Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/1854 E. 2025/4453 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1854
- Karar No
- 2025/4453
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/150 E., 2025/388 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/320 E., 2022/834 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 23.12.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davalı vekili Avukat ... ile davacı vekili Avukat ... 'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında toplam bedeli 2.499.889,00 TL olan "120 cm-14 mm-3 kat- EP 315-6+2 H- düz bant -Açık- 5560 m ile 100 cm, -16 mm- 4 kat- EP 200-6+4 -H -düz bant- Açık-845m" konveyör bant satışına ilişkin 28.08.2020 tarihli satış sözleşmesi yapıldığını, sözleşme kapsamında ... Santralinde kullanılmak üzere 13 makara halinde konveyör bantları üretilerek teslim edilmesinin davalıdan talep edildiğini, davalı tarafından teslime konu malların partiler halinde 02.10.2020 tarihinden başlayarak 19.10.2020, 20.10.2020, 21.10.2020, 23.10.20 20... .10.2020 tarihlerinde olmak üzere toplam 8 adet sevk irsaliyesi ile teslim edildiğini, ... ait laboratuvarlarda yapılan incelemeler sonucunda 3 makaranın sipariş ve üretime uygun olduğunun, buna karşılık 10 makara konveyör bandının sipariş ile vasfına ve teklif formunda taahhüt edilen standardına uygun olmadığının saptandığını, bu nedenle davalıya gönderdikleri bedel iadesi talepli ihtarnamelerin ise sonuçsuz kaldığını ileri sürerek, 10 makara halindeki konveyör bantların iade edilmesi kaydı ile, 1.923.341,00 TL mal bedeli, 10.647,14 TL TSE muayene ve deney masrafı ile 412,37 TL noter masrafı olmak üzere toplam 1.934.400,51 TL’nin davalının temerrüde düştüğü 26.03.2021 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili tarafından akde uygun bir teslimin yapıldığını, davacının hak düşürücü sürelere tabi muayene külfetini yerine getirmediğinden ayıba bağlı haklarının ortadan kalktığını, ihbar sürelerinin teslim tarihinde işlemeye başlayacağını, teslimin partiler halinde yapılmasının ihbar sürelerini değiştirmeyeceğini, ihtarnamenin en son mal tesliminden dahi altı ay sonra keşide edildiğini, test yapılmadan önce numune alma şeklinin önem taşımakta olup davacının sunduğu raporlarda numunelerin ne şekilde alındığının belirsiz ve denetime elverişsiz olduğunu, numunelere ait fotoğraflar incelendiğinde numuneler alınırken kaydırma yapıldığının görüldüğünü, numune bıçaklarının kullanımında gerekli özenin gösterilmemesi halinde değer farklılıklarının ortaya çıkabileceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile testler arasında ölçülen parametrelerde farklılık olduğu, bu farklılıkların standart sapma dışında olduğu, dava konusu malların homojen yapısının düzensiz olması, laboratuvar testlerinde bandın boyuna kopma mukavemetinin standartlarda belirtilen değerlerin altında olması, bant malzemesinin niteliğini değiştirmesi nedeniyle davaya konu bantların kabulünün fen ve sanat kurallarına uygun olmadığı, uygun olmayan hususun duyu organları ile basit fiziki inceleme sonucunda tespitinin mümkün olmadığı ve malların gizli ayıplı olduğu, ... Laboratuvar İşletme Müdürlüğü tarafından tanzim edilen BL ... nolu bant laboratuvarı test raporu tarihinin 06.11.2020 olduğunun görüldüğü, bu bağlamda davacı iş sahibinin dava konusu eserde mevcut gizli ayıbı 06.11.2020 tarihinde öğrendiğinin kabulünün gerekeceği, 09.11.2020 tarihinde göndermiş olduğu mailde dava konusu konveyör bantlara ilişkin davalının test değerleri ile ... tarafından yapılan testlerde farklılık olduğu bildirilmiş olup, davalının görüşünün talep edildiği, ayıp bildiriminde bulunulurken ayıbın yüklenicinin anlayabileceği şekilde genel hatları ile belirtilmesi yeterli olup, iş sahibinden ayıbın tüm ayrıntılarının detaylandırılmasının beklenmediği, bu bağlamda davacı şirket tarafından davalı şirkete karşı 09.11.2020 tarihinde, süresinde ayıp bildiriminde bulunulduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile dava konusu 10 makara halindeki konveyör bandının davalıya iade edilmesi kaydıyla; 1.923.341,00 TL mal bedeli, 10.647,14 TL masraf olmak üzere toplam 1.933.988,14 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, (ihtarname masrafının yargılama giderlerine dahil edilmesine) karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi heyeti tarafından yalnızca davacı tarafça sunulan delillerle inceleme yapılarak kök ve ek rapor tanzim edilmesi karşısında, bilirkişi heyetinin tarafsız ve objektiflikten son derece uzak olduğunu, yanlı şekilde rapor tanzim ettiğini, bu durumun bilirkişi heyetinin tarafsızlığına gölge düşürdüğü dikkate alınmaksızın bilirkişi heyetinin reddine dair talebin reddine karar verilmesinin isabetli olmadığını, dava konusu uyuşmazlığın kimya sektörlerinden biri olan kauçuk bant imalatından kaynaklandığı, mahal mahkemesince oluşturulan heyetin dava konusu uyuşmazlıkla ilgili yetkin kimselerden oluşmadığını, numune alınırken bıçağın kaydırılması durumunda mukavemet değerlerinde farklılıklar çıkabileceğinin davacı yana bildirildiğini, sözleşme konusu malın ayıplı olduğu düşünülse dahi yasal süresi içerisinde ayıp bildiriminde bulunulmadığını, mail yazışmaları incelendiğinde açık ve sarih şekilde ayıp ihbarında bulunmadığının anlaşıldığını, iş sahibi tarafından TBK’ya uygun şekilde imkan bulunur bulunmaz uygun süre içerisinde söz konusu teslimatların gözden geçirilmediği ve bildirimde bulunulmadığını, konveyörlerden hiçbir numune alınmaksızın yalnızca yerinde görülerek (dıştan bir görünüş ) ve resimleri çekilerek yetersiz inceleme ile kök rapor ve ek rapor tanzim edildiğini, numunelerin eğimli olarak alınması nedeniyle sapmalar oluştuğunu, taraflar arasında davacının itirazlarına dayanak teşkil eden bir teknik şartname veya sözleşme maddesi bulunmamakta olup, siparişe konu malların satış bedelinin mukavemet ve kopma derecesine göre belirlendiğini, davacı yanın daha dayanıklı mal değil de siparişe konu malları istemesinden kaynaklı mukavemet ve kopma derecesinin nitelik ve satış bedeli olarak daha uygun fiyatlı mamül üretimini talep etmesinin hukuki sonuçlarını davalıya yükleyemeyeceğini, muayene masrafları ve ihtarname masrafları yönünden kendi lehine hak çıkaran tarafın davacı yan olduğu dikkate alınarak ispat külfetinin davalıya yüklenmesinin haksız olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Sonuç Uyuşmazlık, taraflar arasındaki eser sözleşmesine dayalı olarak gerçekleştirilen imalatın ayıplı olması nedeniyle mal ve bedel iadesi istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI.KARAR Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dairemizdeki duruşmada vekille temsil olunan davacı yararına takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin, davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.12.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.