Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/2035 E. 2026/1395 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2035
Karar No
2026/1395
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1853 E., 2025/360 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/85 E., 2022/302 K.

Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilâmına uyularak verilen karar, davalılar vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü :

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile ... adi ortaklığı arasında sözleşme imzalandığını, davacının yüklenici olduğu bu sözleşmedeki tüm edimlerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini, buna istinaden 30.11.2019 tarihli hakediş raporunun ıslak imzalı olarak davacıya teslim edidiğini, ancak davalıların oluşturduğu adi ortaklığın ödeme yapmadığını, bu nedenle davacı tarafından Cezayir Tipaza Yargı Meclisi Cheraga Mahkemesinde 01361/20 sayılı davanın açıldığını, davacının açtığı davayı kazandığını ve kararın kesinleştiğini, ancak bu süreçte davalıların adi ortaklığa ait banka hesabında bulunan parayı yurt dışına kaçırmaları nedeniyle alacağın tahsil edilemediğini belirterek, Cezayir Demokratik Halk Cumhuriyeti Tipaza Yargı Meclisi Cheraga Mahkemesinin 03.05.2020 tarih ve ... no'lu kararının tanınması ve tenfizine karar verilmesini talep etmiştir.

Birleşen davada davacı vekili, yabancı mahkeme kararının davalı ... yönünden de tanınması ve tenfizine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı şirketle müvekkili şirket arasında hiçbir ticari ilişki bulunmadığını, davacıya hiçbir iş yaptırmadıklarını, müvekkili şirketin diğer davalı ... A.Ş. ile kurduğu adi ortaklığın Cezayir Konut Bakanlığına bağlı AADL idaresinden ihale yoluyla iş aldığını, fakat teminat mektubu temin edemediklerinden dolayı bu teminat mektubunu alabilen .... Sanayi Limited Şirketine 01.09.2014 tarihinde işi yazılı bir sözleşme ile devrettiklerini, adi ortaklığın hisselerinin yönetim sorumluluğunun tamamen ... İnşaata devredildiğini, söz konusu adi ortaklığın Cezayir'de kayıtlı olduğunu, ... Sanayi Limited Şirketine devir işleminin de Cezayir yetkililerince onaylandığını, bu nedenle adi ortaklığın tek ortağı olan ... Sanayi Limited Şirketinin sorumluluğunun söz konusu olabileceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... temsilcisi, diğer davalı vekilinin cevap dilekçesindeki hususları tekrarlayarak, sorumluluğun kendilerinde değil adi ortaklığın hisselerini devir alan ... Sanayi Limited Şirketinde olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Birleşen davada davalı .... Şirketi vekili cevap dilekçesinde, müvekkiline husumet düşmediğini, tanıma ve tenfizi istenen kararda müvekkilinin isminin bulunmadığını, bu nedenle dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, tanıma ve tenfiz talep edilen kararda davalının ... adi ortaklığı olduğunu, bu adi ortaklığın ... Şubesinin davalı gösterildiğini, bu nedenle söz konusu kararın Cezayir'de uygulanması mümkün iken dava açmakta davacının hukuki yararı bulunmadığını, tenfiz istenen kararda müvekkilinin mahkeme nezdinde temsil edilmediğini, bu nedenle kamu düzeni gereğince davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli kararı ile, davada mütekabiliyet koşulunun bulunduğu, davacı tarafın karar ve eklerinin Türkçe tercümesini sunduğu, kararın orijinal ve apostilli şerhinin de sunulmuş olduğu, sunulan yabancı mahkeme kararı incelendiğinde, davalısının ... adi ortaklığı olarak gösterildiği, bu adi ortaklığın Cezayir'de bulunan şube adresine tebligat çıkarıldığı, bu