Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/415 E. 2024/3048 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/415
- Karar No
- 2024/3048
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1201 E., 2023/1306 K. Birleşen İstanbul 3. ATM'nin 2017/853 E. Sayılı Dosya Birleşen İstanbul 4. ATM'nin 2017/1070 E. Sayılı Dosya HÜKÜM : Esastan Red İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/760 E., 2019/923 K. 1-Taraflar arasındaki uyuşmazlık hizmet sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, asıl davada davacı yüklenici sözleşmenin davalı iş sahibi İski tarafından haksız feshinden dolayı kâr kaybı tazminatını, sözleşme gereği yapılan masrafın tahsilini ve teminat mektubunun iadesini, birleşen davalarda davacı iş sahibi İSKİ ise teminat mektubunun güncelleme farkı alacağının tahsilini ve gecikme cezası alacağının tahsilini istenmiştir. İlk derece mahkemesince taraflar arasında imzalanan sözleşme ve teknik şartnameye uyulmaması nedeniyle iş sahibi idarenin sözleşmeyi haklı nedenle feshettiği, dolayısıyla asıl davada davacı yüklenicinin herhangi bir zarar ve tazminat talebinde bulunamayacağı, ayrıca 4735 sayılı Kanun'un 20. maddesi gereği irat kaydedilen teminatın iadesinin mümkün olmayacağı, 4735 sayılı Kanun'un 22. maddesi gereği birleşen davada davacı idarenin teminat güncelleme farkı 5.423,41 TL’yi talep edebileceği, sözleşmenin 34.1 maddesi gereği yapılan ihtarnamede belirtilen süre sonunda yüklenicinin temerrüde düşürüldüğü, 10 gün gecikme üzerinden yüklenicinin 16.200 TL gecikme cezası bulunduğu anlaşıldığından, asıl davanın reddine, birleşen İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2017/853 E. sayılı davanın kabulüne, birleşen İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2017/1070 Esas sayılı davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. 2-İlk derece mahkemesi kararına karşı asıl davada davacı, birleşen davalarda davalı vekili ve birleşen İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2017/1070 E. sayılı dosyada davacı vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi tarafından taraflar vekillerinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. 3- Bu karara karşı asıl davada davacı, birleşen davalarda davalı vekilince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: a- Birleşen davalar yönünden yapılan temyiz incelemesi neticesinde; miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre, birleşen İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2017/853 E. sayılı davada mahkemece kabul edilen ve temyize konu edilen miktar 5.423,41 TL, birleşen İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2017/1070 E. sayılı davada mahkemece kabul edilen ve temyize konu edilen miktar ise 16.200,00 TL’dir. Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kaldığından birleşen davalar yönünden davalı yüklenici vekilinin temyiz dilekçesinin miktar itibariyle ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiştir. b- Asıl dava yönünden yapılan temyiz incelemesi neticesinde; Bölge Adliye Mahkemesince kamu düzenine aykırılık hallerinin re'sen gözetildiği, istinaf nedenleriyle sınırlı ve usulüne uygun olarak istinaf inceleme ve denetiminin yapıldığı; dosya içeriği, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yine; davacı yüklenicinin sözleşmede belirtilen nitelikte ürünü üretmek için ruhsatının olmadığı ve temin edemeyeceğini bizzat ifade ettiği, dolayısıyla sözleşmeye aykırı davrandığı, feshinin haklı nedene dayalı olduğu, sözleşmenin uygulanamaz nitelikte olduğuna ilişkin beyanlarının ise ihaleye katıldığı konuda mesleki yeterlilik ve tecrübesinin bulunduğu gözetildiğinde itibar edilemeyeceği gerekçesiyle, davacı yüklenicinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıdaki gerekçenin 3-a bendinde açıklanan sebeplerle, birleşen davalarda davalı yüklenici vekilinin birleşen davalara yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE, Gerekçenin 3-b bendinde açıklanan sebeplerle; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi kararına ilişkin asıl davada davacı vekilinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, Temyiz harcın asıl davada yönünden alınmasına, istek halinde birleşen davalar yönünden temyiz harcın ilgilisine iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 01.10.2024 tarihinde kesin olarak oybirliği ile karar verildi.