Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/240 E. 2024/1253 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/240
- Karar No
- 2024/1253
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2256 E., 2023/1993 K. HÜKÜM/KARAR : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/724 E., 2023/1121 K. Taraflar arasındaki konkordatonun tasdiki istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davacının konkordato projesinin tasdik talebinin talebin kabulüne karar verilmiştir. Kararın alacaklılar ... ve ... vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf dilekçelerinin reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı alacaklı Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin yaşanan ekonomik durgunluktan etkilendiğini ve borçlarını ödemede zora düştüğünü, davalıların da verdikleri kefaletler nedeniyle borçlardan sorumlulukları bulunan şirket ortakları olduklarını ileri sürerek, İİK'nın 285 vd. maddeleri gereği konkordato geçici mühleti verilmesini, akabinde konkordato projelerinin tasdikini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Bir kısım alacaklılar vekilleri ibraz ettikleri dilekçeler ile, yargılamaya müdahil olmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacıların konkordato projesinin alacaklılar toplantısında ve sonrasında kullanılan oylar ile İİK'nın 302/2 maddesinde aranan nisabın üzerinde alacaklı tarafından kabul edildiği, şirketin borca batık olmadığı, bu çerçevede projesinin başarıya ulaşma imkanı bulunduğu, davacıların ödeme teklifinin kaynakları ile uyumlu olduğu gerekçesiyle, talebin kabulü ile davacıların konkordato projelerinin tasdikine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde alacaklı Türk Ekonomi Bankası A.Ş. vekili ile Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Alacaklı Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. vekili; oylamaya katılacak alacak tutarlarının belirlenmesi ve depo edilmesi için yaptıkları taleplerle ilgili olumlu ya da olumsuz karar verilmediğini, alacak miktarları dikkate alındığında kullanacakları oyun nisabı doğrudan etkileyecek nitelik taşıdığını, banka kayıtları ile tespiti mümkün olan alacak tutarına itiraz edilmesinin hakkın kötüye kullanılması niteliği taşıdığını, borçluların tutumları alacaklıları zarara uğratmak kastına dayandığından re'sen gözetilmesi gerektiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur. Alacaklı Türk Ekonomi Bankası A.Ş. vekili; somut olayda tasdik şartlarının oluşmadığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, temyiz eden alacaklıların toplantıya katılmadıkları ve oy vermedikleri; bunun için borçlunun inkarı üzerine İcra ve İflas Kanunu'nun 302’nci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca mahkemeye başvurarak oylamaya katılabilecekleri tutarı belirletmedikleri ve son olarak T. Ekonomi Bankası A.Ş.’nin aynı Yasa’nın 308/a maddesi uyarınca itiraz da etmediği gerekçesiyle istinaf dilekçelerinin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde alacaklı Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Alacaklı Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, talep eden borçlular hakkında konkordato geçiçi mühleti verilmesi ve akabinde projelerinin tasdiki istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297 nci maddesinin ikinci fıkrası, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 285 vd., 305 inci maddeleri ile 302 nci maddesinin altıncı fıkrası ve 308/b maddesinin ikinci fıkrası, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 376. maddesi. 