nedenle davalıların davayı takip etmemelerinden kaynaklanan bir sebebin kamu düzeni yapılamayacağı, tanınması ve tenfizi talep edilen kararda davalı olarak ... adi ortaklığının yer aldığı ve böylece bu adi ortaklığın %95 hissesinin ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine, diğer %2,5'erden toplam %5 hissesinin de kök dosyanın davalısı olan şirketlere ait olduğu, bu nedenle tanıma ve tenfizi istenen hükmün hem birleşen dosyanın davalısı tarafından hem de kök dosyanın davalıları tarafından tanınması gerektiği, zira her üçünün de bu hükümden sorumlu olacağı, tanıma ve tenfizi istenen hükmün de MÖHUK gereği tanıma ve tenfiz şartlarını taşıdığı gerekçesiyle, asıl davanın ve birleşen İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/350 Esas sayılı dosyasındaki davanın kabulü ile, Cezayir Demokratik Halk Cumhuriyeti Tipaza Yargı Meclisi Cheraga Mahkemesinin 03.05.2020 tarihli ve ... numaralı kararının tanınması ve tenfizine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 02.11.2022 tarihli kararı ile "asıl davanın tenfizi istenen Cezayir Demokratik Halk Cumhuriyeti Tipaza Yargı Meclisi Cheraga Mahkemesince verilen kararın ilâm niteliğinde olmadığı bir nevi ihtiyati haciz kararı niteliğinde olduğu anlaşılmakla, MÖHUK'un 50/1 maddesinde yabancı mahkemelerce verilen ve kesinleşen ilâmın Türkiye'de yetkili mahkemece tenfiz edilebileceği hükme bağlandığından, somut olayda tanıma ve tenfiz kararı verilmesinin yasal şartları bulunmamaktadır. Öte yandan birleşen davada davalı ...'nin Cezayir Demokratik Halk Cumhuriyeti Tipaza Yargı Meclisi Cheraga Mahkemesince verilen kararda taraf olarak görülmediği gibi bu karara esas alınan sözleşmenin de tarafı olarak görülmediğinden, davalı ...'nin husumet ehliyeti bulunmamaktadır" gerekçesiyle asıl davada davalılar vekilleri ile birleşen davada davalı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, asıl davanın reddine, birleşen davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 02.11.2022 tarihli kararının süresi içinde asıl ve birleşen dosya davacısı tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nce, birleşen davaya yönelik tüm temyiz sebeplerinin reddiyle birleşen davada verilen kararın onanmasına, asıl dava yönünden ise,"... davacının alacağın tahsili için Cezayir Devleti Tipaza Yargı Meclisi Cheraga Mahkemesine yapmış olduğu 15.03.2020 tarihli başvuru sonrasında; talep edilen alacağın ödenmesi gerektiği, miktarının belli ve yazılı olduğu mahkemece sabit görülmüş, davacıya toplamda 48.555.783,16 Cezayir Dinarının Cezayir Usul Muhakemeleri Kanunu'nun 306 ve müteakip maddelerine göre ödenmesi gerektiğine, Usul Muhakemeleri Kanunu'nun 308. madde metnine istinaden tebliğ edilme tarihinden itibaren 15 gün içinde karara itiraz etme hakkının bulunduğunun borçlu tarafa tebliğ edilmesine karar verilmiştir. Verilen kararın davalı tarafından temyiz edilmediğinin aynı mahkeme tarafından 30.07.2020 tarihinde tasdik edildiği, bununla ilgili olarak da yabancı mahkeme tarafından ayrıca "Temyizsizlik Belgesi" düzenlendiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla davacı tarafından tenfizi talep edilen Cezayir Demokratik Halk Cumhuriyeti Tipaza Yargı Meclisi Cheraga Mahkemesinin 03.05.2020 tarih ve ... nolu kararının, anılan mahkemenin kendi usul kurallarına göre belirli bir miktar alacağın tahsilinin hüküm altına alındığı ve bu haliyle MÖHUK’un 50 ve devamındaki maddeler kapsamında tanımlanan tenfizi mümkün olan bir mahkeme ilâmı niteliğinde olduğunun kabulü ile diğer tenfiz koşullarının oluşup oluşmadığı araştırılıp sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, verilen kararın ilâm niteliğinde olmadığı, bir nevi ihtiyati haciz kararı niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır" gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tanıma ve tenfizi talep edilen Cezayir Demokratik Halk Cumhuriyeti Tipaza Yargı Meclisi Cheraga Mahkemesinin 03.05.2020 tarih ve ... nolu kararının, davacının alacağının tahsili için yapmış olduğu 15.03.2020 tarihli başvuruya dayalı olduğu, mahkemece davacıya toplamda 48.555.783,16 Cezayir Dinarının Cezayir Usul Muhakemeleri Kanunu'nun 306 ve müteakip maddelerine göre ödenmesi gerektiğine, Usul Muhakemeleri Kanunu'nun 308. madde metnine istinaden tebliğ edilme tarihinden itibaren 15 gün içinde karara itiraz etme hakkının bulunduğunun borçlu tarafa tebliğ edilmesine karar verildiği, verilen kararın davalı tarafından temyiz edilmediğinin, aynı mahkeme tarafından 30.07.2020 tarihinde tasdik edildiği, bununla ilgili olarak da yabancı mahkeme tarafından ayrıca "Temyizsizlik Belgesi" düzenlendiği, bu itibarla davacı tarafından tenfizi talep edilen kararın, bu haliyle MÖHUK’un 50 ve devamındaki maddeleri kapsamında tanımlanan tenfizi mümkün olan bir mahkeme ilâmı niteliğinde olduğu, kararda davalı tarafın asıl dava davalıları ... ile ... tarafından kurulmuş olan ... adi ortaklığı olarak belirtildiği, %95 hissesinin bilahare ... tarafından devir alındığı, ... ile ... Ticaret Anonim Şirketlerinin de halen %2,5'er hisse ile adi ortaklığa ortak oldukları, asıl dava davalılarının, davaya cevap dilekçelerinde; kurdukları adi ortaklığın Cezayir'de ve Cezayir Konut Bakanlığına bağlı AADL idaresinden ihale yoluyla iş aldığını, söz konusu adi ortaklığın Cezayir'de kayıtlı olduğunu beyan ve ikrar ettikleri ve 14.05.1989 tarihli Türkiye ile Cezayir Arasında Hukuki ve Ticari Konularda Adli Yardım Sözleşmesine göre her iki devletin de birbirlerinin kararlarının tenfizini yapabildikleri, dolayısı ile tenfiz koşullarınında oluştuğu belirtilerek, bu şirketler yönünden asıl davanın kabulü ile Cezayir Demokratik Halk Cumhuriyeti Tipaza Yargı Meclisi Cheraga Mahkemesinin 03.05.2020 tarih ve ... nolu kararının tanınmasına ve tenfizine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davalı ... Ticaret Anonim Şirketi vekili temyiz dilekçesinde;

a.Tanıma ve tenfiz talebine konu kararda yer alan ... Şirketi'nin Türkiye'de bir karşılığının olmadığını, ... Şirketi aleyhine yurtdışında verilen bir kararın müvekkili firma aleyhine infaz edilemeyeceğini, b.Tanıma ve tenfizi istenen dava konusu kararın pandemi döneminde davalı firma yetkililerinin gıyabında tamamen sahte belgelere dayalı olarak alındığını beyan etmektedir.

2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; tanıma ve tenfiz'e konu firmanın Türkiye'de bir karşılığı bulunmadığını ve müvekkili firma aleyhine ilgili kararın infaz edilemeyeceğini, kararın bu nedenle bozulması gerektiğini beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, Cezayir Demokratik Halk Cumhuriyeti Tipaza Yargı Meclisi Cheraga Mahkemesinin 03.05.2020 tarih ve ... nolu kararının tanınması ve tenfizi istemine ilişkindir.

Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; davalılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle;

Davalı ... vekili ile davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı harçların temyiz eden davalılardan ayrı ayrı alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/2035, K. 2026/1395, T. 09.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2025-2035-e-2026-1395-k-684a543067a1