Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/894 E. 2024/1413 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/894
Karar No
2024/1413
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/53 E., 2020/670 K. HÜKÜM/KARAR : Red Taraflar arasında görülen istirdat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında akaryakıt ve servis istasyonu işletilmesi ve intifa hakkı tesis vaadi ve yatırım hakkında sözleşme ve protokol düzenlendiğini, taraflar arasındaki ticari ilişki devam ederken Rekabet Kurumunun genel düzenleyici idari bir işlem yapmak suretiyle 5 yıldan uzun süreli olan intifa ve bayilik sözleşmelerinin mümkün olmadığını, 5 yılı aşan sözleşmelerin takip eden 5. yılın sonundan itibaren geçersiz sayılacağına karar verdiğini bu nedenle taraflar arasındaki sözleşmenin öngörülen süreyi aşan kısmının ifasının hukuken ve fiilen imkansız hale geldiğini, 15 yıllık intifa hakkı için 400.000,00 USD ödemede bulunduklarını, bu ödenen bedelin kullanılmayan dönemine denk gelen kısmı hesap edilerek toplam 401.217,70 TL tutarında fatura düzenlendiğini, fatura bedelinin ödenmemesi üzerine İstanbul 22. İcra Müdürlüğünün 2014/7477 E. sayılı dosyası üzerinden iflas yolu ile adi takibe geçildiğini ve davalının haksız olarak itirazda bulunduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile davalının iflasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı davaya cevap vermemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 15.01.2016 tarihli ve 2015/205 E., 2016/15 K. sayılı kararı ile, davanın niteliği itibariyle geçerli bir takibin bulunmasının dava şartı olduğu, takibin iflas talebini içermesi nedeniyle takibin İİK’nın 154/1. maddesine göre borçlu şirketin muamele merkezinin bulunduğu icra dairesinde yapılması gerektiği, icra dairesinin yetkisinin kamu düzenine ilişkin olduğu, davalı borçlu vekilinin süresinde yetki itirazında bulunduğu, davalı borçlunun icra dairesinin yetkisine yönelik itirazının yerinde olduğu gerekçesiyle davacı tarafından davalı hakkında başlatılan geçerli bir takip bulunmadığından dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (kapatılan) 23. Hukuk Dairesinin 22.11.2018 tarih ve 2016/5306 Esas, 2018/5439 Karar sayılı ilamı ile, İİK’nın 154/3. maddesi uyarınca icra dairesinin yetkisinin kamu düzeninden olmadığı, bu konuda yetki sözleşmesi yapılabileceği, borçlu ve alacaklı yetki sözleşmesi veya yetki şartı ile borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yerden başka bir yer icra dairesini yetkili kılmışlarsa o yerin icra dairesinin de iflas takibi için yetkili sayıldığı, taraflar arasında düzenlenen sözleşme ve protokolde İstanbul İcra Dairelerinin yetkili olduğunun kararlaştırıldığı, İstanbul İcra Müdürlüğünün de yetkili olduğu göz önüne alınarak mahkemece işin esasına girilerek sonucuna uygun bir hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar 1.Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucu, davacı şirket ile davalı şirket arasında tapuda 5823 ada 4 parsel sayılı taşınmaz üzerinde ... Akaryakıt ve Servis İstasyonu işletilmesi ile ilgili olarak 04.09.2007 tarihinde intifa hakkı tesisi vaadi ve yatırım hakkında protokol ve 30.01.2008 tarihli zeyilname düzenlendiği, söz konusu protokol ile tesisi vaad edilen 15 yıl süreli intifa hakkının Mersin Tapu Sicil Müdürlüğü nezdinde tesis ve tescil edildiği, davacı şirket lehine 5823 ada 4 parsel sayılı taşınmaz üzerinde ... Akaryakıt ve Servis İstasyonu işletilmesi ile ilgili olarak taşınmaz üzerine 02.02.2015 tarihinde 10.000,00 TL bedel karşılığında 5 yıl süreli süreli intifa hakkı ve 29.04.2019 tarihinde 10.000,00 TL bedel karşılığında 5 yıl süreli süreli intifa hakkının tesis edildiği, davacı şirket ile davalı şirket arasında imzalanan 07.04.2008 tarihli 5 yıllık bayilik sözleşmesi gereğince bu gayrimenkul üzerindeki petrol istasyonunun işletmeciliğinin davalı şirkete verildiği ve iş bu sözleşmenin taraflarca feshedildiğine dair bir belgenin sunulmadığı, dava konusu somut uyuşmazlık açısından taraflar arasındaki bayilik sözleşmesi ve intifa hakkı sözleşmesinin dava açıldığı tarihte ve halen yürürlükte ve ayakta olduğu, davacının iddiasının aksine Rekabet Kurulu kararıyla ne intifa sözleşmesi, ne de bayilik anlaşmasının geçersiz hale gelmemiş ve sona ermemiş olduğu, davacının taraflarca sözleşmenin feshedildiğine ilişkin bir beyanının da mevcut olmadığı, buna göre taraflar arasındaki 07.04.2008 başlangıç tarihli bayilik sözleşmesi ve 15 yıllık intifa hakkı tesisine ilişkin sözleşmenin 18.09.2005 tarihinden sonra akdedilmiş olması nedeni ile ilk 5 yıllık kısmının grup muafiyetinden yararlanacağından 07.04.2012 tarihine kadar grup muafiyeti