Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/287 E. 2024/2934 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/287
- Karar No
- 2024/2934
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/591 E., 2022/572 K. vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 16.03.2020 HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/197 E., 2021/972 K. - K A R A R - Davacı vekili, hizmet sözleşmesinin feshi nedeniyle doğan zararının tazmini talep etmiştir. Davalı vekili, davacı ile aralarında herhangi bir sözleşme ilişkisi olmadığını, davanın usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; davalı Uber Turkey şirketinin, davacı ile davası tefrik edilen diğer davalı UBER B.V arasındaki hizmet sözleşmesine konu, Uber mobil uygulaması hizmetinin tedarikçisi olmadığı gibi, sözleşmeye taraf olduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekilince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. Tüm dosya kapsamına göre, Uber sistemi, kişilerin kayıtlı olarak taşımacılık hizmeti sunduğu ve bunun karşılığında da belirli bir komisyon bedeli ödediği bir mobil uygulama platformudur. Uber mobil uygulaması Uber B.V.’ye ait olup, global bir şirket olan Uber B. V. bu hizmeti yerine getirmek için bir çok ülkede yerel şirketler kurmaktadır. Dosya arasında bulunan ticari sicil kayıtları, ortaklık yapısı, hisse durumu, faaliyet konusu dikkate alındığında, davalı şirketin de yine Uber B. V.’nin faaliyetinin ifası amacıyla kurulduğu anlaşılmaktadır. Zira, davalı şirketin faaliyet alanı ve konusuna bakıldığında da tamamen Uber B. V.’ye pazarlama ve destek hizmetlerinin sunulması olduğu anlaşılmaktadır. Bu kapsamda olmak üzere, davalının da kabulünde olduğu üzere, davalı, uygulamaya kayıtlı olup yolcu taşıyan kişilerden ve yolculardan gelen sorulara müşteri destek hizmeti sunmakta ve yine operasyon destek hizmetleri gerçekleştirmektedir. Mail yazışma içeriklerine bakıldığında da, davalı şirketin Uber B.V. adına hareket ettiği, onun müşterilerine hizmet sunduğu anlaşılmaktadır. Bu hususlar dikkate alındığında, her ne kadar davalı şirket ile davacı arasında yazılı bir sözleşme bulunmamakta ise de, davalı ile dava dışı Uber B. V. arasında, ortaklık yapısı ve işletme açısından organik bağ bulunduğu, davalının sunmuş olduğu müşteri hizmetleri ve organizasyon hizmetleri nedeniyle davacı ile davalı arasında sözleşme ilişkisinin kurulduğu anlaşılmaktadır (Dairemizin 19.09.2023 tarihli ve 2022/4763 Esas, 2023/2833 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere). Bu durum dikkate alınarak davanın esası görülerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken usul ve yasaya aykırı olarak davanın pasif husumet nedeniyle usulden karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesi kararı ile bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle HMK'nın 373/1. maddesi gereğince İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi kararının KALDIRILARAK; İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30.11.2021 tarih, 2020/197 Esas, 2021/972 Karar sayılı kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 25.09.2024 oy birliğiyle karar verildi.