Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/3843 E. 2025/4462 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3843
Karar No
2025/4462
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1103 E., 2025/1305 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/781 E., 2025/610 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı talep eden şirket vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. TALEP Talep edenler vekili dilekçesinde; müvekkili şirketin yapışkanlı bantlar ve ambalaj malzemeleri konusunda tedarikçi olarak hizmet verdiğini, diğer müvekkili gerçek kişinin ise şirket ortağı ve yetkilisi olduğunu, şirketin bazı borçlarına müşterek müteselsil borçlu durumda olduğunu, müvekkili şirketin enflasyonist ortamda iç piyasa ve özellikle Avrupa'dan gelen taleplerinin azalması, piyasada hammadde üreticileri tarafından direkt tüketiciye ulaşılarak daha uygun fiyatlara ürün satışı yapılması gibi durumların satış rakamlarını etkilediğini, konkordato teklifinin kabulü halinde alacaklıların alacağının tamamına kavuşacağını ve şirketin de faaliyetlerine devam ederek istihdam yaratacağını ileri sürerek müvekkillerinin konkordato projesinin tasdikini talep etmiştir.

II. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, şirketin rayiç değer bilançosuna göre borca batık olduğunu, şirket tarafından ileriye dönük kârlılık öngörüleri yapılmış olsa da bu öngörülerin şirketin geçmiş finansal performansı ile uyumlu olmadığı, şirketin kira ödemelerini gerçekleştiremediği ve bu nedenle mülk sahibi tarafından elektrik şartelinin kapatıldığı, elektrik kesintisinin üretim faaliyetlerini olumsuz etkilediği, bu sebeple geçici çözüm olarak jeneratör kiralanarak üretimin devam ettirilmeye çalışıldığı, ancak bu tür geçici çözümlerin, şirketin sürdürülebilirliğini ve konkordato projesinin başarısını olumsuz yönde etkilediği, elektrik sorununa kalıcı bir çözüm bulunması için şirket yetkililerine süre verilmiş olmasına rağmen halen herhangi bir çözüm geliştirilemediği ve sorunun devam ettiği, jeneratör ile üretimin sürekli bir şekilde sürdürülemeyeceği, sonuç olarak mevcut kaynakların yetersiz olduğu ve dolayısıyla talep edilen vadelerde borçların tamamının ödenmesinin mümkün olmadığı, konkordato komiser heyeti tarafından 07.04.2025 tarihli raporda belirtilen ihtarların dikkate alınmadığı, yapılması gereken işlemlerin gerçekleştirilmediği, haftalık ve aylık toplantılarda verilen uyarıların verilen süreler içinde karşılanmadığı, bu kapsamda konkordato projesinin başarıya ulaşmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle borçlu şirketin konkordato talebinin reddi ile iflasına, borçlu gerçek kişinin konkordato talebinin ise feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.

III. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde talep eden şirket vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Talep eden şirket vekili temyiz dilekçesinde; revize projenin uygulanabilir olup olmadığı konusunda yeterli zaman tanımadan iflas kararı verildiğini, faaliyetin devam ettiğini, projenin uygulanmasına ilişkin çaba gösterildiğini, elde olmayan nedenlerle gecikmeler ve aksaklıklar yaşandığının komiser heyeti tarafından açıkça raporlandığını, konkordato projesinin başarıya ulaşma ihtimalinin göz ardı edildiğini, şirket sermayesinin artırıldığını, bu taahhüdün bir kısmının da halihazırda ödendiğini, ayrıca şirket ortağına ait gayrimenkullerin satışından veya borç takasında kullanılmasından elde edilecek gelirin şirkete aktarılacağının taahhüt edildiğini, finansman giderlerindeki azalma ve enflasyonist ortamın olumlu etkisinin göz ardı edildiğini, şirketin faaliyetlerini sürdürdüğü iş yerinde kira sözleşmesine tamamen aykırı olarak mal sahibi tarafından elektrik hizmetinin tek taraflı ve haksız bir şekilde kesildiğini, bu durumun üretim faaliyetlerini durma noktasına getirdiğini, ciddi ticari kayıplara ve gecikmelere yol açtığını, buna ilişkin mahkemesinden müdahalenin men'ini talep ettiklerini ancak bu taleplerinin kabul görmediğini, komiser heyeti raporunda da belirtildiği üzere elektrik probleminin sürdürülebilirliği olumsuz etkilediğini, bu denli ciddi ve dışsal müdahalelerin şirket faaliyetleri üzerindeki yıkıcı etkisi göz ardı edilerek tüm sorumluluğun müvekkil şirkete yüklenmesinin adil olmadığını, konkordatonun alacaklılar için iflastan çok daha avantajlı olduğunu, şirket ortağına ait taşınmazın satışı ile elde edilecek gelirin borçların kapatılmasında kullanılması ve bu borcun sermayeye eklenmesi halinde şirketin borca batıklık durumunun ortadan kalkacağını beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Talep, konkordato projesinin tasdiki istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, yargılama şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup talep eden şirket vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken temyiz harcı peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.12.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/3843, K. 2025/4462, T. 24.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2025-3843-e-2025-4462-k-ead1e8de8f99