Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/1212 E. 2026/2277 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1212
- Karar No
- 2026/2277
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1260 E., 2025/305 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Milas 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/449 E., 2023/114 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların, müvekkili ile davalılardan ...’ın maliki bulunduğu ...ilçesi, ... köyü, 101 ada, 758-768-763-762- ... nolu taşınmazlara stabilize yol yapımı ve 758 parsel üzerine davalıların istemi doğrultusunda bir kısım işler yapılması, yapılan işlerle ilgili bir kısım bedelin peşin, bakiye kısımların ise işin devamında ödenmesi konusunda 2013 yılı Mart ayında anlaştıklarını, anlaşma gereği stabilize yolun yapımına başladıktan sonra davalıların 758 parsel üzerine ev, müştemilat, keçiler için ağıl, su deposu vs. işleri yaptırmaya başladıklarını, iş bedeli olarak davalılar tarafından müvekkili adına oğlu ...in ...Bankası hesabına ödemeler yapılmaya başlandığını, bir kısım işlerin bittiğini, bir kısım işlerin de % 60-70 seviyesine geldiğini, davalıların uyarıya rağmen bir süre sonra ödeme yapmamaya başladıklarını, bunun üzerine müvekkilinin işi durdurduğunu, Milas Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2014/5 D.İş sayılı dosyasında yapılan tespitte yapılan işlerin maliyetinin toplam 1.652.745,00 TL olarak tespit edildiğini, davalıların müvekkilinin oğlunun banka hesabına toplamda 786.500,00 TL, ayrıca yapılan işlere karşılık müvekkili adına malzeme ve mazot alınan yerlere 200.000,00 TL ödemek suretiyle toplam 986.500,00 TL ödeme yaptığını, bakiyenin ödenmeyeceğinin anlaşılması üzerine tespit dosyasında belirlenen bedelin tahsili amacıyla davalılar hakkında Milas İcra Müdürlüğü'nün 2015/504 Esas sayılı dosyasında takibe geçildiğini, davalıların takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek; icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamını ve alacağın % 20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatı takdirini talep etmiştir. CEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesinde; Milas Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2014/5 D.İş sayılı dosyasında hazırlanan bilirkişi raporunun arazi üzerinde ölçüm yapılmadan, davacının kendisinin yapmış olduğu bir kısım hesapların lehine kullanılarak hazırlandığını, tarafların Mart 2013'de öncelikle çiftlik yolu, elektrik direklerinin dikilerek elektrik hattının taşınması, hayvan ağılları, çiftliğe dikilecek ceviz ağaçlarının dikim çukurlarının açılması, bu ağaçların sulanması için su göleti, kamelya ve taş çiftlik evinin 750.000,00-800.000,00 TL civarında bedel karşılığında yapılması hususunda anlaştıklarını, müvekkili tarafından davacının oğlunun hesabına her ay 80.000,00 TL-90.000,00 TL gönderildiğini, ancak 5-6 ay geçtikten sonra davacının işleri savsaklamaya, planlananın dışında kendine göre yapmaya başladığını, imalatın istenen düzende ve kalitede yapılmaması nedeniyle tarafların aralarının bozulduğunu, bu husustaki uyarılara rağmen davacının düzeltmeleri yapmadığını, ödemelere ilişkin fatura düzenlemediğini ve müvekkillerine bilgi vermediğini, inşaattaki çalışmasını bıraktığını, müvekkillerinin davacıya 786.500,00 TL ödeme yaptığını, müvekkillerinin davacının kendilerinden tahsil etmiş olmasına rağmen civar esnaflara ödemediği malzemeler için 265.000,00 TL, inşaat ruhsatının alınmaması nedeniyle Milas Belediyesi'ne 60.121,12 TL para cezası ödemek zorunda kaldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu yerdeki yapıların imar mevzuatına uygun hale getirilmesinin mümkün olmadığı, ruhsat gerektirmeyen işlerin bedelinin ise 660.561,10 TL olduğu, davacı tarafın davalılar tarafından ödeme yapıldığını