Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/1746 E. 2025/2868 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1746
Karar No
2025/2868
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/141 E., 2022/194 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar asıl ve birleşen davada davalı-karşı davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA 1. Asıl davada davacı vekili, Yozgat ili, ... ilçesi, ... Mah., 2. mıntıka, 61 ada, 105 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki E blok, 4. kat, 25 no.lu bağımsız bölümün tapuda davalı adına kayıtlı olduğunu ancak bahsi geçen meskenin dava dışı ... Konut Yapı Kooperatifi tarafından bedeli mukabilinde kendisine tahsis edilen ve 1997 yılından beri içerisinde ikamet ettiği evi olduğunu, kooperatif yönetimiyle aralarında çıkan niza nedeniyle müvekkilinin birçok defa ortaklıktan ihraç edildiğini ancak yargı kararları ile ihraç kararlarının iptaline hükmedildiğini ve ortaklığının tespitine karar verildiğini, kooperatif tasfiye kurulu tarafından müvekkiline tahsis edilen bağımsız bölümün muvazaalı olarak önce ... isimli şahsa satıldığını, bundan kısa süre sonra ...'e, ondan da kısa süre sonra davalıya satılarak hileli işlemler yapıldığını, satışın üzerinden 5 yıllık bir süre geçmiş olmasına rağmen davacının edindiği konut ile ilgili hiçbir girişimde bulunmamasının da muvazaanın kanıtı olduğunu ileri sürerek, dava konusu bağımsız bölümün davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir. 2. Karşı davada davacı asıl davada davalı vekili, davalının hiçbir hukuki nedene dayanmadan taşınmazını işgal ettiğini ve bunun karşılığında herhangi bir bedel ödemediğini ileri sürerek, müdahalenin men'i ile şimdilik 21.000,00 TL ecrimisil alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir. 3. Birleşen 2020/145 Esas sayılı davada davacı vekili, bozma doğrultusunda bu davada davalı kooperatif aleyhine dava açarak bu dosya ile asıl dosyanın birleştirilmesini ve asıl davadaki taleplerini tekrarlayarak dava konusu bağımsız bölümün davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Asıl davada davalı vekili, müvekkilinin tapu kaydına güvenerek bağımsız bölüm satın alan iyiniyetli üçüncü kişi olduğunu ve iktisabının korunması gerektiğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir. 2.Karşı davada davalı vekili, davanın reddini istemiştir. 3.Birleşen 2020/145 Esas sayılı davada davalı vekili, davanın reddini istemiştir. III.MAHKEME KARARI Mahkemenin 2012/108 E., 2014/486 K. sayılı ve 09.07.2014 tarihli kararı ile yolsuz tescile dayalı bir kazanımın korunamayacağı, dosya kapsamından dava konusu bağımsız bölümün satışına ilişkin taraflar arasında muvazaa bulunduğunun sabit hale geldiği gerekçesiyle, asıl davanın kabulü ile dava konusu bağımsız bölümün davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, karşı davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkeme kararının süresi içinde asıl davada davalı-karşı davada davacı vekili ve asıl davada ihbar olunan ... tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesi'nin 02.03.2017 tarih, 2016/6661 E., 2017/669 K. sayılı kararı ile davacının, kooperatif ortaklığına bağlı tapu iptal tescil isteminde bulunduğu, verilecek kararın ... Konut Yapı Kooperatifi'nin de hukukunu ilgilendireceğinden, mahkemece, davacı tarafa kooperatif aleyhine dava açmak üzere süre verilmesi, dava açıldığında bu dosya ile birleştirilmesinin sağlanması ve kooperatifin delilleri de toplanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği, bozma nedenine göre, asıl davada davalı-karşı davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmediği, asıl davada ihbar edilen ...'in temyiz itirazının incelenmesinde, davanın ihbar edildiği ... aleyhine hüküm kurulmaması ve ...'in davada taraf olmaması nedeniyle hükmü temyiz etme hakkı bulunmadığından, temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Asıl ve birleşen davada davalı-karşı davada davacı vekili temyiz dilekçesinde; iyiniyet araştırmasının yeterince yapılmadığını, müvekkilinin kooperatif üyesi olmadığını, kooperatif başkanını tanımadığını, dava konusu taşınmazdaki devir tarihlerinin birbirine yakın tarihli olduğunu müvekkilinin bilebilecek durumda olmadığını, taşınmazı satın aldıktan sonra 2009 yılında asıl ve birleşen davada davacı aleyhine tahliye davası açıldığını ve kira tazminatına yönelik takip başlatıldığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre asıl ve birleşen davalar tapu iptali ve tescil, karşı dava müdahalenin men'i ve ecrimisil istemine ilişkindir. 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un uygulanacağı davalar yönünden HUMK'un 428. ve 439/2. maddelerinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Asıl ve birleşen davada davalı karşı davada davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Temyiz harcı temyiz eden tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,11.09.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/1746, K. 2025/2868, T. 11.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2025-1746-e-2025-2868-k-db5ed244ec77