Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/1672 E. 2025/3756 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1672
Karar No
2025/3756
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI: 2024/1643 E., 2025/504 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI: 2020/566 E., 2023/745 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; kooperatifte anahtar teslim sabit ödemeli ortaklık ve sabit ödemeli ortaklık olmak üzere iki tür sabit ödemeli ortaklık tahsis edildiğini, anahtar teslim sabit ödemeli ortakların, sabit ödemeli ortaklardan daha fazla ödemede bulunduğunu, bu ortaklığın özel bir statü olup, genel giderlerde dahil olmak üzere hiçbir gider ve aidatlardan sorumlu tutulamayacaklarını, müvekkilinin ortaklık statüsü mahkeme kararıyla kesinleştiği halde, mahkeme kararlarına aykırı şekilde genel kurullarda kararlar alındığından davalar açıldığını, davaların müvekkili ve aynı durumdaki diğer ortaklar lehine sonuçlandığını, müvekkilinin kazanılmış haklarının ihlal edildiğini, davalının 15.03.2015 tarihli genel kurulunun ... no.lu maddesinde hiçbir ayrım gözetmeksizin tüm ortaklardan 400,00 TL aidat alınmasının oy çokluğuyla karara bağlandığını, müvekkilinin bu karara muhalefet ettiğini ileri sürerek anılan kararın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının sabit ödemeli ortak sıfatının bulunmadığını ve alınan kararın yerinde olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı kooperatifin iptali istenen genel kurul toplantısında, üyelerden alınmasına karar verilen 400,00 TL aylık aidatın, davalı kooperatifin genel yönetim giderlerini dahi karşılamaya yetmeyen, genel yönetim gideri mahiyetinde olduğu, anılan dönemde davalı kooperatifin herhangi bir bina inşaat ya da alt yapı giderine rastlanmadığı, bu kapsamda davalı kooperatifin iptali istenen genel kurul toplantısında, üyelerden alınmasına karar verilen aylık 400,00 TL aidatın sabit ödemeli ortakların da katlanması gereken genel yönetim giderleri mahiyetinde olduğu, bu nedenle iptali istenen kararların kanuna ve anasözleşmeye iyiniyet kurallarına aykırılık teşkil etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde: a. Bilirkişi raporuna itiraz ettiğini, ancak mahkemece itirazının değerlendirilmediğini, b. İptali istenen genel kurul kararlarında belirlenen aidat miktarlarının genel gider olduğu yönündeki tespitin hatalı olduğu, c. Müvekkilinden talep edilemeyecek ödemelerin de iş bu aidat miktarına dahil olduğunu, d. Genel kurul kararında sabit ödemeli ortaklar ile aylık ödemeli ortaklar için aidat miktarlarının ayrı ayrı belirlenmesi gerektiğinini beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kooperatif genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre ve özellikle davacının temyiz dilekçesinde bahsi geçen ve genel aidat giderinin belirlenmesine katılan kalemlerin hesaplamadan çıkartılarak yeniden yapılan hesap dikkate alınarak sonuca gidilmiş olmasına göre karar usul ve kanuna uygun olup davacı temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken temyiz karar harcının peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/1672, K. 2025/3756, T. 06.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2025-1672-e-2025-3756-k-2122a86f6f48