Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/911 E. 2024/5258 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/911
Karar No
2024/5258
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1132 E., 2023/1273 K. KARAR : İstinaf Başvurusunun Kabulü ile Asıl ve Birleşen Davanın Kısmen Kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Akyurt Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/138 E., 2023/75 K. 1) İlk Derece Mahkemesince, taraflar arasında imzalanan kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince davacı yükleniciye isabet eden bağımsız bölümlerin tapu kayıtlarının iptali ve tescili, olmadığı takdirde bedel talebi ile sözleşme dışı fazladan yapılan işlerin bedelinin tahsili talepli asıl davada ve aynı sözleşmeye dayalı gecikme tazminatı, bağımsız bölümlerin eksik yapılması ve değer kaybı nedeniyle alacak talepli birleşen davada; taraflar arasındaki 15.07.2005 tarihli sözleşme ve ek sözleşme ile belirlenen hükümlere ve dosya içeriği değerlendirilerek, davacının 9 ve 16 nolu bağımsız bölümlerin tapu kaydının iptaline ilişkin talebinin kabulüne; 2 nolu bağımsız bölüm başkası adına kayıtlı olduğu anlaşılmakla bu taşınmazın tapu kaydının iptaline ilişkin talebinin reddine, dosya içerisinde mevcut bulunan ve davalı tarafından kat karşılığı inşaat sözleşmesinin tamamlanması için ödenen masraflar düşüldükten sonra 2 nolu bağımsız bölümün bedeli olan 31.026,85 TL'nin davacıya dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle iadesine; fazladan yapıldığı iddia edilen işlerle ilgili yapılan incelemede davacının taşınmazın imalatı sırasında sözleşmede belirlenen malzemeler dışında yapmış olduğu işlerle sözleşmede belirlenen malzemeler arasında fark olmadığı gerekçesiyle fazladan imalatlar hakkında açılan tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Birleşen dava yönünden; birleşen dava davacısının inşaatın bitiş tarihi ile ihtarname tarihi arasındaki kira bedelleri taleplerine dair 5 yıllık zamanaşımı süresi dava açmış olduğu tarih olan 20.09.2016 itibariyle geçtiğinden bu talebin zaman aşımı nedeniyle reddine, ihtarname tarihinden itibaren talep edilen kira bedellerinin ise inşaatın bitirildiği ihtarname tarihlerinden itibaren oturumların başladığı hatta aboneliklerin bağlandığı, birleşen dava davacısının talep konusu taşınmazları kendi iradesiyle kiraya verebileceği gözetildiğinde bu talep hakkın kötüye kullanımı olarak değerlendirilmekle talebin esastan reddine; davacının yapı kullanma belgesi alınmayan bağımsız bölümlerin eksik ve kusurlu imalatların değer kayıpları nedeniyle zarara uğradığı gerekçesiyle 14.12.2021 tarihli ek bilirkişi raporu doğrultusunda 14.625.00-TL tazminatın, birleşen dava davalısından alınarak birleşen dava davacısına verilmesine, birleşen dava davacısının birlikte ifa kuralı gereği mahsup edilmesini istediği 26.242,15.-TL için asıl davada müteahhit tarafından ödenmeyen masraf tutarları 2 nolu bağımsız bölümün değerinden mahsup edildiğinden ve bakiye kısmın asıl dava davacısına iadesine karar verildiğinden birlikte ifa talebinin reddine karar verilmiştir. 2) Mahkeme kararının süresinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine; arsa sahibinin nama ifaya ilişkin hüküm kapsamında yükleniciye düşen 2 numaralı bağımsız bölümü satarak eksiklikleri gidermeyi üstlendiği, asıl ve birleşen dava itibariyle sözleşmedeki edimlerin karşılıklı ifa ile sonlandırılmadığı ve sözleşmenin ayakta olduğu, birleşen dava yönünden, ek protokol gereğince 21.05.2007 ile inşaatın tamamlanarak, iskan ruhsatının alınabileceği 25.01.2008 dönemi için gecikme tazminatı talep edilebilecek iken zamanaşımı nedeniyle gecikme tazminatı alacağının reddine karar verilmesi, yine sözleşmenin nama ifaya ilişkin hükmü, birleşen davada davacı arsa sahibinin kendisine düşen dava konusu ettiği bağımsız bölümler gözetildiğinde değer kaybı talep edemeyeceğinin kabulü gerekirken, yazılı gerekçeyle değer kaybının hüküm altına alınmasının da dosya kapsamına usul ve yasaya uygun bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulüyle, HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince mahkeme kararının kaldırılmasına, asıl davada davalı, birleşen davada davacı arsa sahibinin gecikme tazminatı yönünden yükleniciyi ihtarname ile temerrüde düşürdüğü 05.05.2009 tarihinden itibaren birleşen davada faiz de yürütülmek suretiyle, yeniden hüküm tesisine, bu suretle asıl davanın kısmen kabulüne, Ankara ili, Akyurt ilçesi, Beyazıt Mahallesi, 1538 ada 5 parsel sayılı taşınmazda bulunan 9 ve 16 nolu bağımsız bölümlerin davalı adına olan tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tapuya tescillerine, Ankara ili, Akyurt ilçesi, ......, Mahallesi, 1538 ada 5 parsel sayılı taşınmazda bulunan 2 nolu bağımsız bölüm hakkındaki tapu iptal ve tescil talebinin reddine, talebe bağlılık ilkesi gereğince 31.026,85 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline, fazla imalat nedeniyle alacak talebinin reddine, birleşen 2016/186 esas sayılı davanın kısmen kabulüne, 5.048,33 TL gecikme tazminatının 05.05.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, değer kaybına ve fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. 3) Bu karara karşı süresi içinde taraf vekillerinin temyiz isteminde bulunması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: a) Kamu düzenine aykırılık hallerinin re'sen gözetildiği, istinaf nedenleriyle sınırlı ve usulüne uygun olarak istinaf inceleme ve denetiminin yapıldığı; dosya içeriği, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından birleşen davaya ilişkin olarak taraf vekillerinin tüm, asıl davaya ilişkin olarak davacı ... vekilinin tüm, davalı ... vekilinin aşağıdaki bentte yazılı olan dışında kalan sair temyiz istemlerinin reddine karar verilmiştir. b) Asıl davada 2 no.lu bağımsız bölümün bedelinin reddedilen kısım üzerinden de davalı lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken hükmedilmemesi bozmayı gerektirmişse de bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. SONUÇ: Yukarıda 3/a numaralı bentte açıklanan nedenlerle birleşen davaya ilişkin taraf vekillerinin, asıl davaya ilişkin davacı ... vekilinin tüm, asıl davaya ilişkin davalı ... vekilinin 3/b bendi kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının REDDİNE, davalı ... vekilinin asıl davaya ilişkin temyiz itirazlarının 3/b bendinde açıklanan nedenlerle kabulü ile 6100 sayılı HMK'nın 370/2 maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi'nin 2023/1132 Esas, 2023/1273 Karar sayılı ve 14.12.2023 tarihli kararının hüküm fıkrasında yer alan 8 numaralı bendin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine "8-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/1 maddesi gereğince 10.200 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine" yazılmasına, kararın bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden taraflara iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi’ne gönderilmesine, 30.12.2024 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/911, K. 2024/5258, T. 30.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2024-911-e-2024-5258-k-df14460c92b7