Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/238 E. 2025/4420 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/238
Karar No
2025/4420
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/829 E., 2024/1216 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 25. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/510 E., 2020/300 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı idare ile 02.11.1995 tarihinde inşaat yapım sözleşmesi imzaladıklarını, işi bitirdiğini, 17.06.2004 tarihinde kesin kabulün yapılması için idareye başvurduğunu, kesin hesabı düzenleyerek idareye sunduğunu, yapım işleri genel şartnamesine göre 6 ay içinde davalı idare tarafından kesin hesap işlemleri yapılmadığı taktirde davacı yüklenicinin düzenlediği kesin hakedişin kesinleşeceğini, davalı idareden 772.415,16 TL alacaklı olduğunu, idarenin hakediş bedelini ödemekten kaçındığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 500.000,00 TL'nin tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; yüklenicinin işi eksik ve kusurlu yaptığını ve bu eksiklikleri giderilmeden kesin hesabın yapılmasını istediğini, inceleme heyeti tarafından kesin hesaba ilişkin rapor düzenlendiğini ve bu raporlarda da eksikliklerin tamamlanmadığının tespit edildiğini, son rapora göre davalı idarenin 782.887,34 TL alacaklı olduğunun tespit edildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, ... Genel Şartnamesinin 40. maddesine göre 6 aylık sürenin ilavesiyle 17.01.2015 tarihinde kesin hesabın kesinlik kazandığı, borçlu temerrüdünün gerçekleştiği, kesin hesabın dava açılış tarihine ve davalının cevap dilekçesine göre dava tarihinden sonra yapıldığının anlaşıldığı, bakiye kesin hesap alacağının 840.023,00 TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a.Davaya konu işlemlerin yasal prosedür içinde gerçekleştiğini, kesin hesabın gerçekleşmemesinin sebebinin kesin hakediş için geçerli olan evrakların eksik olması ve davacı tarafından bu evrakların tamamlanmaması, b.Kesin hesap dosyasının tamamlandığını ve davacının 782.887,00 TL borçlu olduğunu, kesin hesap hakedişinin eksiklikler tamamlandıktan sonra onaylanması gerektiğini bu yöndeki rapora itirazları dikkate alınmadan karar verildiğini, c.Faiz başlangıcı olarak 17.06.2014 kesin hesabın idareye verildiği tarihten 6 ay sonrası olan 17.01.2015 tarihinin esas alınarak faizin bu tarihten başlatılmasının hukuka aykırı olduğunu beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. İlk Derece Mahkemesince temerrüt başlangıç tarihi olarak kesin hesabın davalıya verildiği 17.06.2014 tarihinden itibaren; ... Genel Şartnamesinin 40.maddesine göre idareye sunulan ve 6 ay içerisinde onaylanmayan kesin hesabın onaylanmış sayılacağı hükmü gereğince 6 ay sonrası olan 17.01.2015 tarihinin esas alındığı tespit olunmuştur. 3. Sözleşmeden kaynaklanan alacaklarda temerrüt faizi uygulanabilmesi için alacağın muaccel olması yeterli olmayıp, kararlaştırılan kesin vadede borcun ödenmemiş ya da alacaklının usulüne uygun ihtarı ile borçlunun temerrüde düşürülmüş olması zorunludur (TBK 117). Aksi halde temerrüt, icra takibine geçildiği veya davanın açıldığı tarihte oluşur. Hakedişin kesinleşmesiyle alacak muaccel hale gelir ise de faiz talebinin kabulü için temerrüt oluşması gerekmektedir. Somut olayda dava öncesinde temerrüt şartlarının gerçekleşmediği anlaşıldığından dava tarihi olan 30.06.2017 tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/2. maddesi hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile ilk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3.Davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan “840.023,00 TL davacı alacağının 17/01/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline, ” ibaresinin çıkartılarak yerine “840.023,00 TL davacı alacağının dava tarihi olan 30.06.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline, ” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, İstek halinde peşin alınan harcın ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/238, K. 2025/4420, T. 22.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2025-238-e-2025-4420-k-8d660856d14e