Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/2649 E. 2025/3169 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2649
Karar No
2025/3169
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/784 E., 2023/1018 K İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/259 E., 2021/141 K.

Dava, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili feshi nedeniyle davalılar lehine taşınmazın tapu kaydına konulan şerhlerin terkini istemine ilişkin olup, yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne yönelik verilen karara karşı, davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen karar, yine davalılar vekillerince temyiz edilmekle, Dairemizin 18.03.2025 tarihli ve 2024/306 E. 2025/1080 K. sayılı kararı ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir.

Bu kez, kararı temyiz eden davalılardan ... Elektrik Perakende Satış A.Ş. vekilince sunulan maddi hata dilekçesinde; Yargıtay ilamının sonuç kısmında 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ise de davalıların takdir edilen vekalet ücretinin hangi kısmından ne derece sorumlu olduklarının belirli olmadığını, bu durumun hükmün infazında tereddüt doğuracağını belirterek, bu husustaki maddi hatanın düzeltilmesini istemiştir.

Dairemizin 18.02.205 tarihli onama kararının sonuç kısmında; “Dairemizdeki duruşmada vekille temsil

olunan, davacılar yararına takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin, hükmü temyiz eden davalılar ..., ... Elektrik Perakende A.Ş., ... ve Gelir İdaresi Başkanlığıdan alınarak, davacılara verilmesine” karar verilmiştir.

Türk Borçlar Kanununun 162. maddesi uyarınca, birden çok borçludan her biri, alacaklıya karşı borcun tamamından sorumlu olmayı kabul ettiğini bildirirse, müteselsil borçluluk doğar. Böyle bir bildirim yoksa, müteselsil borçluluk ancak kanunda öngörülen hâllerde söz konusu olur. Buna göre müteselsil borçluluk, istisnai olup ya tarafların iradesiyle ya da kanunda öngörülen hallerde doğar. Bunun dışında hukuk sistemimizde, esas olan borçların bölünebilirliği ve her bir borçlunun borçtan kendi payı oranında sorumlu olmasıdır. Bunun sonucu olarak, Mahkeme kararlarında hüküm altına alınan tutardan tarafların müteselsilen sorumlu olduğu özellikle belirtilmediği sürece, kendiliğinden müteselsil sorumluluk doğmaz. Bu durumda, her bir borçlu ödenmesi gereken tutardan eşit oranda sorumludur.

Somut olayda, her bir davalı lehine taşınmazın tapu kaydına tesis edilen ve mahkemece kaldırılmasına hükmedilen şerhler ayrı ve birbirinden bağımsız olup davalılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunmaktadır. Yukarıda belirtildiği gibi, davacı alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olmalarını gerektiren bir durum bulunmadığından, Dairemiz kararında hüküm altına alınan Yargıtay duruşma vekalet ücretinden, adları yazılı olan her bir davalı eşit oranda (¼ oranında) sorumlu olup, hükmün infazında bu hususun gözetileceği tabidir.

Bu durumda, davalı ... Elektrik Perakende Satış A.Ş. vekilinin maddi hata dilekçesi olarak sunduğu dilekçede dayandığı olguların maddi hata olarak değerlendirilemeyeceği, 6100 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesi uyarınca Dairemiz kararında herhangi bir maddi hata bulunmadığı anlaşılmakla, maddi hata isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.

KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı ... Elektrik Perakende Satış A.Ş. vekilinin maddi hatanın düzeltilmesi isteminin REDDİNE,

30.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/2649, K. 2025/3169, T. 30.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2025-2649-e-2025-3169-k-2890d3355f5b