Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/2644 E. 2025/1699 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2644
Karar No
2025/1699
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/677 E., 2024/703 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Büyükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/187 E., 2020/348 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı arsa sahibi ile arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzaladıklarını, sözleşme gereğince edimlerini yerine getirerek taşınmazı teslim ettiğini, dava konusu 945 parselin bir kısmının Kızılay'a sağlık alanı olarak terk edilmesinin planlandığını, tarafların 945 parselin ifrazı ile belirtilen kısmın Kızılay'a sağlık alanı olarak bırakılmaması halinde bu kısmın payları oranında paylaştırılacağını ve bu şekilde tapuda tescil işleminin yapılacağını kararlaştırdığını, tarafların bu alanın Kızılay'a bırakılmasından vazgeçtiğini, bu duruma rağmen davalının bu parselin tapuda hisseleri oranında paylaşılmasına bir türlü yanaşmadığını iddia ederek 813 ada, 2 parseldeki taşınmazın %47 hissesinin iptali ile davacı şirket adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında düzenlenen kat karşılığı inşaat sözleşmesinin Kızılay için tefrik edilen 813 ada 2 parseli kapsamadığını, Kızılay için ayrılan ve imarsız olan alandan yüklenici davacının sözleşmeye dayanan bir hak ya da alacağı bulunmadığını, bu alanda yüklenici tarafından yapılmış herhangi bir yapının söz konusu olmadığını beyanla davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki sözleşme gereğince dava konusu taşınmazın sağlık alanından çıkarılması ve projeye dahil edilmesi halinde taraflar arasındaki sözleşme kapsamında olacağı ve masraflar düşüldükten sonra oranlar doğrultusunda paylaşılacağının kararlaştırıldığı, tapu kaydı, rapor içerikleri ve ilgili kurumlardan gelen yazı cevapları dikkate alındığında dava konusu yerin imar planında sağlık alanı olduğu gibi projeye ilave edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; taraflar arasında düzenleme şeklinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını ve bu sözleşme gereğince 945 parselin bir kısmının Kızılay'a sağlık alanı olarak terk edilmesinin planlandığını, 945 parselin ifrazı ile belirtilen kısmın Kızılay'a sağlık alanı olarak bırakılmaması halinde bu kısmın payları oranında paylaştırılacağını ve bu şekilde tapuda tescil işlemi yapılacağını, 945 parselin ifraz ederek 813 ada, 1 ve 2 parsel olarak ayrıldığını, 813 ada, 2 parselin Kızılay'a bırakılması planlanan parsel olduğunu, sözleşme aşamasında tarafların bu alanın Kızılay' a bırakılmasından vazgeçtiklerini, bu duruma rağmen davalının, bu parselin tapuda hisseleri oranında paylaşılmasına yanaşmadığını, Kızılay' a devredilme şartı gerçekleşmediğinden sözleşmenin 5.8 ve 5.10 maddesine göre yükleniciye belirlenen payın devredilmesi gerektiğini, taşınmazın sağlık alanında kaldığını ama Kızılay'a devredilmediğini, sözleşmedeki şartın Kızılay'a devredilmesi halinde geçerli olduğunu, sağlık alanından çıkarılmamasının şart olmadığını, davalıların taşınmazı Kızılay'a devretmediklerini, davacıların koşulun gerçekleşmesine engel olduklarını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/2644, K. 2025/1699, T. 28.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2024-2644-e-2025-1699-k-aa33eae1cd74