Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/1731 E. 2025/2965 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1731
Karar No
2025/2965
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/104 E., 2025/43 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı iş sahibi vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı şirket arasında satış sözleşmesi yapıldığını, sözleşme gereği işlerin tamamlanmadığını ileri sürerek fazla ödemelerin tahsili talebi ile yapılan icra takibine itirazın iptâlini ve takip konusu alacağın %40'ı oranında icra inkâr tazminatının tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı yüklenici vekili cevap dilekçesinde; yetki ve görev itirazında bulunarak davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin bozma kararına uyarak verdiği 27.05.2014 tarihli ve 2010/449 Esas, 2014/379 Karar sayılı kararı ile alınan bilirkişi raporu doğrultusunda taraflar arasındaki sözleşmeye göre 200 adet yapılması gereken günısı kollektörlerinin sayısının 130'a düşürüldüğü, bunlardan 60'ının yapıldığı, 70 adetinin yapılmadığı, davacı tarafın 200.673,00 TL ödeme yaptığı, yapılan iş bedelinin 164.363,00 TL olduğu, fazla ödeme miktarının 36,310,00 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Mahkemenin 27.05.2014 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin 03.12.2014 tarihli ve 2014/5554 Esas, 2014/7005 Karar sayılı ilamıyla; her ne kadar mahallinde keşifle bilirkişi raporu alınmış ise de alınan rapor içeriğine göre bozma gereklerinin yerine getirildiğinden söz edilemeyeceği, bu durumda mahkemece hükme esas raporu veren bilirkişi kulundan alınacak ek raporla davalı yüklenici tarafından gerçekleştirilen 60 adet kollektör ve kısmen yapılan diğer işlerle ilgili hakettiği bedelin taraflar arasındaki sözleşmede kararlaştırılan bedel ve KDV ile ilgili düzenleme de dikkate alınarak hesaplattırılması ve iş bedelinden 36.000,00 TL'lik bölümünün ödenmediği ihtilâfsız olduğu ve başkaca eksik ödeme olduğu kanıtlanamadığından buna göre ödenen iş bedeli saptanıp bulunacak bedelden imalât bedeli ile karşılaştırılarak varsa fazla ödeme yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alınan bilirkişi raporu ve dosya kapsamından davacı tarafından eser sözleşmesinden kaynaklı fazladan ödenen bedelin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müflis şirketin takibe konu alacağı talebe bağlı olarak 69.143 Euro olmakla eksik inceleme ürünü, usul ve mevzuatlara aykırı olan kararın ortadan kaldırılması gerektiğini, 29.12.2015 tarihli oturumda tebliğ edilen bila tarihli bilirkişi heyeti raporunda müflis şirketin fazla ödemesinin 140.309,71 TL olarak belirlendiğini, bu husus dikkate alınmadan karar verildiğini, diğer raporlar incelenmeksizin 19.10.2024 tarihli rapora göre karar verildiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre uyuşmazlık, eser sözleşmesinin eksik ifası nedeni ile fazla ödemenin iadesi talebine ilişkindir. 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olduğu anlaşılmakla; davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Alınması gereken temyiz harcı peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/1731, K. 2025/2965, T. 17.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2025-1731-e-2025-2965-k-78bfc8fa0a72