Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/3082 E. 2025/2241 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3082
Karar No
2025/2241
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/327 E., 2023/674 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalı vekilince duruşmalı, davacı vekilince duruşmasız olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 27.05.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde davalı asil ... ve vekili Avukat ... ile davacı vekili Avukat ...'un gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Milli Eğitim Müdürlüğü'nün talebi üzerine Bayındırlık Bakanlığı'nın inşaat mühendislerinden oluşturulan heyetce Ağrı merkezde yapılan ... İlköğretim Okulu binasının incelemesi sonunda düzenlenen 28.07.2004 tarihli raporda, binanın beton test çekici ile yapılan deneyler ve karot numuneleri sonucunda ortalama beton sınıfının yaklaşık BS 8 civarında bulunduğunu, betonarme projesinde ise BS18 (B 225) olduğunu, bu değerlerin projede öngörülen beton mukavemetinin oldukça altında olduğunu, binanın mevcut durumda kirişlerde meydana gelen çatlak ve defermasyanlar nedeniyle can ve mal güvenliği açısından riskli olduğunu, okul binası boşaltılarak eğitim öğretime ara verildiğini, okul binasının depreme dayanıklı hale getirilmesi can ve mal güvenliği sağlandıktan sonra kullanıma açılması gerektiğini, bu durumun davalının gizli ayıplı imalâtından kaynaklandığını, yüklenici davalının bu davranışıyla idareyi zarara uğrattığını ileri sürerek şimdilik 6.600,00 TL’nin tahsilini talep etmiş ıslah yoluyla 1.068.472,08 TL’ye artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili süresinde cevap dilekçesi sunmamıştır. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 25.04.2013 tarihli kararı ile eser sözleşmesinde ayıba karşı tekeffülde iş sahibinin bir takım seçimlik hakları olduğu, alınan son bilirkişi raporu ile düzeltilerek-tamir edilerek (somut olayda ise güçlendirilerek) okul binasındaki ayıbın giderilmesinin daha maliyetli olacağı saptandığından yıkılıp yeniden yapılarak ayıbın daha ekonomik şekilde giderileceği tespit edilmiş olup dava tarihi itibariyle yıkılıp yeniden yapım bedelinin bulunduğu, tarafların müterafik kusurları uyarınca indirimler yapıldığı gerekçesiyle 1.068.202,08 TL 'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Mahkemenin 25.04.2013 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının yerinde görülmediği, dosya kapsamından ayıbın davacının 01.07.2004 tarihinde yaptırdığı tespit sonucunda hazırlanan rapor tarihi itibariyle ortaya çıktığı, BK’nın 360/2. maddesi uyarınca, iş sahibinin teslimden sonra ortaya çıkan gizli ayıpların giderilme bedelini ayıbın ortaya çıktığı tarihteki rayiç fiyatlarla isteyebileceği, bu nedenle dava konusu okulun yıkım ve yeniden yapım bedelinin ayıpların ortaya çıktığı 2004 yılı piyasa rayiçlerine göre hesaplanması gerekirken, bedelin hükme esas alınan bilirkişi raporunda 2006 yılı bayındırlık birim fiyatlarıyla hesaplanması ve bulunan bedele hükmedilmesi doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. 2. Mahkemenin 19.07.2016 tarihli kararı ile 2004 yılı birim fiyatları uygulanarak yeni bilirkişi raporu alındığı, raporda davalının kusuruna denk gelen kısmın KDV dahil bedelinin 902.784,96 TL olduğu gerekçesiyle davanın bu bedel üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkemenin 19.07.2016 tarihli kararının süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, tarafların diğer temyiz itirazlarının yerinde görülmediği, asıl dava dilekçesinde faiz talebi bulunduğundan ıslah dilekçesinde ayrıca faiz istemesine gerek olmaksızın ıslah ile artırılan bölüm için ıslah tarihinden faiz yürütülmesi gerektiğinden davacı tarafın ıslahla artırdığı kısma yönelik faiz isteminin reddinin doğru olmadığı, hükmüne uyulan bozma ilâmında 2004 yılı mahalli piyasa rayiçlerine göre hesaplama yapılması gerektiği belirtilmesine rağmen bozmadan sonra alınan bilirkişi raporunda 3-B sınıfı yapı birim fiyatları denilmek suretiyle mahalli piyasa rayiçlerinin esas alınmadığının anlaşıldığı, mahkemece bozmaya uyulması halinde bozma gereklerinin yerine getirilmesinin zorunlu olduğu bu nedenle yeniden oluşturulacak teknik bilirkişi kurulundan bozma ilâmına uygun olarak 2004 yılı mahalli piyasa rayiçlerine göre yıkım ve yeniden yapım bedeli konusunda gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir. 3. Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2004 yılı mahalli piyasa rayiçleri dikkate alınarak düzenlenen bilirkişi raporunun denetime elverişli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu ve kusur oranın kesinleştiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı ve davacının kusur oranları ile %18 KDV miktarı dikkate alınarak hesaplanan 661.466,62 TL'nin, 6.600,00 TL'lik kısmına dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan 654.866,62 TL'lik kısmına ise ıslah tarihi olan 17.04.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine arar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. Çevre İller Ticaret Sicil Odalarından ve yüklenicilerinden herhangi bir bilgi temin edilmeden rapor tanzim edildiğini, bu yönüyle raporun eksik olduğunu,eksik inceleme ile karar verildiğini, bozma ilamı gereklerinin yerine getirilmediğini, b.Serbest piyasa koşullarına göre fiyat tespiti yapılması gerekirken ihale tenzilat oranları üzerinden hesaplama yapıldığını, müvekkilinin kusuru bulunmamasına rağmen yapım bedeli ile yıkım ve enkaz nakliye bedeli hesaplanmasının hatalı olduğunu, c. Dava devam ederken okul binasının yıktırıldığını, delilerin karartıldığını, dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğini, d. Dosyada 2 adet ıslah dilekçesi olduğunu, 2. kez ıslah yapılmasının mümkün olmadığını, ilk ıslah dilekçesi dikkate alındığında talebin yeterince açık olmadığını, davanın reddi gerektiğini, e. Davanın zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığını, f. Dava konusu binanın bakımsız bırakıldığını, demir aksam kontrol edilip olur raporu verilmeden beton dökülemeyeceğinden demir eksikliği olmayacağını, sonradan binaya 1 kat daha eklenerek yükün ağırlaşıtırılmasında idare kusuru olduğunu, idarenin gösterdiği kum ocağı haricinde malzeme alınamadığını, zemini idarenin belirlediğini, zeminin dere yatağı olduğunu, müvekkilinin kusur bulunmadığını, hiçbir eksik ve kusur bulunmadığına dair tutanaklar olduğunu, g. Bilirkişi raporlarında dava konusu okul incelenmeden, davacının hazırladığı rapora göre hesaplama yapıldığını, h. Islah dilekçesine karşı zamanaşımı definde bulunmalarına rağmen değerlendirilmediğini, ı. Islah dilekçesinde KDV hesap edildiğini ve mahkemece ıslah talebi kabul edilerek davanın kabul edildiğini, KDV’ye hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, 2. kez ıslah dilekçesi verilmesi mümkün değilken 2. ıslaha itibarla hüküm kurulmasının doğru olmadığını beyan etmektedir. 2.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Bozma ilamı gereklerine uyulmadığını, b. Davalı lehine 59.980,76 TL vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin düşük olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2 maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un uygulanacağı davalar yönünden HUMK'un 428 ile 439/2 maddelerinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple ; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin taraflardan karşılıklı alınarak Yargıtaydaki duruşmada vekille temsil olunan taraflara verilmesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,27.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/3082, K. 2025/2241, T. 27.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2024-3082-e-2025-2241-k-4cb8cef1f2be