Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/2185 E. 2025/3261 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2185
- Karar No
- 2025/3261
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2014/68 E., 2022/842 K.
Davacı vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekilinin davalının aldığı taahhüt işlerinin ahşap dekorasyon ve mobilya işlerini yaptığını, bazı işlerde malzemenin müvekkili tarafından, bazı işlerde davalı tarafından temin edildiğini, bir kısım ödemeler yapıldığını faturada yazılı 41.300,00 TL iş bedelinin ödenmediğini, faturaya haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, 41.300,00 TL alacağın 23.10.2010 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının faturasına yasal süresi içerisinde itiraz edildiğini, davacının bazı taahhüt işlerinde davalının mobilya işleri taşeronluğunu yaptığını, davacı taşeronun sadece işçilik yaptığını, faturada talep edilen mobilya imâlatı bedelinin haksız olduğunu, işçilik ücretini de ödediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 30.05.2012 tarihli ve 2010/858 Esas, 2012/621 Karar sayılı kararı ile davalının, aşamalardaki dilekçelerinde, faturaya konu işleri davacıya yaptırmadığını, bu nedenle keşif ve tanık deliline muvafakat etmediğini beyan etttiği, davalı taraf tanık deliline muvafakat etmediğinden tanık dinletme talebinin reddedildiği, davalının ticari defterlerini sunmadığı, davacının ticari defterleri usulüne uygun olmakla birlikte, davalının faturaya itiraz etmiş olması karşısında defterlere göre davanın ispatlandığının kabulü mümkün görülmediği, davacı vekilinin iddialarını ispat etmek üzere yemin deliline de dayanmayacağını belirttiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemenin 30.05.2012 tarihli kararının karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin 26.09.2013 tarihli ve 2012/7114 Esas, 2013/5213 Karar sayılı kararıyla; davalının üstlendiği bazı taahhütlerin mobilya işlerinin davacı tarafından yapımı konusunda sözlü eser sözleşmesi ilişkisi kurulduğu, bu ilişki sebebiyle davalının davacıya 15.000,00 TL ödeme yaptığının sabit olduğu, uyuşmazlığın malzemelerin kimin tarafından temin edildiği ve işin kapsamı noktalarında toplandığı, Dairenin yerleşik içtihat ve uygulamalarında akdî ilişkinin varlığı halinde kapsamının yazılı belge dışında diğer deliller ve tanık beyanları ile de kanıtlanabileceğinin kabul edildiği, işin yapıldığı tarih ile dava ve karar tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 357/I. maddesindeki düzenleme karşısında, aksine sözleşme bulunmadığı ya da aksi karşı tarafca kanıtlanmadığı sürece malzemenin yüklenici tarafından temin edildiğinin kabulü gerektiği, mahkemece öncelikle tarafların tanıkları da dinlenmek suretiyle iş kapsamının davalının kabul ettiği 78 m²'den az olmamak üzere belirlenmesi, davacı taşeron bir kısım malzemeleri davalının temin ettiğini kabul ettiğinden, bunların nelerden ibaret olduğu ve miktarının kendisinden sorularak açıklattırılması, davacının kendisi tarafından temin edildiğini ileri sürdüğü malzemelerin kendisi tarafından alındığını ispat külfeti davalıya düşeceğinden bunun ispatı konusunda davalıya süre verilip delilleri toplandıktan sonra oluşacak kanaat de dikkate alınarak mahallinde konusunda uzman teknik bilirkişi marifetiyle keşif yapılıp kanıtlanacak iş kapsamına göre BK'nın 366. maddesi uyarınca işin yapıldığı yıl mahalli piyasa rayiçleriyle davalının kabul ettiği 15.000,00 TL'den az olmamak üzere işçilik bedeli ve yine aynı tarih itibariyle mahalli piyasa rayiçleri ile davacının temin ettiği malzeme bedelleri hesaplattırılıp bulunacak toplam miktardan ihtilaf konusu olmayan 15.000,00 TL ödeme düşüldükten sonra sonucuna uygun bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 31.07.2019 tarihli keşif sonucu hazırlanan raporun hükme esas alındığı, davacının alacak tutarının 15.000,00 TL'nin mahsubu sonucu 12.697,55 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararının süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 17.02.2025 tarih, 2023/2236 Esas, 2025/561 karar sayılı ilamı ile onamasına karar verilmiştir.
