Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/2794 E. 2026/682 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2794
- Karar No
- 2026/682
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/644 E., 2025/750 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/449 E., 2024/847 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 24.02.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davacı vekili Avukat... ile davalı vekili Avukat ...'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında düzenlenen sözleşme ve zeyilnameler uyarınca davalı şirket tarafından 2005-2009 yılları arasında inşa ettirilen çeşitli kimyasal tanker ve römorkör inşa projelerinin tüm makine montaj işlerinin yapılmasını müvekkilinin üstlendiğini, cari hesaptan kaynaklı 21.084,79 EURO ve 4.582,09 USD alacağı mevcut olduğunu, dosyaya sunulu fatura ve cari hesap, davalı şirket tarafından her yıl gönderilen mutabakat mektupları ve yazışmalardan anlaşılacağı üzere davalı şirketin borcunu kötüniyetle öteleyerek ödemediğini ileri sürerek, alacağın tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptaline, takibin devamına, borçlunun itirazında haksız olduğu sabit olduğundan takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının eksik ve kusurlu ifa ettiği işler sebebiyle müvekkilinin dava dışı iş sahibinin zararlarını tazmin etmek zorunda kaldığını, davacının müvekkili şirketten hiçbir hak ve alacağı bulunmadığını, dava konusu istemin zamanaşımına uğradığını, usulüne uygun olarak yapılmış bir hesap mutabakatı da olmadığını, yetkili imzasını taşımayan ve herhangi bir kaşe içermeyen mutabakatların müvekkili şirket açısından bağlayıcı olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının dosyaya sunduğu fatura tarihlerinin 2007, 2008, 2009 yıllarına ait olduğu, davalının kabulündeki mutabakat zaptının ise 23.11.2010 tarihli olduğu, davacının delil olarak sunduğu elektronik mutabakat zaptı davalı tarafından kabul edilmediği gibi davalı şirket yetkilisine ait imzanın da bulunmadığı, fatura içerikleri incelendiğinde taraflar arasındaki ilişkinin eser sözleşmesinden kaynaklandığı ve eser sözleşmelerinde zamanaşımı süresinin beş yıl olduğu, zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile cari hesap sözleşmesinin ya da mutabakatının tarafların yetkili temsilcileri tarafından imzalanması gerektiği, 31.12.20 20... .03.2021 tarihli mutabakatlar davalı tarafından kabul edilmediği gibi davalı yetkilisinin imzasını taşımadığı, tarafların kabulünde olan 23.11.2010 tarihli mutabakat tarihinden sonra fatura düzenlenmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davaya konu alacak eser sözleşmesinden kaynaklı olmayıp ticari ilişkiden kaynaklı cari hesap alacağı olduğunu, elektronik ortamdan gönderilen online mutabakatların amacı ve kullanımının mahkemece anlaşılmadığını, davalı şirketin online mutabakata ilişkin e-posta adresinden gönderdiği ayrı ayrı mutabakat istemlerini inkâr etmesinin kabule şayan olmadığını, davalı şirketin yazışmaları ve mutabakat mektupları değerlendirildiğinde kusurlu olarak ödemeyi sürekli ertelediğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali ve takibin devamı istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davalı yararına takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.