Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/2257 E. 2025/4367 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2257
Karar No
2025/4367
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2024/15 E., 2025/69 K.

İlk Derece Mahkemesince verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, taraflar arasında ... arasında akdedilen 01.02.2011 tarihli sözleşme ile güvenlik işinin müvekkiline verildiğini, 01.02.2012-31.01.2013 tarihleri arasında sözleşmenin yenilendiğini, davalının sözleşmenin yürürlük tarihi olan 01.02.20 11... .04.2012 tarihleri arasında sözleşme gereği belirlenen güvenlik hizmet bedelini ödemediğini, ancak müvekkilinin vergi denetim raporları nedeniyle ödenmeyen ücretlerin KDV'sini ve kurumlar vergisini ödemek zorunda kaldığını, müvekkilinin toplam 180.327,60 TL alacağının bulunduğunu, davalıya bu hususta gönderilen ihtarnamenin 03.09.2015 tarihinde tebliğ edildiğini, davalının 07.09.2015 tarihli ihtarname ile itiraz ettiğini, belirtilen nedenlerle davacının 180.327,60 TL hizmet bedeli alacağının hakediş tarihlerinden itibaren davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, yöneticiliğin tüzel kişiliği olmadığını davada taraf olarak gösterilemeyeceğini, davacının haksız kazanç elde etme peşinde olduğunu 1,5 yıl boyunca ücret almadan sözleşmeyi feshetmeden hizmet vermesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, aksine hizmet vermediği halde para tahsil ettiğini, sitede 27.01.2012 tarihinde yapılan olağan toplantıda bir kısım usulsüzlüklerin tespit edildiğini, yönetim kurulunun davacı şirket ve dava dışı ... Yönetim Şirketi ile site yönetimi ve güvenlik hizmeti için sözleşmeler imzalandığının ancak hizmet verilmemesine rağmen usulsüz paralar tahsil edildiğinin tespit edildiğini, mevcut yöneticilerin azledilerek yeni seçilen yöneticiler tarafından davacıdan sözleşme örneğinin talep edilmesine rağmen müvekkiline teslim edilmediğini, yönetim hizmetlerinin davacının kardeş şirketi tarafından yerine getirilmesine rağmen 20 11... yılları site kat malikleri toplantısında böyle bir alacağın gündeme getirilmediğini, yönetim şirketinin hizmet yetkisini kötüye kullanarak site yönetimine ait banka hesabından davacı şirket adına şirket müdürü ...'e ödeme yapılmasını sağladığını, davacı şirketin vergi ödememek için şirket müdürü adına para tahsil ettiğini, bu nedenle de davacı adına vergi kanunlarına muhalefetten ceza kesildiğini, davacının dayandığı sözleşmelerin adi nitelikte olup düzenlenme tarihinin tartışmalı olduğunu, davacının 11.10.2012 tarihinde sözleşmeden kaynaklı olarak başlattığı icra takibinde alacağını 15.000,00 TL olarak göstermekle birlikte davada 180.327,60 TL alacak talebinde bulunduğunu, davacının hizmet ifası nedeniyle fatura düzenlemediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/9 Esas, 2016/7 Karar, 11.01.2016 tarihli kararı ile davalının tüketici olarak davacıdan hizmet satın aldığı dikkate alınarak mahkemenin iş bu davada görevsiz olduğu, İstanbul Anadolu Tüketici Mahkemesi'nin görevli olduğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.

IV. ONAMA VE ONAMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin 2016/9 Esas, 2016/7 Karar, 11.01.2016 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi'nin 2016/23743 Esas, 2016/20364 Karar, 03.11.2016 tarihli ilâmı ile İlk Derece Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir.

Tüketici Mahkemesince yargılamaya devam edilmiş, 13.11.2013 tarihli vergi denetim raporunda davacının davalıya kamera kurulum hizmetleri için fatura kestiğinin tespit edilmiş olduğu, ... Yönetim Bakım ve Lojistik Hiz. San. Ltd. Şti. ve ...’e ödeme emirlerinin verildiğine dair belgelerin dosyada mevcut olduğu, 2010 yılından 2012 Mayıs ayına kadar site yönetiminin banka hesabına verilen talimatlarla ... Yönetim Bakım ve Lojistik Hizmetleri Limited Şirketi- ...'e ödeme yapılmasının yönetim kurulu üyelerince sağlandığı, bu kişilerin ifadelerinde ...’in paraları çekerek elden...’e verdiğini belirttiği, davalı yönetim tarafından, davacı firmanın bağı olduğu anlaşılan dava dışı firma ... Yönetim Bakım ve Lojistik Ltd. Şti. çalışanı ... hesabına gönderilen tutarların toplamının, tam fatura toplamına denk geldiği, davacı firma ticari defter kayıtlarına göre davacının, davalı yönetimden, ticari defterlerinde kayıtlı faturası karşılığında herhangi bir alacağının bulunmadığı, ihbar olunan ...'un davacı şirket çalışanı olduğu, davalı site yönetimi tarafından yapılan ödemelerde açıklama kısmında şirket unvanının yazılı olduğu, 31.05.2018 tarihli duruşmada hazır bulunan ...'un "ben ... yönetime bağlı olarak çalışandım, ben ... yönetimin yanında 10 sene çalışmıştım, ada sorumlusu olarak çalışmıştım, ... şirketin muhasebesi benim adıma talimat yazardı, ben talimatı ... ve ... beye imzalatır, bankadan parayı çeker ...'e teslim ederdim, ben yapılan tüm ödemeleri alır ve şirkete teslim ederdim, benim hakkımda zimmetten başka bir suçlama ile açılmış dava yoktur." şeklinde beyanda bulunduğu, ...'un davacı şirket adına hareket ettiği ve davalı tarafından ...'a yapılan ödemelerin yetkisiz temsil hükümleri gereğince davacı şirkete yapıldığının kabulü gerektiği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 397. maddesi hükmü dikkate alındığında davacı tarafından gerekli denetim ve gözetimin yapılması gerektiği, sözleşme kapsamında hizmet bedelinin davalı tarafından ödendiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; ... Yönetim Şirketi'nin davacı şirket olmadığını, dava dışı kişi veya şirketlere yapılan ödemelerin davacıya yapılmış olmayacağını, adına para gönderilen ...'in paraları çekip elden şirket yetkilisi...'e teslim etme hususunda yetkisinin bulunmadığını, sadece ...'un beyanlarına itibar edilerek ödemelerin elden teslim edildiğine dair tespitte bulunulmasının hatalı olduğunu, rapor ve ek raporların hatalı olduğunu, bilirkişinin kanıya ve site yönetim kurulunun beyanlarına dayalı tespitte bulunduğunu, şirket yetkilisi...'in, ...'a yetki verdiğine dair belgenin bulunmadığını, müvekkilinin ticari defter kayıtlarında alacak olmadığı tespiti yapılmış olmakla birlikte zaten ödeme yapılmadığı için kesilmeyen faturalardan dolayı talepte bulunulduğunu, faturalı alacağın tespit edilmemiş olmasının doğal olduğunu, hizmet nedeniyle müvekkilinden vergilerin tahsil edildiğini, bilirkişi tarafından güvenlik hizmetinin verilip verilmediğinin tespiti gerekmekle hizmetin verildiğinin sabit olduğunu, mahkemece tüm deliller toplanmaksızın ve mevcut delillerin takdirinde hata yapılarak karar verildiğini beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, güvenlik hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesinin atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 427. ile 439/2. maddelerinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 17.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/2257, K. 2025/4367, T. 17.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2025-2257-e-2025-4367-k-676adf619d8d