kabul ettiği miktar da göz önüne alındığında, davanın reddinin gerekeceği, bununla birlikte her ne kadar mevzuata aykırı yapılardan bahsedilse de davacı tarafın yapılan işler ve alınan D. İş raporu kapsamında takip talebinde kötüniyetli olmadığı gerekçesiyle davanın ve davalıların kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda Milas Belediye Başkanlığı'nın 14.12.2022 tarihli yazısına göre yüklenici tarafından yapılan yapıların plansız alanda kalması sebebiyle ruhsat verilemeyecek yapılar olduğunun belirtildiği, kaldırma kararından sonra Mahkemece yeniden yapılan keşif neticesinde düzenlenen 20.06.2022 tarihli 1. Ek rapor ve 29.01.2023 tarihli 2. ek raporda davacı yüklenici tarafından bina vasfında yapılan yapıların ruhsatlandırılamayacağı, davacı yüklenici tarafından yapılan ve ruhsata tabi olmayan yapıların ise inşa edildikleri yıldaki yüklenici kârı ve KDV dahil edilmemiş piyasa rayiç değerlerinin 660.561,10 TL olduğunun belirtildiği, düzenlenen raporların denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu; buna göre ruhsat alınmadan inşaata başlanamayacağı gibi yüklenicinin ruhsatsız olarak başlamış inşaatı devam ettirmeye de zorlanamayacağı, işinin ehli olan ve basiretli bir tacir gibi hareket etmek zorunda olan yüklenicinin bu hususları bilmesi ve yapı ruhsatı bulunmayan inşaata başlamaması gerektiği halde davacı yüklenici tarafından inşaatın yapıldığı, davacı yüklenici tarafından yapılan inşatta bina vasfında olan yapıların imar mevzuatına aykırılıklarının giderilmesinin mümkün olmadığının belirtilmesi nedeniyle yıkılması gereken bu yapıların ekonomik değeri olmayacağından bu yapılara ilişkin iş ve imalât bedeli talep edemeyeceği, davacı yüklenicinin yaptığı ruhsata tabi olmayan yapıların imalat bedelini ise talep edebileceği, taraflarca iş bedeli daha önce kararlaştırılmadığından davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan TBK'nın 481.maddesi uyarınca işin yapıldığı yıl mahalli piyasa rayiçlerine göre (yüklenici kârı ve KDV hariç olmak üzere) belirlenmesi gerektiği, bu kapsamda düzenlenen bilirkişi ek raporlarında yüklenici tarafından yapılan, ruhsata tabi olmayan yapıların imalat bedelinin 660.561,10 TL olduğunun belirlendiği, bu bedelden davalı iş sahipleri tarafından davacı yükleniciye yapılan 986.500,00 TL ödeme mahsup edildiğinde davacı yüklenicinin davalı iş sahiplerinden bakiye alacağı olmadığı anlaşıldığından Mahkemece davanın reddine karar verilmesinde usule ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davacı ve vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; a. Müvekkilinin yaptığı imalâtlar yönünden müteahhit yahut yüklenici sıfatına sahip olmadığını, müvekkiline resmi işlemler için vekâletname verilmediği gibi yaptığı imalâtları imara uygun yapmak yahut imara uygun hale getirmek gibi bir yükümlülüğünün de bulunmadığını, davalının imalâtların yapıldığı yerde imar olmadığını ve işlerin izinsiz yapıldığını bildiğini, işin sonunda imara aykırı yapıldığından bahisle bedel ödemekten kaçınılmasının her şeyden önce hakkın kötüye kullanılması olduğunu, b.Davanın itirazın iptali davası olarak ikame edilmiş olup; davalılar tarafından borcun ödendiği ispat edilemediğine göre kabul kararı verilmesi gerekirken; gelinen bu aşamada imar mevzuatının tartışılıyor olmasının hukuka aykırı olduğunu, c.Bilirkişi raporunda yapılan işler yönünden yapılan bedel değerlendirmesinin de kabulünün mümkün olmadığını, son raporlarda bilirkişiler tarafından yapılan hesaplamalara dayanak yapılan rayiçler belirtilmediği gibi; metrekare ölçümlerinin de hatalı ve eksik olduğunu, keza; yapım maliyetlerinin birim fiyatlarının da eksik belirlendiğini; yapılan belirlemede hangi hususun temel alındığının dahi belirtilmediğini, raporlar arasında çelişkiler de olduğundan hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, alınan raporlarda; her ne kadar piyasa rayiçlerinden faydalanıldığı belirtilmiş ise de; 01.11.2018 tarihli bilirkişi raporunda belirlenen bedellerden dahi çok daha düşük maliyet hesaplaması yapıldığını, dosya kapsamında yer alan bilirkişi raporları arasında ciddi çelişkiler olduğunu, d.Kaldı ki; son bilirkişi raporunda; dava dilekçesinde ve dosya kapsamında yer alan ancak bilirkişiler tarafından tespiti yapılmayan pek çok husus bulunduğunu, bu nedenle de raporun kabulünün mümkün olmadığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, taraflar arasındaki sözlü eser sözleşmesi kapsamında bakiye iş bedelinin tahsili için yapılan ilâmsız icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasında sözlü olarak 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olan eser sözleşmesi ilişkisi kurulduğu ve sözleşme kapsamının davacı yüklenicinin talebi ile davadan önce Milas Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2014/5 D.İş dosyasında alınan bilirkişi raporu ile yapıldığı tespit edilen ve cevap dilekçesinde yapılacağının kararlaştırıldığı kabul edilen imalât kalemleri olduğu hususları tartışmasızdır. Eser sözleşmelerinde yüklenicinin edimi, yapımını üstlendiği eseri taraflar arasındaki sözleşmeye, fen ve sanat kuralları ile imar mevzuatına uygun olarak imâl ederek iş sahibine teslim etmek, iş sahibinin edimi ise kararlaştırılan iş bedelini ödemektir. Taraflar arasında iş bedeli konusunda uyuşmazlık bulunması halinde Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre iş bedeli, işi yapıldığı yıl serbest piyasa rayiçlerine göre; serbest piyasa rayiçlerinin içerisinde KDV ve müteahhit kârı da olduğu gözetilerek belirlenir. Somut olayda her ne kadar mahkemece davacının yasal mevzuata uygun olarak yaptığı imalâtların yapıldığı yıl serbest piyasa rayiçlerine göre bedelinin belirlendiği, bu bedelden yapılan ödemeler düşüldüğünde davacının bakiye alacağı kalmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de; dosyaya derc olunan belediye başkanlığı ve orman müdürlüğü yazılarından imalâtların yapıldığı taşınmazların bir kısmının plânsız alanlarda kaldığı, bir kısmının eko turizm alanı ve tarım dışı kullanılabilir arazi olduğu anlaşılmış olup, hükme esas alınan bilirkişi raporunun bu taşınmazlar üzerine yapılan imalâtların izne tabi olup olmadıkları ve izne tabi iseler mevcut halleri ile izin verilip verilemeyeceği konusunda yeterli inceleme ve irdeleme içermediği anlaşılmıştır. Yine dosyada gerek dava öncesi gerekse yargılama sırasında alınan bilirkişi raporlarının gerek yapılan imalâtlar ve bunların metrajları, gerekse toplam iş bedeli konusunda birbiri ile çelişkili olduğu, taraf itirazları karşılanmadığı gibi, iş bedeli belirlenirken Dairemizin yerleşik içtihatlarına uygun bir hesaplamanın da yapılmadığı anlaşılmıştır. Mahkemece yapılması gereken iş, özellikle içlerinde plansız alanlarda ve 5403 sayılı Yasa kapsamındaki eko turizm alanlarında yapılaşma konusunda uzman bilirkişilerin de bulunduğu yeni bir heyetten rapor alınarak, davacı tarafından yapılan iş ve imalatlardan izne tabi olanların izin alınabilir durumda olup olmadıklarını belirlemek, izin alınabilir durumda iseler bunların ve izne tabi olmayan iş ve imalatların hep birlikte değerlendirilerek, öncesinde alınan bilirkişi raporlarındaki imalât bedelleri ve metrajlar arasındaki çelişkiler de giderilip işin yapıldığı yıl serbest piyasa rayiçlerine göre ve serbest piyasa rayiçlerinin içinde KDV ve müteahhit kârı da bulunduğu gözetilip ayrıca eklenmeksizin bedelinin belirlenip, yapıldığı ihtilafsız ödemeler düşülerek sonucuna göre karar verilmesidir. Bu hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ile verilen kararın bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.