Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/581 E. 2024/2673 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/581
- Karar No
- 2024/2673
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/484 E., 2023/861 K. İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekili Avukat ... Diliuzun vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 08.06.2016 HÜKÜM/KARAR : Kabul 1- İlk Derece Mahkemesince, eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit davasında taraflar arasında düzenlenen tutanağa göre davacının gecikme bedelinden ve eksik işlerin giderim bedelinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. 2- İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince mahkeme kararında usul ve esas bakımından yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu senetlerin teminat fonksiyonunun devam ettiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. 3- Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı davacı vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine Dairemizin 11.05.2023 tarihli, 2022/462 Esas, 2023/1772 Karar sayılı ilâmıyla, İlk Derece Mahkemesince hükme dayanak alınan 11.04.2016 tarihli tutanağın davalı tarafça yasal süresinden sonra sunulduğundan sözü edilen belgeye göre davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğu, davalı tarafça işin tamamlandığı beyan edildiğinden sözleşme uyarınca ödemelere karşılık verildiği anlaşılan takibe konu senetlerin iadesine ve davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi kararının kesin olarak bozulmasına karar verilmiştir. 4- İlk Derece Mahkemesince bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne, davacının icra dosyasında takibe konu olan senetlerden dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, senetlerin iptaline ve davacıya iadesine, İİK’nın 72/5. maddesi gereği takip miktarı üzerinden %20 oranında belirlenen 18.738,76 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. 5- Mahkeme kararına karşı davalı vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: 5.1.Kamu düzenine aykırılık halleri ile uyulan bozma ilâmının içeriği ve usuli kazanılmış hak ilkesinin re'sen gözetildiği; kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 5.2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 72/5. maddesi uyarınca menfi tespit davasında dava borçlu lehine hükme bağlanırsa ve borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Dava konusu somut olayda davacının teminat senetlerinden dolayı borçlu olup olmadığı ihtilâflı olduğundan davalı alacaklının icra takibine başlamakta haksız olduğundan söz edilemez. Ayrıca, davalının, davacı yönünden takibe girişmekte kötüniyetli olduğuna dair bir delil de bulunmadığı, 11.04.2016 tarihli tutanağın yasal süresinden sonra dosyaya sunulmasının kötüniyeti ispat için yeterli olmadığından davalı aleyhine tazminata hükmedilmesi bu yönüyle de mümkün değildir. Bu nedenlerle, mahkemece davacının yasal koşulları oluşmayan tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülerek davacı yararına tazminata hükmedilmesi bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. SONUÇ: Açıklanan nedenle; 1- Yukarıda 5.1. bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2- Yukarıda 5.2. bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm kısmının “1” no.lu bendinin üçüncü satırında yer alan “İİK'nın 72/5. maddesi gereği takip miktarı üzerinden %20 oranında belirlenen 18.738,76 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,” cümlesinin tümüyle karar metninden çıkarılmasına, yerine "İİK'nın 72/5. maddesi gereği şartları oluşmadığından davacının tazminat talebinin reddine," cümlesinin eklenmesine, kararın değiştirilmiş bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 12.09.2024 gününde oy birliğiyle karar verildi.