VI. KARAR DÜZELTME A. Karar Düzeltme Sebepleri Davacı vekili karar düzeltme dilekçesinde; ticari defterleri ibrazdan kaçınan davalı taraf olduğu için davacının usulüne uygun tutulan defterlerine göre davanın kabulü gerektiğini, müvekkilinin yaptığı işler hususunda ihtilaf bulunmadığını, yapılan işlerin %80'inin .... olduğunu, üstelik bu işlerin bizatihi davalının açtığı Beykoz Sulh Hukuk Mahkemesindeki dava nedeniyle hacmi ve maliyetleri birebir belirlenebilmişken bu işlerin neden kabul edilmediğinin muamma olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, eser sözleşmesine dayalı fatura alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Davacı tarafından davalıya 31.12.2009 tarihli 7.370,00 TL bedelli ve 15.09.2010 tarihli 7.644,04 TL bedelli iki adet fatura düzenlendiği, karşılığında 15.000,00 TL bedelli çek aldığı hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. 23.10.2010 tarihli 41.300,00 TL bedelli fatura alacağının tahsili için işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda; taraflar arasında eser sözleşmesinin varlığı önceki karar ve Dairemizin bozması ile sabit olmuştur. Bozma ilamında davacı taşeronun bir kısım malzemeleri davalının temin ettiğini kabul ettiği, bunların nelerden ibaret olduğu ve miktarının kendisinden sorularak açıklattırılması, davacının kendisi tarafından temin edildiğini ileri sürdüğü malzemelerin kendisi tarafından alındığını ispat külfeti davalıya düşeceği belirtilmiştir. Davacı tarafça bozmadan sonra dosyaya sunulan flash bellekte hangi malzemelerin davalı tarafından temin edildiğine ilişkin açıklamalarda bulunduğu, bu flash bellek dökümünün ilk raporda yapıldığı anlaşılmaktadır.
Bozma üzerine alınan ilk raporda davacının sunduğu flash bellekte yer alan fotoğraflar ile tespit dosyasında yer alan fotoğraflar karşılaştırma yapılarak inceleme yapılmış dava konusu işlerin rayiç değerlerine göre yapılan hesaplama sonucu malzeme ve işçilik miktarının 134.207,00 TL olduğu neticeden davacının alacağının 30.294,86 TL +KDV olduğu hesaplanmıştır. Mahallinde yapılan keşif üzerine 2. heyetten alınan kök rapor davacının iş yaptığını beyan ettiği 5 ayrı taşınmazdan 2 tanesinde yapılan keşif üzerine düzenlenmiş olup iki taşınmazdaki işlerin bedelinin 27.697,55 TL olduğu tespit edilmiş, bu rapordan sonra davacının iş yaptığını beyan ettiği 2 ayrı taşınmazda daha yapılan keşif üzerine düzenlenen 2. ek raporda davacı tarafça yapılan imalâtların 98.937,5 TL olduğu tespit edilmekle toplamda davacının 126.635,05 TL iş yaptığı rapor edilmiştir. Tüm bu raporlardan sonra 3. bilirkişi raporu alınmış davacı yanın davalı adına yaptığını beyan ettiği imalâtların toplam rayiç bedelinin dava tarihi itibariyle 131.735,00 TL olduğu tespit edilmiştir.
Mahkemece 31.07.2019 tarihli keşif sonucu hazırlanan raporun hükme esas alındığı belirtilmiş buna göre dava konusu işlerin 27.697,55 TL bedelle yapılabileceği, ödenen 15.000,00 TL'nin mahsubu sonucu bakiye alacak tutarının 12.697,55 TL olacağı belirtilerek bu miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de hangi gerekçelerle 2 taşınmazda daha yapılan keşif üzerine düzenlenen raporlara itibar edilmediği belirtilmemiştir.
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141/3. maddesi hükmünde, "Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli yazılır." hükmü bulunmaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/1-e maddesi hükmüne göre karar; taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan veya olmayan hususlarda bunlara ilişkin delillerin tartışmasını, ret ve üstün tutma sebeplerini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılacak sonuç ve hukuki sebepleri açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde içermelidir.
Gerekçeye ilişkin hükümler, kamu düzeni ile ilgilidir ve gözetilmesi kanun ile hâkime yükletilmiş bir ödevdir. Aksine düşünce ve uygulama gerek yargı erki ile hâkimin gerek mahkeme kararlarının her türlü düşünceden uzak, saygın ve güvenilir olması ilkesi ile de bağdaşmaz.
Bu halde mahkemece yapılacak iş; davacı tarafça davalı tarafından temin edildiği belirtilen malzeme bedelleri mahsup edilerek davacının temin ettiği malzeme bedelleri ile işçilik bedelleri işin yapıldığı yıl mahalli piyasa rayiçleriyle tespit edilerek davacının keşif yapılmayan dava konusu ettiği 5. yerle ilgili talebinden vazgeçtiği de dikkate alınarak bulunacak meblağdan davalının ödediği kabul edilen 15.000,00 TL mahsup edilerek geriye kalan meblağa hükmedilmesi gerekirken son iki yerde yapılan keşfe ve tespit edilen meblağa yer verilmeden ve gerekçesi de gösterilmeden karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bozulması gerirken onandığı bu kez yapılan inceleme ile anlaşıldığından davacı vekilinin bu yöndeki karar düzeltme talebinin kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin karar düzeltme talebinin KABULÜ ile Dairemizin 17.02.2025 tarihli ve 2023/2236 Esas, 2025/561 Karar sayılı onama ilâmı KALDIRILARAK yerel mahkeme kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcı ve karar düzeltme harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 06.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.