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından tahakkuk ettirilen toplam 54.183,55 TL idari para cezası ve SGK'na ödenen işçi pirim borçları ve cari alacaklar toplamı olarak neticeten 989.728,33 TL alacakları olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2-Davacı-karşı davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı-karşı davacının teminat mektuplarının paraya çevrilmesini talep ettikleri 16.04.2014 tarihinde muaccel bîr alacaklarının olmadığını, miktar itibariyle de teminat mektubunun toplamından az olan alacak davası açılmış olması ile kesinlik kazandığını, teminat mektubunun muaccel bir alacak olmaksızın paraya çevrilmiş olduğunu, davalı-karşı davacı ortaklar hesabından müvekkiline gönderilmiş olan para için şirket hesabından alacak takibinin yapılamayacağını, bu nedenle 1.100.000,00 TL tutarındaki bedelin şirket cari hesapları üzerinden müvekkile borç olarak yansıtılmasının hukuk ve muhasebe tekniğine uygun olmadığını savunarak karşı davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı karşı davalının sözleşme kapsamında yapmış olduğu işler nedeniyle 16 adet hakedişe istinaden düzenlediği fatura toplamının 15.054.896,96 TL olduğu, regülatör bölgesi geçirimsizlik saçlama işleri için düzenlenen üç adet fatura toplamının 2.664.440,00 TL olduğu, ... Makine hesabında virman edilen alacağının 868.000,00 TL olduğu, buna göre toplam alacağın 18.587.336,96 TL olduğu, bu miktar alacağın davalı - karşı davacı defterlerinde kayıtlı olduğu ve dolayısıyla ihtilaflı olmadığı, taraflar arasında davacı hakedişleri yönünden çekişmenin bulunmadığı, davalı - karşı davacı şirketin şirket ortaklarının yaptığı 1.100.000,00 TL avans ödemesinin iş bedelleri için yapılmış kabul edildiği, bu ödeme dahil davalı karşı davacının toplam ödemesinin 18.692.906,96 TL olduğu, davacı karşı davalı hakediş ve faturalarının toplam bedeli olan 18.587.336,96 TL'den, davalı karşı davacı ödemeleri toplamı olan 18.692.906,96 TL ödemesi mahsup edildiğinde, davalı karşı davacının 105.570,00 TL fazla ödemesi olduğu, cezaların yansıtılmasına ilişkin davacı tarafından gönderilen yazı içeriği uyarınca, bu durumun davalıya bildirildiği, işin anahtar teslim götürü usulünden birim fiyata döndüğü, bu nedenle yapılacak işlemin maliyeti ve yapılmamasından kaynaklanan zararın maliyetinin (kesilen cezalar ve eski haline getirme bedeli) davalı sorumluluğunda olduğu, SGK prim tahakkuklarına ilişkin olarak sunulan dökümler incelendiğinde 16.590,37 TL ve 421,93 TL davalı karşı davacı tarafından ödeme yapılmış olduğu, sözleşmenin 51. maddesinin proje değişikliğinden önceki götürü bedel esası dikkate alınarak maliyet artışı halinde yapılacak kesintileri düzenlendiği ve bu kesintilerin birim fiyatlı hale gelen sözleşme yönünden uygulanabilirliğinin kalmadığı, sözleşmenin 51'inci maddesine göre davacı tarafından tahakkuk ettirilen 392.500,00 TL ceza ve bu ceza bedeli için 70.650,00 TL KDV'nin davalı karşı davacı alacağına dahil edilmediği, stopaj mahsubu hususunda ise; vergi dairesi yazı cevabında stopaj tevkifatının 302.403,50 TL'lik kısmının beyan edilerek ödendiğinin belirtildiği, verilen teminat mektubu borçlarının olmadığının tespiti talebiyle açılan menfi tespit davası teminat mektuplarının tazmin edilmesi nedeniyle istirdata dönüştüğü, asıl davada davacının ödenen 785.000,00 TL ve 392.500,00 TL yönünden davalıya borçlu olmadığı ve istirdat talep etmekte haklı olduğu, davalı - karşı davacının, davacı - karşı davalıdan 17.011,93 TL SGK prim borçları yansıtması alacağı ve davalı - karşı davacı tarafından beyan edilerek ödenen hakediş stopajlarından kaynaklı 302.403,50 TL alacaklı olduğu tespit edildiğinden, hesaplanan toplam 319.415,43 TL karşı davacı alacağı davacının 1.177.500,00 TL alacağından mahsup edilmek suretiyle bulunan 858.084,57 TL alacağın, teminat mektuplarının tazmin edildiği 08.12.2014 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalı ...Ş'den alınarak, davacı ...'ne verilmesine, karşı davacı tarafından fazla yapılan ödemeden kaynaklı alacak, asıl dosyadaki alacaktan mahsup edilemeyeceğinden 105.570,00 TL fazla ödemeden kaynaklı alacağın ihtarname tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte karşı davalı ...' den alınarak, karşı davacı ...' ne verilmesine, asıl davanın kabulüne karşı davada kabul edilip de asıl davada mahsup edilen tutarlar da dahil edilmek suretiyle yargılama gideri ve vekalet ücretine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı - karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı-Karşı davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Hükme esas alınan raporun hatalı olduğunu, sözleşmenin 34. maddesi uyarınca çevreye verilecek zararlardan tamamen davacının sorumlu olduğunu, bildirim yapılmasının sorumluluğu ortadan kaldırmayacağını b. Sözleşmenin 51. maddesine göre yükleniciye ödenmeyecek tutarların kesinti yapılmasının ve hakedişlerden mahsup edilmesinin sözleşmeye uygun olduğunu, c. Karşı davanın kabul edilen kısmında hükmedilen vekalet ücretinden daha fazla tutarda reddedilen kısım için vekalet ücretine hükmedilmesinin mümkün olmadığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, asıl davada eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit karşı davada ise alacak istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle sözleşmenin birim fiyatlı hale geldiği, davacı ortaklarınca gönderilen bedelin iş karşılığı olduğunun kabulü gerektiği dikkate alındığında karar usul ve kanuna uygun olup, davalı- karşı davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.