Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/261 E. 2025/1950 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/261
- Karar No
- 2025/1950
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/284 E., 2023/645 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen kararı davalı -karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan 15.09.2011 tarihli sözleşme kapsamında müvekkilinin Ağrı iline ait ilçelerde kule dikimi enerji nakil, inşaat, RF gibi tüm işlemleri yapıp tamamladığını, bu işler ile ilgili taraflar arasında saha kabul ve saha montaj tutanaklarının düzenlendiğini, davacının tüm işleri eksiksiz olarak tamamlayıp yüksek gerilim hatlarına dahi elektrik verilmesine rağmen yaptığı işlerin bedelinin ödenmediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 30.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 07.01.2016 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 36.773,00 TL arttırarak 66.773,00 TL’ye çıkartmıştır. II. CEVAP -KARŞI DAVA Davalı- karşı davacı vekili cevap -karşı dava dilekçesinde özetle; davacı tarafın yaptığı kısma ilişkin alacaklarını aldığını, kalan işlerin ve ayıplı işlerin üçüncü kişilere yaptırıldığını, davacının müvekkilinden alacağı bulunmadığını savunarak asıl davanın reddini istemiş, davacının eksik bıraktığı ve ayıplı yaptığı işler nedeniyle üçüncü kişilere yapılan ödemeler nedeniyle şimdilik 10.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 20.02.2020 tarihli kararı ile taraflar arasında 15.09.2011 tarihli hizmet ve satın alma sözleşmesi yapıldığı, her iki şirketin defterlerinin incelenmesi ve karşılaştırılması sonucunda davacının davalıdan 26.013,00 TL alacaklı olduğu, her ne kadar bilirkişi heyeti 37.760,00 TL’lik davacının ek iş talebinin yerinde olduğunu bildirmişse de, saha kabul tutanaklarında imzası bulunan ...'in davacı şirket yetkilisi olmaması nedeniyle bu tutanağa dayanılamayacağı gerekçesiyle asıl davanın 26.013,00 TL üzerinden kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemenin 20.02.2020 tarihli kararının süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesince, mahkemece araştırma yapılmadan ...’in şirket yetkilisi olmaması nedeni ile tutanaklara dayanılmayacağından bahisle ek iş talebinin reddedildiği, alınan bilirkişi raporunda ayıba yönelik bir inceleme yapılmadığı, taraflardan sözleşme ve ekleri ile tutulan tüm tutanaklar ve yapılan tüm yazışmaların temin edilip konusunda uzman yeni bir teknik bilirkişi heyetinden rapor alınarak dava konusu tutanaklarda imzası bulunan dava dışı ...’in yaptığı işlemlere davalı-karşı davacının onay verip vermediğinin, bu şahsın yetkili temsilcisi gibi kendi adına işlem yapmasını benimseyip benimsemediğinin tespit edilip bunun sonucuna göre eksik ve ayıplı işlerin yapılan tanımı da gözetilerek sözleşme hükümleri ve özellikle sözleşmenin 7, 8 ve 9. maddeleri çerçevesinde ve fen ve sanat kurallarına göre yüklenici tarafından yapılan işlerin neler olduğu, bedeli, hangi işlerin eksik, hangilerinin ayıplı iş olduklarının belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyulmasına ve asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı-karşı davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı hesabına yapılan ödemelerin eksik hesaplandığını, 25.10.2011 tarihinden başlamak üzere 82.500,00 TL'nin müvekkili hesaplarından gönderildiğini, sözleşmenin 11.1 maddesine göre taşeronun yaptığı işlerle ilgili 2 yıl garanti süresi bulunduğunu, taşeronun bu işleri yapmaması halinde müvekkilinin ihtara gerek kalmaksızın taşeron nam ve hesabına başkalarına yaptırma yetkisi bulunduğunu, eksiklik olmadığı iddiasının davacıya ait olacağını, davacı tanığının bile ayıplı işleri kabul ettiğini, saha kabul tutanağındaki imzanın müvekkili şirkete ait olmadığını, aksi kabul edilse bile bu tutanaktaki ibareden kasıt mücbir sebep olup, normal doğa koşulları olmadığını, kabul tutanağını imzalamasının gizli ayıplar ve sonradan gelişen yıkılmalar karşısında hukuki değerinin kalmayacağını, davacının tacir olarak alanın rüzgarlı olduğunu gözeterek imalatı yapması gerektiğini, davacının kabulünde olan 3 adet direğin yıkılması karşısında bunları tekrar yaptığını belirtmediğini, müvekkilinin bu direkleri kendisinin yaptırdığını, delil tespitinde tespit edilen bedellerin dahi dikkate alınmadığını, eksik ve ayıplı işler nedeniyle 59.000,00 TL ek gider yapıldığını, davacının yaptığı işlere ilişkin ZTE firmasınca ve Türk Telekom'ca kabullerinin yapılmadığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup asıl davada davacı yüklenici tarafından açılan bakiye iş bedelinin tahsili, karşı davada iş sahibi tarafından açılan eksik ve ayıplı imalât nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, kararda belirtilen gerekçelere ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına göre usul ve kanuna uygun olup davalı-karşı davacı vekilince ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı-karşı davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,12.05.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.