Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/3593 E. 2025/3868 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/3593
- Karar No
- 2025/3868
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi SAYISI: 2022/1318 E., 2024/830 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI: 2021/430 E., 2022/610 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 22.12.2016 tarihinde ... Sözleşmesi imzalandığını, sözleşme kül olarak değerlendirildiğinde yüklenicinin tüm masraflar kendisine ait olmak üzere işverenin ... üretim izin belgesi sahasında anahtar teslim ... tesisi yapmayı taahhüt ettiğini, sözleşmede yükümlülüğünü yerine getirmeyen tarafın diğer tarafın uğramış olduğu hesaplanabilir zararlarını tazmin yükümlülüğünü kabul ettiğini, sözleşmenin 14.2, 17.5 ve 17.6 maddelerinde tesisin kurulabilmesi için kredi temin yükümlülüğünün yükleniciye ait olduğunu, sözleşmenin 14.2 maddesinde kredi ön onayının sözleşmenin imzalanmasından 25 gün içerisinde çıkmaması halinde sözleşme kendiliğinden feshedilecektir denilmiş ise de taraflar arasında sözleşmenin bu maddesinin askıya alındığını, davacı tarafından 02.03.2017 tarihli ihtarname gönderilerek temmerrüde düşürüldüğünü, davacının hesaplanabilir zararlarının; davacının elektrik üretimi için ... tarafından 10 yıl süre ile sabit 0,133 Kwh/USD üzerinden alım garantisi mevcut olup, bu fiyat üzerinden yapılan kesintiler içerisinde elektrik dağıtım bedeli adı altında 2017 yılında üretime başlayan tesisler için 5,6882 kr/kwh kesinti yapılacağı, 2018 yılında üretime geçen tesisler için ise 22,7527 kr/kwh olarak kesinti yapıldığını ve müvekkilinin 2018 yılında üretime geçmiş olması nedeniyle 10 yıllık süre ile üretmiş olduğu elektrik bedelinden dağıtım bedeli farkı olarak 17,0645 kr/ kwh zararı mevcut olduğunu, ileri sürerek 70.000 USD müspet zarar ile sözleşmenin 28.6 maddesi gereğince iş kaybı tazminatı 100.000 USD olmak üzere toplam 170.000 USD'nin davalıdan dava tarihinden itibaren en yüksek USD mevduat faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki sözleşme uyarınca yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili alınacak kredi işlemlerini işveren adına takip ederek kredinin işveren şirket adına tahsisini sağlayacağı, 14.2 maddesinde ise kredi ön onaydan 2 hafta içinde saha çalışmalarının başlayacağı, sözleşmenin imza altına alınmasından itibaren 25 (yirmi beş) gün içerisinde kredi ön onayı çıkmadığı takdirde sözleşmenin başkaca ihtara gerek kalmadan kendiliğinden feshedilmiş sayılacağı kararlaştırılmış olup, davacı tarafça sözleşmenin 14.2.maddesinin taraflarca askıya alındığı iddia edilmiş ise de, sözleşmenin anılan hükmünün geçersizliği veyahut taraflarca askıya alındığına dair sözleşme vb bir ispat vasıtası sunulmadığı, ... Bankası ... Şubesi cevabi yazısında sözleşmenin 17. maddesinde sözü edilen proje finansmanının %5'i olan 45.000,00 USD'nin davacı tarafından bankalarına depo edilmediği ve herhangi bir kredi başvurusunda bulunulmamış olduğu bildirilmiş olmakla, yanlar arasındaki 22.12.2016 tarihli sözleşmenin 14.2 maddesi gereğince sözleşmenin imza altına alınmasından itibaren 25 gün içerisinde kredi ön onayının alınmaması nedeniyle başkaca ihtara gerek kalmadan sözleşmenin kendiliğinden sona ermiş sayılması gerektiği, bu kapsamda davacı yanın davalıdan müspet zarar ve iş kaybı tazminatı talebinin yerinde olmadığı, zira davalı yüklenici sorumluluğunun sözleşmenin yürürlüğe girmesi halinde söz konusu olacağı gerekçesiyle, kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki sözleşmenin 28.6 maddesinde düzenlenen koşullarının gerçekleşmediği, sözleşmenin davacı tarafça 28.02.2017 tarihinde feshedildiğinin bilindiği, davacı tarafça sözleşme kapsamındaki banka hesabının süresinde açılmadığı, 28.02.2017 tarihinden sonra 31.12.2017 tarihine kadar başka bir sözleşme yapılarak işin ifasının mümkün olduğu, doğduğu ileri sürülen zararda davalı kusurunun bulunmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Taraflar arasındaki sözleşmenin yürürlük şartlarının gerçekleştiğini. b. Sözleşmenin 14.2 maddesinin askıya alındığını, bu konuda taraflar arasındaki mail yazışmaları ve telefon görüşmelerinin olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.