Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/264 E. 2025/1301 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/264
- Karar No
- 2025/1301
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/378 E., 2023/657 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü : I. DAVA Davacı taşeron vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında inşaatın kalıplarının yapılması hususunda 25.06.2013 tarihli taşeron sözleşmesi imzalandığını, davacının işi yaparak teslim ettiğini, ancak davalı yüklenicinin sözleşme konusu işyeri devrini gerçekleştirmediğini ayrıca bakiye iş bedelinin hesaplanmadığını, sözleşme uyarınca davalının yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde yapılan işin iki katı kadar cezai şartı ödemekle yükümlü olduğunu ileri sürerek şimdilik davacı tarafından yapılan iş bedelinin iki katı kadar cezai şart alacağı olarak 100.000,00 TL'nin tahsiline, bu talebin kabul edilmemesi halinde devri gereken işyeri tapusunun iptali ile adına tesciline, ayrıca bakiye iş bedelinin m²’sinin 2.500,00 TL'den hesaplanarak tahsiline, bu talebinin de kabul edilmemesi halinde sözleşmeye konu işyerinin piyasa rayiç değerinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı yüklenici vekili cevap dilekçesinde özetle; sözleşme uyarınca davacıya toplam 106.800,00 TL borç verildiğini, verilen bu para ile davacının işini görerek taahhüdünü yerine getirebildiğini, bu paranın geri ödenmediğini, işyeri tapusunun paranın iadesi halinde verileceğini, tazminat talebinin hukuksuz olduğunu, davacının kendi edimini yerine getirmediğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 13.03.2020 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 13.03.2020 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmasına üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 30.12.2021 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 30.12.2021 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce, taşınmaz devrini içeren sözleşmelerin resmi şekilde yapılmasının geçerlilik koşulu olduğu, uyuşmazlığa konu sözleşmenin adi yazılı şekilde yapıldığı anlaşıldığından geçersiz olduğu, bu durumda geçersiz sözleşmede düzenlenen cezai şartın da, cezai şartın feri niteliği uyarınca geçersiz olacağı, bu nedenle mahkemece, davacının cezai şart talebinin reddine karar verilmesi gerektiği, davacı taşeron tarafından terditli dava açıldığından diğer taleplerinin değerlendirilerek, sonucuna uygun karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça yapılan işin yapıldığı tarihteki serbest piyasa rayiçlerine göre bedeli 328.435,95 TL olup, bu bedelden davacının davalıdan aldığı borç tutarı 106.800,00 TL'nin mahsubu ile davacının toplam 221.635,95 TL bakiye alacağı olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulü ile 221.635,95 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı vekili temyiz dilekçesinde : a. Bilirkişi tarafından yanlış hesaplama yapıldığını, rapora itirazlarının değerlendirilmediğini, b. Davacı vergi mükellefi olmadığı için sigorta primlerinin müvekkil şirket tarafından ödendiğini, c. Davacıya borç olarak verilen paradaki değer kaybının dikkate alınmadığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, eser sözleşmesi uyarınca kararlaştırılan cezai şartın tahsili, mümkün olmadığı takdirde tapu iptal ve tescil, mümkün olmadığı takdirde hesaplanacak iş bedelinin tahsili istemlerine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen ilk derece mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime açık, uyuşmazlığın esasını kavrayıcı nitelikte olduğu, davalının bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesi sunmadığı, davacı adına sigorta primi ödediğine dair delil ibraz etmediği anlaşıldığından, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 27.03.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.