Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/1428 E. 2025/2488 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1428
Karar No
2025/2488
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1486 E., 2025/187 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/149 E., 2021/520 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Davacı dava dilekçesinde; aidat borcunun bulunduğu iddiasına dayalı olarak davalı kooperatif yönetim kurulunun 31.03.2016 tarihli ihtarnamesi ile ortaklıktan çıkarıldığını, davacıya tahsis edilen bağımsız bölümün devrinin gerçekleşmediğini, belediye tarafından yıkım kararı alındığını, elektrik ve su bağlantısı için izin verilmediğini, dayanak 13.11.2015 tarihli ihtarnamede yazılı hususların gerçeği yansıtmadığını, 13.11.20 15... .02.2016 tarihli ihtarnamelerde sözleşmenin feshi ifadesinin, 09.01.2019 tarihli ihtarnamede ise sözleşmenin feshi ve ortaklıktan çıkarma ifadesinin kullanıldığını, ihtarnamelerin usule ve kanuna uygun olmadığını, ihtarnamelerdeki sürelerinde kanuna uygun olmadığını, borcun bulunmadığını belirterek kooperatif yönetim kurulunun ortaklıktan çıkarmaya ilişkin 31.03.2016 tarihli ve 801 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kooperatif adına kayıtlı bulunan bağımsız bölümün bir kısmı peşin, kalanı ise taksitler halinde ödenmek şartı ile 40.300,00 TL karşılığında satışının kararlaştırıldığını, 11.07.2010 tarihinde ortaklık belgesinin düzenlendiğini, davacının sabit fiyatlı ortak olarak kabul edildiğini ve genel kurullara çağrılmadığını, ancak genel kurullara çağrılması gerektiğine ilişkin mahkeme kararı uyarınca ortaklık defterine kaydının yapıldığını ve çağrılmaya başlanıldığını, davacının taksit ödemelerini yerine getirmediğini, ödemelerin yapılması hususunda on gün süreli birinci ihtarnamenin ve bir ay süreli ikinci ihtarnamenin gönderildiğini, ihtarnamelere rağmen ödemelerin yapılmaması nedeniyle yönetim kurulunun 28.03.2016 tarihli kararı ile ortaklıktan çıkarılmasına karar verildiğini, ortaklıktan çıkarma kararının yerinde olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 10.07.2010 tarihli ve 268 sayılı kooperatif yönetim kurulu kararı ile 40.300,00 TL sabit bedel karşılığında kooperatife üye olarak kaydının yapıldığı, ihtarnamenin gönderildiği tarih itibari ile ödenmeyen borç miktarının 9.069,00 TL olduğu, davalı kooperatif tarafından kanun ve ana sözleşmeye uygun şekilde borcun ödenmesine ilişkin birinci ve ikinci ihtarnamelerin usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davacı tarafından tebliğ ile verilen süreye rağmen ödeme yapılmadığı, ortaklıktan çıkarma kararının kanuna ve ana sözleşmeye uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; ortaklıktan çıkarma kararına dayanak yapılan borcun ilk derece mahkemesi yargılaması sırasında ödenemediğini, istinaf incelemesi sırasında davalı kooperatifin borcu nedeniyle gönderilen birinci haciz ihbarnamesi sonucunda borcun ödendiğini, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 357/3. maddesi uyarınca ödemenin dikkate alınmasının gerektiğini, Bölge Adliye Mahkemesince ödemeye itibar edilmemesinin hatalı olduğunu, kooperatif genel kurul kararı ile 10.000,00 TL altında borcu olan üyelere konutlarının tapu devri yapılması hakkının tanındığını, ancak tapu devri yapılmayarak ve dürüstlük kuralına aykırı davranılarak ortaklıktan çıkarma kararının verildiğini, bu durumun kanunda yer alan eşitlik kuralına ve Türk Medeni Kanunu'nun dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, genel kurul kararına uygun olarak tapu devri için gerekli işlemlerin yapılmadığını, borcu bulunan bir kısım üyelere tahsis ve tapu devri yapılmasının da eşitlik ilkesine aykırı olduğunu, belediye kararı ile uygulanan idari para cezaları ve yıkım kararının bulunması, konutlara oturma izninin alınamaması ve kat mülkiyetinin kurulamaması nedeniyle davalı kooperatifin edimlerini yerine getirmediğini, kooperatif yönetim ve denetim kurulu üyeleri hakkında açılan davada cezalandırılmalarına karar verildiğini, kararın bozulması gerektiğini beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kooperatif ortaklığından çıkarma kararının iptali istemine ilişkindir. 1. Davacı 11.07.2010 tarihli ortaklık senedine göre 40.300,00 TL sabit bedelle kooperatif üyesi olarak kabul edilmiş, alınan bilirkişi raporu ile davacının 31.204,00 TL ödeme yaptığı tespit edilmiştir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun ortakların ödev ve sorumlulukları - süre ve ortaklığın yok olması başlıklı 27/1. maddesi "Ortakların yüklendikleri paylar için ödiyebilecekleri para tutarını anasözleşme belirtir. Kooperatif, sermaye yüklemlerinde borçlu veya sair ödemelerle yükümlü bulunan ortaklarından elden yazılı olarak veya taahhütlü mektupla, bu husus mümkün olmazsa ilanla ve münasip bir süre belirterek yükümlerini yerine getirmelerini ister. İlk isteğe uymayan ve ikinci istemeden sonra da bir ay içinde yükümlerini yerine getirmeyenlerin ortaklığı kendiliğinden düşer. Ortaklığın düşmesi alakalının, anasözleşme veya diğer suretlerle doğmuş borçlarının yok olmasını gerektirmez." şeklinde düzenlenmiştir. Davacının kooperatif ortaklığından çıkarılmasına dayanak 13.11.2015 tarihli birinci ihtarnamede 2014 yılı Aralık ayı ila 2015 yılı Ekim ayı aidatlarının ödenmesi istenilmiştir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 27/1. maddesi ile Kooperatif Anasözleşmesinin 14. maddesi gereğince, parasal yükümlülüklerini otuz gün geciktirmeleri üzerine yapılacak ilk ihtarı takip eden ikinci ihtardan sonra bir ay içerisinde yükümlülüklerini yerine getirmeyenler hakkında çıkarma kararı verilebilecektir. Buna göre parasal yükümlülüklerin otuz gün süre ile yerine getirilmemesi üzerine ilk ihtarın çıkarılması gerekir. Davacıya gönderilen 13.11.2015 tarihli ilk ihtarnamede 2015 yılı Ekim ayına ait aidata da yer verilmiştir. Anasözleşmede ve genel kurullarda aidatın ödeneceği güne ilişkin alınan bir karar bulunmamaktadır. Bu hali ile 2015 yılı Ekim ayı aidat borçlarının en son 31.10.2015 tarihi itibariyle ödenmesi gerekmektedir. Davalı kooperatif tarafından otuz günlük süre dolmadan 13.11.2015 tarihinde gönderilen ihtarname usulüne uygun olmadığından ve usule uygun olmayan ihtarnamelere dayalı olarak ortaklıktan çıkarma kararı verilemeyeceğinden davanın kabulü ile davalı kooperatif yönetim kurulunun davacının ortaklıktan çıkarılmasına ilişkin kararının iptaline karar verilmesi gerekirken, davanın reddine karar verilmesi hatalı olmuş, kararın bozulması gerekmiştir. 2. Bozma nedenine göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,23.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/1428, K. 2025/2488, T. 23.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2025-1428-e-2025-2488-k-f0ea4e77fb30