Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/1478 E. 2025/2163 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1478
Karar No
2025/2163
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/76 E., 2025/322 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/134 E., 2024/1221 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların iflası istenen şirketlerin eski çalışanı olduğunu, işçilik alacağı istemli iflas yolu ile takibe karşı davalının itirazda bulunduğunu ve takibin durduğunu, davalının itirazının haksız olduğunu ileri sürerek itirazın kaldırılmasına ve davalı şirketin iflasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaların tefrik edilmesinin gerektiğini, arabuluculuk yoluna başvurulmadan davanın açılması nedeniyle reddinin gerektiğini, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, işlemiş faiz talep edilebilmesi için temerrüde düşülmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafa İcra ve İflas Kanunu'nun 173/3. maddesi gereğince depo emrinin tebliğ edildiği, davalı tarafın depo emrine konu bedeli yasal süresi içerisinde mahkeme veznesine depo ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Davaların ayrı ayrı açılması gerektiğini, birlikte dava açıldığında eksik harç ödendiğinden kamu zararı oluştuğunu, davanın arabuluculuğa tabi olduğunu, faiz başlangıçlarının farklı olduğunu, bu nedenle ortada geçerli bir takibin bulunmadığı ileri sürülerek mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, takipli iflas istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Temyiz harcı temyiz eden tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.05.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/1478, K. 2025/2163, T. 22.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2025-1478-e-2025-2163-k-f4121187df5b