Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/677 E. 2024/3808 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/677
- Karar No
- 2024/3808
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2835 E., 2023/1510 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın reddi Davacı vekili, davalı kooperatif yönetim kurulunca müvekkili hakkında ihraç kararı alındığını, ihraca dayanak teşkil eden ihtarnamelerin usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini, müvekkilinin kooperatife yasal süresi içinde aidat borcunu ödediğini, alınan kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, ihraç kararının iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, ihraç kararının usulüne uygun olarak tebliğ edildiğini, davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, davacının ortaklık sıfatını yitirdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesince, ihraç kararının davacıya tebliği usulsüz ise de davacının ihraç kararını öğrendiği tarihten itibaren üç aylık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı gerekçesiyle, davanın usulden reddine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi tarafından istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına; ihraç kararına ilişkin davacıya yapılan tebligatın usulüne aykırı olduğu, ortağın ihraç kararını öğrenmesinin tebliğ zorunluluğunu ortadan kaldırmayacağı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davacının ihracına ilişkin yönetim kurulu kararının iptaline karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin bu kararına karşı davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 25.10.2022 tarihli, 2021/5251 E. ve 2022/4941 K. sayılı ilamıyla, ihraç kararının davacı ortağa tebliğinin zorunlu olduğu ve tebligatın usulüne uygun olarak yapılmadığı yönündeki gerekçe isabetli görülmüş ise de salt bu hususun ihraç kararının geçersiz olduğu sonucunu doğurmayacağı, bu durumda davanın üç aylık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı kabul edilerek ihraç kararının yasaya ve anasözleşmeye uygun olup olmadığının ayrıca incelenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, söz konusu kararın bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin bozma üzerine davanın reddine ilişkin verilen ikinci karara karşı davacı vekilince duruşmalı temyiz isteminde bulunulmuş ise de; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyize konu edilen kararın niteliğinin duruşma istenebilecek davalardan olmadığı anlaşılmıştır. Temyiz incelemesinin dosya üzerinden yapılmasına karar verilerek gereği konuşulup düşünüldü. 1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz istemleri yerinde görülmemiştir. 2- Dava, kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali istemine ilişkindir. 2.1- Kooperatif Anasözleşmesinin 14/2 maddesinde, parasal yükümlülüklerini 30 gün geciktiren ortaklara ihtarname gönderilmesi gerektiği öngörülmüştür. 2.2. Somut olayda, davalı kooperatif tarafından 14.08.2017 tarihinde keşide edilen birinci ihtarname ekinde bulunan borç dökümünde 01.08.2017 tarihi itibariyle 3.075,82 Türk Lirası aidat 228,84 Türk Lirası gecikme faizi hesaplanmışsa da, 20.05.2017 tarihli genel kurulda yıllık olmak üzere aidatın 1.200,00 Türk Lirası olması, Temmuz 2017 ve Ekim 2017 olarak 2 eşit taksitle ödenmesinin kararlaştırıldığı, Temmuz 2017 itibarıyla ödenmesi kararlaştırılan 600,00 Türk Lirası'nın tahakkuk ettiği tarih 31.07.2017 olduğu halde hem 07.07.2017 tarihi itibarıyla tahakkuk ettirilerek hem de henüz 30 gün gecikmemiş olmasına rağmen toplam alacağa dahil edilmiş olup bu haliyle ihtarın ana sözleşmenin 14/2 maddesi hükmüne aykırı olduğu anlaşılmaktadır. Ana sözleşme hükümlerine aykırı olarak, muaccel olmayan aidat borcunun yer aldığı bu ihtarnameye dayanılarak ihraç kararı verilemez. Bu nedenle ilk ihtar usul ve yasaya uygun olmadığından buna dayanılarak alınan ihraç kararı da hukuka aykırıdır. Anılan gerekçe ile davanın kabulü ile ihraç kararının iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1.) bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz istemlerinin REDDİNE, (2.) bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz istemlerinin kabulü ile Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesince verilen karar usul ve yasaya aykırı görüldüğünden BOZULMASINA, HMK'nın 373/2. maddesi gereğince dosyanın Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesine GÖNDERİLMESİNE, peşin alınan harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 06.11.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.