Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/2915 E. 2025/1831 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/2915
- Karar No
- 2025/1831
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/262 E., 2024/331 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Afyonkarahisar 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/172 E., 2022/715 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde;davacılar ile davalı ... arasında davacı ...'in malik olduğu Afyonkarahisar İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 293 ada, 7 parsel ile davacıların paylı olarak malik oldukları aynı yer 4 Parsel sayılı taşınmaza bina yapımı için Afyonkarahisar .... Noterliği'nin 02.12.2016 tarihli ve 13481 yevmiye numaralı arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin imzalandığını, sonrasında davacıların inşaat yapılacak olması nedeniyle taşınmaz üzerindeki ikamet ettikleri binalar yıkılacağından binalarını boşlattıklarını ve ayrı bir konut kiraladıklarını, oturdukları binalarında davalı tarafça yıkıldığını ancak sözleşmede inşaatın 30.01.2019 tarihinde teslim edileceği kararlaştırılmasına rağmen davalı şirketin edimini yerine getirmediğini, teslim süresi geçmesine rağmen inşaata hiç başlanmadığını ileri sürerek, taraflar arasındaki sözleşmenin geriye etkili feshine, taşınmazların önceki maliklik ve pay oranlarında davacılar adına tesciline, davacıların evlerinin yıkılmasından dolayı ödemiş oldukları kira bedeli ve diğer yaptıkları masraflar için 10.000,00 TL ile sözleşmenin ifa edilmemesinde kaynaklı verilecek 3 daire için 10.000,00 TL gecikme tazminatının yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı .... Sanayi Ticaret Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında yapılan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında davalı şirket tarafından dairelerin iyiniyetli üçüncü kişilere satıldığını, davacılardan ... ile müvekkili şirketin sahibi arasında yapılan 20.05.2019 tarihli sözleşme olmasına rağmen böyle bir davanın açılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu taşınmazdaki 2. kat 4 no'lu bağımsız bölüm ve bodrum zemin asma katta yer alan 8 no'lu bağımsız bölümü, davalılardan ...'tan satın aldığını ve satış bedeli oyarak davalı ...'a toplam 139.000,00 TL ödeme yaptığını, müvekkilinin tapuyu devraldığı tarihte tapu kaydında malik olarak davalı ...'ın yer aldığını, davalı ...'ın bu taşınmazı, davacı ...'den iktisap ettiğihih sözleşme hükümleri ve yargılama sürecindeki beyanlarla sabit olduğunu, arsa sahibi davacıların, kat irtifakını ...'a sattıklarını, dolayısıyla bu irtifak hakkı sebebiyle menfaat elde ettiklerini, kendi haklarını bedelsiz olarak vermelerinin hayatın olağan akışına aykırı olduğun, davacıların kat irtifakına dayanak oluşturan sözleşmenin iptalini talep etmelerinin dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, davacı; devir işleminin ...'ın isteğiyle bu şekilde yapıldığını beyan etmişse de bu hususun ispatlanamadığını, müvekkilinin tapu kaydına güvenerek taşınmazları devraldığını, TMK'nın 1023. maddesi uyarınca iktisabının korunması gerektiğini, davacılar ile davalı ... ile arasındaki ilişkinin müvekkili açısından bağlayıcı olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın tamamlanma oranının % 0 olduğundan geriye etkili fesih şartlarının oluştuğu, her ne kadar dava konusu 2 no'lu bağımsız bölüm davalı ...'a, 3 no'lu bağımsız bölümün davalı ... tarafından dahili davalı ...'na, 4 ve 8 no'lu bağımsız bölümlerin davalı ... tarafından ...'ya, 7 numaralı bağımsız bölümün davalı ...'a satılmış ise de 11.11.2022 tarihli SGK yazısında davalı ...'ın 02.12.2016 ile 05.03.2017 tarihleri arasında davalı yüklenici şirkette çalıştığının sabit olduğu, bu hali ile davalı yüklenici şirket ile dahili davalı ... arasında bağlantı bulunduğu ve dahili davalı ...'ın davalı şirket adına hareket ettiği kabul edilerek, tapu kayıtlarının illiyetten yoksun olduğundan yapılan devir işleminin yolsuz tescil olduğu, sözleşmenin geriye etkili feshi şartlarının oluşması halinde davacının gecikme tazminatı ve cezai tazminat talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili olarak feshine, davalı ve dahili davalılar adına kayıtlı olan tapu kayıtlarının ve kat irtifakının iptali ile önceki hisseleri oranında davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline, davacının gecikme tazminatı ve cezai tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ..... San. Tic. Ltd. Şti. dahili davalılar ... ve ... vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesi'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların arsa üzerinde bulunan evlerinin yıkılması nedeniyle bu evleri kullanamamaktan dolayı ödedikleri kira bedeli ile gecikme tazminatı yönündeki zarar talepleri yönünden davanın reddine karar verilmişken davalı yüklenici lehine reddedilen miktar yönünden vekalet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğu, davalı yüklenici ile dahili davalılar arasında kanundan kaynaklanan zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı, tapu iptal tescil istemi yönünden bu kişilere karşı ayrı dava açılarak talepte bulunulması gerekirken, bu kişilerin davaya dahil edilmek suretiyle davaya taraf yapılması ve bu kişiler hakkında hüküm kurulmasının doğru olmadığı, dahili davalı ... hakkında verilen kararın dahili davalı tarafından istinaf edilmemiş olmasının davada taraf sıfatını kazandırmadığı gibi davacı lehine kazanılmış hak oluşturmayacağı, kamu düzeni gereği dahili davalılar yönünden esasa ilişkin karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalı şirket vekili ile dahili davalılar vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına, davanın kabulü ile arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili olarak feshine, tazminat talebinin reddine, dahili davalılar yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde: Temlik işlemlerine dayalı arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesinden kaynaklanan davalarda arsa sahibi ile yüklenici arasında zorunlu dava arkadaşlığı olduğunu, arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesinin arsa sahiplerine yöneltilmeden dava açılamayacağından dahili davalılar hakkında hem karar verilmesine yer olmadığına ilişkin karar verilmesi hem de davalı adına vekalet ücreti takdirinin hukuka aykırı olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili feshi, tapu iptali ve tescil ile menfi zararın tahsili istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararında yer verilen yanında Bölge Adliye Mahkemesince kabul edilen gerekçelere ve sözleşme gereği teslim süresi dolmasına rağmen inşaata hiç başlanılmamış olması nedeniyle geriye etkili fesih koşullarının oluşmasına göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,05.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.