Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/2459 E. 2025/2875 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2459
Karar No
2025/2875
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/655 E., 2024/211 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 08.03.2007 tarihli İskenderun ... Tesisleri İşletme Hakkı Devir sözleşmesinin ve Elleçme prosedürü ek sözleşmesinin imzalandığını, davacının ek sözleşme uyarınca stoklama işlemlerini usulüne uygun şekilde yürütmesine rağmen, davalının 2007-2010 yılları arasına ilişkin sözleşme uyarınca hesaplanan ve ortalama stok süresi olan 45 günü aşan stoklama hizmeti bedelini ödemediğini, buna ilişkin gönderilen faturalara itiraz ettiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50.000,00 USD'nin fatura tarihinden işleyecek temerrüt faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş, bilahare talebini 837.523,812 USD olarak ıslah etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; sözleşmede ürün bazlı stok hesabı yapılacağına ilişkin hüküm bulunmadığını, yıllık ortalama hesabı yapılırken tüm ürünlerin birlikte ortalamasının alınması gerektiğini, bu halde yapılan hesaplamaya göre 2007-2008 dönemine ilişkin ürün ortalama stok süresinin 40 gün, 2008-2009 dönemine ilişkin ortalama stok süresinin 49,7 gün, 2009-2010 dönemine ilişkin ortalama stok süresinin 38,18 gün olduğu, sadece 2008-2009 dönemine ilişkin ortalama stok süresini aşan gün sayısının 4,7 gün, hizmet bedelininde 27.672,88 USD olduğunu, davacı şirkete 08.05.2009 tarihinde gönderilen ihtarname ile bu miktar fatura kesilmesi halinde bedelin ödeneceğinin bildirildiğini ve davacı tarafça kesilen faturaların iade edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 16.06.2016 tarihli kararı ile sözleşmede ne ürün bazlı, ne de tüm gübrelerin ortalamasının alınmasına ilişkin bir açıklık olmaması nedeniyle bu durumda yapılan sözleşmenin konusu iş ve uyuşmazlığa ilişkin işlemlerin gümrük kanunu ve gümrük yönetmeliğinin antrepo rejimleri hükümlerine göre değerlendirilmesi gerektiği, bu nedenle gübre cinsleri bileşimleri ve kimyasal özellikleri farklı olduğundan, gümrük mevzuatı uyarınca aynı yere konulmasının ve birbirleri ile karıştırılmasının veya karışık olarak depolanmasının mümkün olmadığı, gübrelerin cinslerine göre ayrı ayrı bölümlerde depolandığı ve stok kayıtlarında ayrı tutulduğu değerlendirildiğinde ürün bazlı olarak stoklama bedelinin yani gübre cinsi itibariyle 45 günü aşan stoklama bedelinin hesaplanması gerekeceği bu miktarında son bilirkişi raporuna göre 162.312,73 USD olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemenin 16.06.2016 tarihli kararının süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin (Kapatılan 23. Hukuk Dairesi) 19.11.2019 tarih ve 2016/7741 Esas, 2019/4804 Karar sayılı ilamı ile dava konusu sözleşmenin 8.1.9 maddesinde stoklama süresine ilişkin olarak yer alan ortalama ibaresi, davacı şirketin birden fazla cins ve nevide gübre stoklaması yapılacağını bilebilecek durumda olması, ayrıca davacı tarafça davalıya hitaben yazılan 05.09.2008 tarihli yazı içeriğinden, sürenin ürün bazında değil ortalama hesap usulü ile tespit edileceğinin sözleşmenin başında davacının bilgisi dahilinde olduğunun anlaşılması halleri bir arada değerlendirildiğinde, mahkemenin ürün bazlı stoklama ve buna bağlı hesap yapılması yönündeki gerekçesinde isabet bulunmadığı gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasındaki uyuşmazlık, sözleşmedeki stoklama süresi ve parasının hesabının nasıl yapılacağı konularında toplanmaktadır. Her iki tarafta farklı şekilde sözleşmenin ve elleçleme prosedürünün ilgili maddelerinin farklı yorumlamaktadır. Taraflarca dayanılan tüm deliller toplanılarak bilirkişi heyetlerinden rapor alınmıştır. Uyulan Yargıtay ilamı doğrultusunda mahkemece alınan çelişkiyi giderici 09.10.2015 tarihli rapor doğrultusunda, yıllık ortalama da tüm ürünlerin birlikte ortalamasının alınması yöntemine göre hesaplama yapıldığında ise davacı tarafın alacak miktarının 28.314,00 USD olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilin birden fazla cins ve nevide gübre stoklaması yapılacağını bilebilecek durumda olmasının, sürenin ürün bazında değil ortalama hesap usulü ile tespit edileceği sonucu doğuracağı yönündeki değerlendirmenin, sözleşmenin ruhuna aykırılık teşkil ettiğini, sözleşmenin 8.1.9 maddesinde mutabık olunan hesaplama yönteminin ürün bazlı hesaplama yapılması yönünde olduğunu, ortalama hesap usulü esas alınarak karar verilmesinin hatalı olduğunu beyan etmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacıya 08.05.2009 tarihinde gönderilen ihtarname ile 2008-2009 dönemine ait depolama alanlarında bulunana stoklarla ilgili yapılan hesaplamada, yıllık ortalama stok süresinin 49,7 gün olduğu ve 45 günü aşan stoklama süresi bedelinin 27.672,88 USD olduğu, buna uygun faturaların ödendiğinin uygun olmayan faturaların iade edildiğinin davacıya bildirildiğini, bu kapsamda yapılan ödemelerin bilirkişiler tarafından dikkate alınmadığını beyan etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, tarafların 08.03.2007 tarihinde imzaladıkları İskenderun Sarıseki Tesisleri İşletme Hakkı Devir sözleşmesi ve elleçme prosedürü ek sözleşmesi kapsamında, ortalama stok süresini aşan süreye ilişkin hizmet bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2 maddesinin atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 427. ile 439/2 maddelerinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olduğu ve davalı vekili tarafından ilk defa temyiz dilekçesinde ileri sürülen ödeme iddiası yönünden her hangi bir ödeme belgesi sunulmadığı gibi iddianın dayanağı olarak gösterilen 08.05.2009 tarihli ihtarname içeriğinde ödeme yapıldığına dair bir beyanda olmadığı anlaşılmakla; taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harçlarının temyiz eden taraflardan alınmasına, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 11.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/2459, K. 2025/2875, T. 11.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2024-2459-e-2025-2875-k-8dab9a107be5