Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/2776 E. 2025/1587 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2776
Karar No
2025/1587
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/495 E., 2024/983 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2015/539 E., 2021/1032 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili; taraflar arasında 07.01.2013 tarihinde depo inşaatı yapım işi sözleşmesi imzalandığını, ek işlerin sözleşmenin 18. maddesinde düzenlendiğini, sözleşme ekindeki argon gazlı yangın söndürme projesinin binaya uygun olmadığı, revizelerle düzeltilemeyeceği, hatalı olduğu anlaşılınca bu projenin iptal edilerek davalı yüklenicinin, müvekkili taşerondan yeni bir proje çizmesini istediğini, müvekkili tarafından çizilen yeni projenin davalı ve dava dışı mal sahibi tarafından onaylandığını, yeni proje çizilmesi nedeniyle ilave ücretin tahsili için davalıya ihtarname gönderildiğini ancak davalının fiyat farkı ödemeyeceğini bildirdiğini, dava dışı ... İnşaat AŞ’nin de fiyat farkı ödenmeyeceğini bildirdiğini, mekanik tesisat teknik şartnamesindeki ön proje ve uygulama projesi arasındaki farktan dolayı fiyat farkı ödenmeyeceğine ilişkin ibarenin ilk projenin iptal edilmeden kısmi veya revize edilmiş hali için geçerli olması nedeniyle dava konusu olayda uygulama imkanının bulunmadığını, yeni projede önceki projede olmayan teknik elemanların kullanıldığını, geçici kabul tutanağının düzenlenmesine rağmen fazla imalât bedelinin ödenmediğini, davacının yaklaşık 3.5 milyon TL civarından maliyet artışının söz konusu olduğunu, fazladan yapılan teknik parçaların 18. maddesi doğrultusunda davacı tarafından fiyatlandırılmasının bu aşamada mümkün olmadığını, bu fiyatlandırmanın bilirkişiler tarafından yapılmasının gerektiğini, dava değerinin HMK’nın 107.maddesi anlamında tam olarak belirlenemediğini belirterek belirlenecek değere göre arttırılmak üzere 10.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 21.01.2021 tarihli bedel artırım dilekçesi ile dava değerini 3.566.883,26 TL'ye artırmıştır. II. CEVAP 1. Davalı vekili, davacıya borçlarının olmadığını, sözleşmenin 18. maddesine göre davalının sözleşme bedelinin % 20’si oranında ek iş isteyebileceğini, davacının yaklaşık olarak bildirdiği değere göre ikinci projenin davacıya maliyetinin 18. maddedeki iş bedelini aşmadığından davalının davacıdan ikinci proje talebinin sözleşme şartlarına göre ayrı bir bedele tabi olmadığını, sözleşme bedelinin dahilinde kaldığını, davacının işlerini aksatarak davalıyı zor durumda bıraktığını, davacının faizi hariç SGK prim borcu, prim fark işçilik borcu ve davacının taşeronundan gelen prim borcu olduğunu, bu borçların ödenmesi için davacıya ihtar gönderildiğini, davanın kabul edilmesi halinde davacının davalıya olan borçlarının hükmedilecek alacaktan mahsubunun gerektiğini, davacının ikinci projede kullandığı teknik elemanların faturalarını ibrazının gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2. Davacının davanın ihbarını istediği Torun Müh. Isı Sis. İnş. Tic. Ltd. Şirketi vekili 26.08.2015 tarihinde asli müdahale talebinde bulunarak şirketin davacı ile mekanik tesisat işi yapımı hususunda anlaştığını, bu işlerin içinde argon gazlı yangın söndürme sisteminin yapılmasının da olduğunu, şirketin işi projesine uygun olarak yerine getirip teslim ettiğini, davacının davalıdan istediği alacağın tamamının davacıya ait olmayıp bir kısmının kendilerine ait olduğunu, alacak miktarının bu aşamada belirlenemeyeceğini belirterek HMK’nın 107. maddesi anlamında tam olarak belirlenemediğini belirterek belirlenecek değere göre arttırılmak üzere 10.000,00 TL’nın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte asıl davanın taraflarından tahsili ile asli müdahale talebinde bulunan şirkete verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asli müdahale talep edenin davalıyla bir ticari ilişkisi olmayıp davacının taşeronu olduğu, alacağı varsa davacıdan olduğu, bu nedenle asli müdahale talebinin reddine karar verilmesinin gerektiği, davalının yüklendiği işi alt taşeron olan temlik eden davacı şirkete devrettiği, bu sözleşmede ve Eki 1’de yapılacak işlerin projesinin çizilerek belirlendiği, sözleşmenin ifası sırasında Ek 1’de projesi çizilen Argon Gazlı Yangın Söndürme Sistemi projesinin hatalı olduğunun ve sistemden beklenen yangın söndürme görevini yerine getirmeyeceğinin anlaşılması üzerine davalı şirket tarafından davacı şirketten yeni bir proje çizmesinin istenildiği, davacının çizdiği bu projenin davalı tarafından kabul edilerek iş bitiminde geçici kabulünün de yapıldığı, ilk projeyi davacının hazırlamaması nedeniyle projenin hatalı hazırlanmasında kusurunun olmadığı, davalının kabulü doğrultusunda davacı tarafından hazırlanan ve uygulanan yeni projenin bilirkişi raporlarına göre de davalı yararına olduğu, eski projenin kullanılabilmesinin imkansız olduğunun bilirkişi raporlarıyla tespit edildiği, Anasözleşme ekindeki projenin değiştirilmesi ile yeni projede, asıl projede olmayan cihaz ve malzemelerin kullanılması nedeniyle proje kullanılabilir hale geldiğinden davalının davacıya ilave yük getiren malzeme bedellerini ödemek zorunda olduğu, davacının talep artırım dilekçesinde 1.202.996,04 Euro'nun dava tarihindeki Türk Lirası kur karşılığı üzerinden 3.566.883,26 TL talep ettiği, davalının temlik eden davacıdan SGK prim ve işçilik alacakları olduğu iddiasıyla takas ve mahsup talep etmesine rağmen davalının iddiasını ispatlayamaması nedeniyle takas-mahsup def'inin talebinin yerinde görülmediği gerekçesiyle davanın konusu itibariyle davaya asli müdahillik mümkün olmadığından buna ilişkin ara karardan dönülerek asli müdahale talebinin reddine, davanın kabulü ile 3.566.883,26 TL'nin 24.04.2015 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının yeni bir proje çizdirip fazla malzeme kullandığını iddia ederek ücret artışı istediğini, davacıya proje değil ön proje, yani asgari malzemeli bir taslak verildiğini, bunun da sözleşmeye yazıldığını, sözleşmenin ekini teşkil eden projenin uygulama projesi olmayıp ön proje olduğunu, sözleşmeye göre davacı tarafın ne proje çizdirdiği, ne de fazla malzeme kullandığı için ilave ücret isteyemeyeceğini, işin kendisinin bu olduğunu, ek iş olmadığını, yapılan işlerin hepsinin götürü bedele dahil olan işler olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.04.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/2776, K. 2025/1587, T. 21.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2024-2776-e-2025-1587-k-56ae6a131e95