Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/86 E. 2025/939 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/86
Karar No
2025/939
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/83 E., 2023/1154 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/337 E., 2022/676 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 30.03.2018 tarihinde teknik özellikleri teknik şartnamede düzenlenen 2.000 ton gergi çeliğinin, ihale dökümanı ile bu sözleşmede belirlenen şartlar dahilinde yüklenici tarafından temini ve İdare’ye teslimi işi” konulu 2.000 Ton Gergi Çeliği Mal Alımı’na ait sözleşme imzalandığını, sözleşme’nin 10.1. maddesine göre 2.000 ton gergi çeliğinin 400’er ton şeklinde 5 parti halinde imal edilmesi ve teslimatı konusunda anlaşıldığını, ancak müvekkili tarafından 16.08.2018 tarihli yazı ile OHAL uygulaması dolayısıyla yerli ve yabancı firmalardan hammadde temininde yaşanan zorluklar, döviz kurundaki dalgalanmalar, makinelerin ARGE ve üretim çalışmalarının zaman alması sebepleriyle idareden cezasız süre uzatımı talebinde bulunulduğunu, ilk 3 partinin sözleşmede belirlenen yerlere teslimi sonrası, 4. partinin teslim tarihinden 5 gün önce davalı tarafın müvekkiline göndermiş olduğu yazı ile yer sıkıntısı sebebiyle Sivas Beton Travers Fabrikası'ndaki gergi çeliği stok durumuna göre idare tarafından belirlenecek olan tarihlerde sevkiyata başlanılması gerektiğinin bildirildiğini, bunun üzerine müvekkilince teslimatların durdurulduğunu, İdarenin 13.02.2019 tarihli yazısı ile 5. parti 400 ton gergi çeliğinin 15.03.2019 tarihinde Sivas Beton Travers Fabrikası’na teslim edilmesi gerektiğini bildirdiğini, müvekkilinin 4.ve 5. parti teslimatları da belirtilen sürelerde başarıyla gerçekleştirdiğini ve taraflar arasında 29.03.2019 tarihinde kesin kabul yapıldığını, ancak devam eden süreçte idarenin toplam 1.375.920,00 TL gecikme cezası uyguladığını bildirdiğini, idarenin müvekkili tarafından tanzim edilen toplam 12.744.000 TL’lik borcun 11.368.080 TL’sini ödediğini, bakiye 1.375.920,00 TL ise gecikme cezası uygulandığı gerekçesiyle ödenmediğini, alacağın tahsili için Ankara 17. İcra Müdürlüğü’nün 2020/4849 E. sayılı dosyasında başlatılan icra takibinin davalı tarafın itirazı sonucu durdurulduğunu belirterek; davalının itirazının iptali ile takibin devamına, icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasındaki 30.03.2018 tarihli sözleşme ile davacı tarafa 165 takvim günü içerisinde 800 tonu Afyon Beton Travers fabrikası'na olmak üzere 5 parti halinde teslim edilmek üzere 10.800.000,00 TL bedel üzerinden 2.000 ton gergi çeliği alımı işi sipariş edildiğini, davacının 5 partide teslim edilmesi gereken malzemeleri muhtelif tarihlerde ilgili beton travers fabrika müdürlüklerine tamamı cezalı olarak geç teslim ettiğini, bu nedenle sözleşme 34. maddesi gereği her parti için ceza uygulandığını, davacı şirket, her ne kadar cezasız süre uzatımı talep etmiş olsa da, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin, “Süre uzatımı verilebilecek haller ve şartları” başlıklı 25. maddesindeki hükmün şartlarını taşımayan davacı şirkete cezasız süre uzatımı verilmesinin müvekkili tarafından uygun bulunmadığını, davacı şirketin sözleşme gereğince doğan yükümlülüklerini zamanında yerine getirememiş olduğunu belirterek davanın reddine ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi’nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; tarafların kabulünde olan sözleşmenin 34.1. maddesi; "İdare tarafından, bu sözleşmede belirtilen süre uzatımı halleri hariç, yüklenicinin, sözleşmeye uygun olarak mali veya malları süresinde teslim etmemesi halinde 30 gün süreli yazılı ihtar yapılarak gecikme cezası uygulanır." 34.2. maddesi; "Yüklenicinin sözleşmeye uygun olarak malın kısmi kabule konu olan kısmını süresinde teslim etmemesi halinde, idare tarafından en az on gün süreli yazılı ihtar yapılarak gecikilen her takvim günü için teslim edilmeyen kısmın bedelinin bindebir oranında gecikme cezası uygulanır." şeklinde düzenlendiği, davalı idarenin yükleniciye ceza-i şart uygulanacağı hususunda bildirim yapmadığı ve idarenin sözleşme gereği teslim edilen ürünlerin tesliminde ihtirazi kayıt da koymadığı, sadece kesin kabul yapıldıktan sonraki tarihte (17.04.2019) davacı yüklenicinin hak edişlerinden yaptığı ceza kesintisine ilişkin bilgi verdiği, davalı idarenin sözleşmenin 34. maddesi gereğince yükleniciye gecikme halinde 10 günlük ve 30 günlük süre vererek yazılı ihtar yapmamış olduğu nazara alındığında davacıya gecikme cezası uygulanma koşulları oluşmadığından davalı idarece davacı hakedişinden ceza-i şart olarak kesilen 1.375.920,00 TL tutarın davacıya iadesi gerektiği, anılan bedelin ödenmesi için davacı yüklenicinin idareye 21.02.2020 tarihinde çektiği ihtarın 24.02.2020 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarda verilen 3 günlük süre sonu olan 27.02.2020 tarihinde davalı tarafın temerrüte düştüğü, davacı tarafın temerrüt tarihinden icra takip tarihi olan 01.07.2020 tarihine kadar hesaplanan 49.665,06 TL işlemiş faiz alacağı talep edebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, itirazın iptaline, sözleşmeden kaynaklanan alacak likit nitelikte olduğundan kabul edilen asıl alacak tutarı üzerinden % 20 oranında belirlenecek icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; taraflar arasında aktedilen sözleşme uyarınca davacının 5 parti halinde teslim etmesi gereken malzemelerin tamamını geç teslim ettiğini, bu geç teslim nedeni ile her bir parti için ceza uygulandığını, yaşanan gecikmenin mücbir sebep hali olarak değerlendirilemeyeceğini, davacının sözleşme ile yüklendiği edimlerini tam ve gereği gibi yerine getirmediğini, yine davacının sözleşmenin tasfiyesi veya devrine ilişkin bir müracaatının bulunmadığını, davacı tarafından takibe konulan ve dava konusu edilen alacak kalemlerinin zamanaşımına uğradığını beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağa bağlı başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.03.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/86, K. 2025/939, T. 10.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2024-86-e-2025-939-k-fac0e74efaff