Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/3088 E. 2025/3513 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3088
- Karar No
- 2025/3513
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/704 E., 2025/595 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 43. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/406 E., 2025/10 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ve diğer arsa sahipleri ile davalı taraf arasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, davalı firmanın bu sözleşmede yer alan yükümlülüklerine uymadığını, davacıyı zarara uğrattığını, taraflar arasında yapılan sözleşmeye ve anlatılan, gösterilen projeye aykırı olarak, gerek vekaletin gerekse hakim durumun kötüye kullanılması sonucu, rızaya dayalı olmayan proje değişiklikleri yapıldığını, bu değişiklikler sonucunda davacının yerinde verilebilecek m²’lerinde eksik paylaşım yapıldığını, aynı şerefiye değerine sahip olmayan başka bağımsız bölüm üzerinden yer verdiğini, bu suretle davacının şerefiye kaybına uğratıldığını, ikinci bir kayıp olarak ise arka parselden verilen bağımsız bölüm payı nedeniyle oluşan şerefiye kaybı olduğunu, eksik metrekareye dayanılarak açılacak davada zararın, sözleşmede kararlaştırılan ölçü ve alanda yapılacak bağımsız bölüm ile eksik iş yapılan bağımsız bölüm arasındaki eser teslim tarihindeki rayiç değer farkı olduğunu, taleplerine konu zararın henüz belirli olmadığını belirterek, şimdilik 10.000,00 TL üzerinden belirlenebilir hale geldikten sonra arttırmak üzere işbu davayı ikame ettiklerini, taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı olarak vekaletin ve hakim durumun kötüye kullanılması sonucu ve rızaya dayalı olmayan proje değişiklikleri iddiası sonucunda davacının yerinde verilebilecek m²’lerinde eksik paylaşım yapıldığını, özellikle çatı alanı içinde tavan yüksekliğine etki edecek değişimlerle, kağıt üstünde var gibi görünen ancak gerçekte kullanılamaz alanlar yaratıldığını, bu surette davacıya daire m² hakedişinin fiiliyatta eksik verildiğini ve m² ölçü miktarı ile bu eksik kısmın bedelinin tespitini, davalı müteahhit firmanın arsa payı karşılığı yapılan sözleşmeyi, gelir paylaşımına çevirdiğini, bahse konu her iki kayıp bedelin ayrı ayrı tespitleri sonucunda oluşan toplam zararın bedelinin davalı şirketin temerrüde düştüğü ilk dava tarihinin tebliği tarihinden itibaren ticari temerrüt faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın daha önce aynı taleplerle iki dava açtığını, işbu davada bir hukuki yarar bulunmadığını, derdestlik itirazları olduğunu, davacının taleplerinin zaman aşımına uğradığını, esas yönünden de haksız açıldığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İstanbul Anadolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 14.02.2023 tarihli, 2022/211 Esas, 2023/195 Karar sayılı kararının, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi'nin 31.10.2024 tarihli, 2024/1473 Esas, 2024/1175 Karar sayılı ilamı ile kaldırıldığı, akabinde dosyanın aynı mahkemede 2025/5 Esas numarasıyla yeniden görülmeye başladığı, konusu, tarafları ve talebi itibari ile aynı olan iş bu dosya nedeni ile derdestlik meydana gelmiş olduğu belirtilerek, davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesi'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesi'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin m² eksikliği ve şerefiye farkı talep ettiği, bu taleplerin İstanbul Anadolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/211 Esas sayılı dosyasında da talep edildiği, her iki davanın konusu, tarafları ve taleplerinin aynı olduğu anlaşıldığından yerel mahkemenin derdestlik sebebiyle dava şartı yokluğundan ret kararının yerinde olduğu, ancak dava 10.000,00 TL üzerinden açıldığından 10.000,00 TL vekalet ücreti verilmesi gerekirken, yerel mahkemece hatalı vekalet ücreti verildiği anlaşıldığından, vekalet ücreti açısından yeniden hüküm kurulduğu belirtilerek İlk Derece Mahkemesi'nin kaldırılmasına, davanın dava şartı yokluğundan reddine, 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
Yargıtay kararlarınca da davanın usulden reddi halinde maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, dava değeri kadar vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca alacak istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.