Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/2399 E. 2026/1533 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2399
- Karar No
- 2026/1533
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/4171 E., 2025/29 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2021/122 E., 2021/1893 K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davaya konu bağımsız bölümü davalı yüklenici ... Yapı-...'dan 02.11.2004 tarihinde satın aldığını, satış bedelini ödediğini, 2005 yılında da davaya konu daireye taşındığını belirterek, Çamyuva Konutları, Al blok, D:17 numaralı bağımsız bölümün bir kısım arsa sahibi davalılar adına kayıtlı arsa paylarının adına tesciline, bunun mümkün olmaması durumunda fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla davaya konu taşınmaz için ödenen 133.950,00 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı bir kısım arsa sahiplerinden ... ve ... cevap dilekçesinde; yüklenicinin arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden ... edimlerini yerine getirmemesi sebebi ile yüklenici aleyhine İstanbul Anadolu 12. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2007/621 Esas sayılı dosyası ile sözleşmenin feshi ve tazminat davası açıldığını, eksik ve hiç yapılmayan işler bedeli toplamı olan 1.902.699,00 TL tutarında tazminatın ve 178.915,49 TL tutarında kira kaybının yükleniciden tahsiline karar verildiğini, bu bedelin ödenmemesi nedeni ile dava konusu taşınmaz üzerine haciz konulduğunu ve satış sonrası tapusunun kendilerine geçtiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 22.12.2021 tarihli kararı ile yüklenicinin arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden ... edimlerini yerine getirmemesi sebebi ile davalı hissedarların yüklenici aleyhine İstanbul Anadolu 12. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2007/621 Esas sayılı dosyası ile .... Noterliği'nin 30.05.2001 tarihli, ... yevmiye numaralı sözleşmenin feshi ve tazminat davası açtığı, dosyaya sunulan bilirkişi raporu sonucunda İstanbul Anadolu 12. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin sözleşme ve dava konusu inşaatın yüklenici namına davacılar tarafından yapılması, eksik ve hiç yapılmayan işler bedeli toplamı olan 1.902.699,00 TL tutarında tazminatın ve 178.915,49 TL tutarında kira kaybının yükleniciden tahsiline karar verildiği, davacının, davalı müteahhit ... Yapı-...'dan 02.11.2004 tarihinde satın aldığı, dava konusu taşınmazın diğer davalı arsa sahipleri tarafından davalı yüklenici borcuna karşılık icradan satın alındığı, ortada kötüniyet bulunmadığı, bu nedenle tapu iptal tescil talebinin reddi gerektiği, davacının, davalı yükleniciye toplam 109.000,00 TL ödeme yaptığı, diğer ödemelere ilişkin beyanda bulunduğu, ancak dekont sunamadığı gerekçesi ile davacının terditli talebinin kısmen kabulü ile; 109.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı yüklenici ...'dan tahsili ile davacıya ödenmesine, diğer davalılar arsa sahiplerine karşı açılan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 22.12.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 09.11.2022 tarihli kararı ile davacının yüklenici ... Yapı-...'dan 02.11.2004 tarihinde sözleşme ile aldığı taşınmaza 2005 tarihinde teslim ile yerleştiği, arsa sahiplerinin bu hususu bildiklerini ve kendisinden müteahhide ödenenler dışında para talep ettiklerini ileri sürdüğü, yüklenici ile arsa sahiplerinin davacı tüketiciye satılan bağımsız bölümün bulunduğu taşınmazda kat karşılığı inşaat sözleşmesi akdettiklerini ve yüklenicinin kendisine düşen yerlerden dava konusu daireyi davacıya sattığını bilebilecek durumda olan kişilerden olduğu, yine bir kısım arsa sahiplerinin mirasbırakanları tarafından ek ödeme alınarak bir kısım hissenin davacıya tapuda devrinin yapıldığı, bu nedenle arsa sahiplerinin salt cebri icra yoluyla taşınmazı edinmelerinin iyi niyetli olarak kabulüne yetmeyeceği, tapu iptal ve tescil koşullarının oluştuğu gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvuru talebinin kabulü ile İstanbul Anadolu 2. Tüketici Mahkemesi'nin 22.12.2021 tarihli, 2021/122 Esas, 2021/1893 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, davacının davasının kabulüne, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapusunun iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 09.11.2022 tarihli kararının süresi içinde davalı ..., ... ve ... vekillerince tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, 24.09.2024 tarihli, 2023/1930 Esas, 2024/2911 Karar sayılı ilamı ile, İstanbul Anadolu 12. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2007/62 Esas sayılı dosyasında her ne kadar sözleşmenin feshine karar verilmese de dosyada mevcut bilirkişi raporları içeriğine göre davalı yüklenicinin sözleşme kapsamında eksik iş ve hiç yapılmayan iş bedelinin 1.902.699,00 TL olduğu, yine geç teslim nedeni ile de davalı arsa sahiplerine yüklenici tarafından 178.915,49 TL tazminat ödenmesine karar verildiği, davalı arsa sahipleri tarafından bedeller ödenmediği için yüklenici adına olan dava konusu taşınmaza haciz koydurulduğu ve taşınmazın icra yolu ile satın alındığı ve bu satın alma işlemi ile yüklenicinin sözleşmedeki edimlerini yerine getirdiğinin kabul edilmesi gerektiği, dava konusu taşınmazın tapusunun iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesi durumunda yüklenicinin sözleşmedeki edimini yerine getirmemiş olacağı ve tapu iptal tescil talebinin şartlarının oluşmadığı, bu durumda; davacının, tapu iptal tescil talebine yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile davalıların iyiniyetli olup olmadığı konusu üzerinde durularak hüküm kurulmasının yerinde olmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak, davacının tapu iptal ve tescil talebi reddedilmiş, davacının terditli talebine yönelik yapılan incelemede, İlk Derece Mahkemesince 109.000,00 TL'nin tahsiline karar verilmiş olunup karara karşı yüklenicinin istinafa gelmediği ve davacı yönünden bu bedel açısından kazanılmış hak oluşturduğu, davacı tarafından yapılan 20.000,00 TL’lik ödemenin arsa sahiplerinden biri tarafından davacıya devredilen hisseye dair olup diğer arsa sahiplerine bir sorumluluk yüklenemeyeceği, diğer ödemelere dair ise ispata yeter belge sunulmadığı anlaşıldığından tazminat talebinin yüklenici yönünden kısmen kabulüne, davacı ile arsa sahipleri arasında bir sözleşme olmadığı dolayısıyla arsa sahiplerine bir sorumluluk yüklenemeyeceğinden bu davalılar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde: a. Ön inceleme duruşması yapılmadığını ve bir kısım davalıların cevap dilekçelerinin süresi geçtikten sonra verildiğini, b.Dava konusu taşınmazın bulunduğu binanın %100 bitirilerek yapı kullanım belgesinin alındığını, bu durumda birlikte ifa kuralına göre karar verilmesi gerektiğini, c. Müvekkilinin taşınmaz bedelini ödediğini, d. Tazminat talebi yönünden ise; müvekkilinin davaya konu daire için toplam 133.950,00 TL ödeme yaptığının belgelerle ispatlandığını, ödemelerin davalıların kabulünde olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, yükleniciden bağımsız bölüm satın alan kişinin tapu iptal tescil olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,16.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.