kapsamında olduğu, bu nedenle sözleşmelerin 18.09.2010 tarihinde kendiliğinden geçersiz olmalarının söz konusu olmadığı, davaya dayanak alınan Rekabet Kurulunun 12.03.2009 tarihli tebliği ile davalının rekabet etmeme yükümlülüğü kalkmadığı gibi sözleşmede taraflarca feshedilmemiş olduğundan hem intifa hem de bayilik ilişkisinin dava tarihinde ve halen devam etmekte olduğu, sözleşmeler ayakta iken sözleşmelerin geçersiz hale geleceğinden bahisle sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı olarak iş bu davanın açılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; tapu kayıtlarında görüldüğü üzere taşınmazın davalı adına kayıtlı olmadığı, dava dışı şirket adına kayıtlı olduğu, taşınmaz kaydında müvekkil lehine tesis edilen 20.05.2014 tarihli ve 20.05.2019 tarihli 5 yıllık kira sözleşmesi şerhleri bulunduğunu, 2014 tarihinden sonra ve halen söz konusu istasyonda bayi olarak dava dışı ... Petrol A.Ş.’nin faaliyette bulunduğunu, davalının bayilik lisansının Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliği 17. maddesi uyarınca ve davalının kendi isteği ile 02.04.2014 tarihinde sonlandırıldığı, davalıya 15 yıllık intifa bedelinin peşin ödendiğini, ancak bunun yalnızca 5 yılının kullanıldığını, kalan 10 yılın bedelinin de davalıya peşin ödenmiş olmasına rağmen kullanılmadığını, davalı haksız ve sebepsiz şekilde zenginleştiğini, 07.04.2008 tarihli Bayilik Sözleşmesinin 30. maddesinde de sözleşmenin en fazla 5 yıla kadar uzatılabileceği ve en geç 07.04.2013 tarihinde kendiliğinden münfesih olacağının belirtildiğini, sözleşmenin feshedildiğine dair belgenin sunulmadığı iddiasını kabul etmediklerini, bayilik lisansı bulunmayan bir şirket ile bayilik anlaşması yapılamayacağını, geçerli bir sözleşme varsa bile bunun devamının mümkün olmadığını, fatura, takip ve dava tarihlerinin tamamının ilk 5 yıllık intifa süresinin sonrası tarihli olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin sona ermesi nedeniyle kalan intifa süresine isabet eden intifa ivaz bedelinin istirdadı istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 818 sayılı Borçlar Kanununun 61 ve devamı maddeleri, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanun. 3. Değerlendirme 1. Somut olayda taraflar arasında 04.09.2007 tarihli İntifa Hakkı Tesisi Vaadi ve Yatırım Hakkında Protokol düzenlendiği, protokolde 15 yıllık intifa hakkı bedelinin 400.000,00 USD + KDV olarak kararlaştırıldığı, yine taraflar arasında düzenlenen 07.04.2008 tarihli bayilik sözleşmesinde sözleşmenin en fazla 5 yıla kadar uzatılabileceği ve en geç 07.04.2013 tarihinde kendiliğinden münfesih olacağının kararlaştırıldığı, sözleşmelere konu akaryakıt istasyonunun bulunduğu ifraz işlemi sonucunda 5823 ada 7 parsel sayısını alan taşınmazın ... Petrol Ürünleri Otomotiv Tic. Ve San. A.Ş.’ye ait olduğu, taşınmaz kaydında davacı lehine 20.05.2014 tarihli ve 20.05.2019 tarihli 5 yıllık kira sözleşmesi şerhleri tesis edildiği görülmüştür. Rekabet Kurulu tarafından alınan 12.03.2009 tarihli karar ile, 18.09.2005 tarihine kadar yapılan ve bu tarihten sonra süresi 5 yılı aşan bayilik sözleşmesi ile bağlantılı kredi sözleşmeleri, ekipman sözleşmeleri, uzun süreli kira sözleşmeleri ya da uzun süreli intifa hakkı tanınması gibi şahsi ya da ayni hakların rekabet yasağı süresini fiilen uzatacak sözleşmelerin 18.09.2010 tarihinde sona ereceği, 18.09.2005 tarihinden sonraki yapılan sözleşmelerin ise imza tarihinden itibaren beş yılın eklenmesiyle sona ereceği kararlaştırılmıştır. Bu durumda mahkemece, Rekabet Kurulu tarafından alınan karar doğrultusunda taraflar arasındaki intifa hakkına ilişkin protokolün 04.09.2012 tarihinde sona erdiği göz önünde bulundurularak, davalının bayilik lisansı ile taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin hangi tarihlerde sona erdiği, sözleşmelere konu taşınmazın dava dışı ... Petrol Ürünleri Otomotiv Tic. Ve San. A.Ş.’ye hangi tarihte devredildiği hususlarının tespiti konusunda alanında uzman kişilerden seçilecek bilirkişi heyetinden rapor alınarak oluşacak uygun sonuca göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulmasına karar verilmiştir. 2. Bozma nedenine göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. VI. KARAR Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, mahkeme kararının davacı yararına BOZULMASINA, 2. bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına Peşin alınan temyiz harcın istek halinde davacıya iadesine, Karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 13.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/894, K. 2024/1413, T. 13.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2024-894-e-2024-1413-k-a6aa82439f89