3. Değerlendirme 6100 sayılı HMK'nın 297/2. maddesinde; " Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir" düzenlemesine yer verilmiştir. Somut olayda; hükmü temyiz eden alacaklı Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. vekilince, talep eden şirket ve talepçi ...'in dava dışı Modern Kimya ile Ren-Pak Tem. şirketlerinin kredi borçlarına verdikleri kefaletler nedeniyle 12.417.820,31 TL nakit, 530.235,00 TL de gayri nakit alacakları bulunduğu bildirilmiştir. Talepçilerin projelerine tabi adi alacaklar toplamı dikkate alındığında, alacaklı tarafından iddia edilen miktarın ve buna bağlı olarak kullanılacak oyun tasdik nisabını doğrudan etkilecek nitelik taşıdığı sabittir. Yine alacaklı vekilince; gerek celselerde sözlü olarak gerekse de yargılama sürecinde ibraz edilen dilekçelerle, İİK'nın 302/6 ve 308/b-2 maddelerine dayalınarak, çekişmeli hale getirilen alacaklarının tasdik oylamasında hesaba katılıp katılmaması ve ne oranda katılacağına dair karar verilmesi ile kendilerine isabet edecek pay hakkında depo kararı verilmesi talep edilmiş ancak mahkemece HMK'nın 297/2 maddesine aykırı şekilde bu talepler hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi doğru olmamıştır. Kaldı ki; konkordato, borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlunun, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için başvurabileceği kendine özgü bir cebri icra kurumudur. Konkordatoda amaç, elinde olmayan nedenlerle işleri iyi gitmeyen, mali durumu bozulmuş olan ve borçlarını ödeyip faaliyetlerini devam ettirmek isteyen dürüst borçluyu koruyarak mali durumunun iyileşmesini sağlamak ve alacaklıların, borçlunun muhtemel bir iflasına nazaran, daha fazla ölçüde alacaklarına kavuşma olanağı yaratmaktır. İİK'nın 305. maddesinde aranan konkordatonun tasdiki şartları kamu düzenine ilişkin olup, mahkeme bunların varlığını re'sen araştırır. Gerekli koşulların bulunmadığını tespit ederse, talebin reddine karar verir. Bu kararın gerekçesinde, şartlardan hangisinin ya da hangilerinin mevcut olmadığını dayanaklarıyla açıklaması gerekir. Konkordatonun feshi sebeplerinden birinin tasdik aşamasında tespit edilmesi durumunda da tasdik talebi reddedilir. Bahsi geçen maddede sayılan tasdik şartlarından bir tanesi de, konkordato projesinde teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması şartıdır. Borca batıklık ise, borçlunun malvarlığındaki aktif değerler toplamının, pasif değerler toplamını karşılayamaması durumudur. Şirketin borca batık durumda olup olmadığı TTK’nun 376. maddesi uyarınca rayiç değerlere göre tespit edilmelidir. Mahallinde keşif yapılarak, uzman bilirkişi aracılığıyla tespit edilebilen niteliklerine göre kayıtlardaki malvarlığının (örn; araçlar, model ve yaş gibi diğer özelliklerine göre) rayiç tespitinin yapılması mümkündür. Rayiç değerler ve yapılan araştırma ve inceleme sonucu elde edilen gerçekçi verilere göre, bilirkişilerce yeniden oluşturulacak şirket bilançosu (borca batıklık bilançosu) da dikkate alınıp bir sonuca gidilmelidir. Dava teorisindeki genel ilkeden farklı olarak konkordato bir dava olmadığından borca batıklık sadece talep tarihi itibariyle değil, yargılama safhasındaki olumlu veya olumsuz gelişmeler de dikkate alınarak belirlenmelidir. Somut olayda; talepçi şirketin özvarlığının rayiç değer bilançosuna göre (+) 10.217.193,47 TL'ye ulaştığı anlaşılmıştır. Tasdik edilen proje ile; talepçi şirketin anapara borçlarını (faizsiz) hali ile ve, yerleşik emsallere aykırı şekilde, kararın kesinleşmesinden başlayarak 24 ay vadede, ortaklarının ise %82-76-81 gibi yüksek oranlı tenzilatlar ile yine 24 ay vadede ödemesine karar verilmiştir. İbraz edilen komiser heyeti raporları dikkate alındığında; tasdik edilen proje borçlunun aktif değerlerine göre düşük seviyede kalmış, özellikle rayiç özvarlık değeri yüksek olan borçlu bakımından projede faizde tenzilat öngörülmüş ve ödemeler uzun vadeye yayılmıştır. Açıklanan nedenlerle ve ayrıca Ağustos 2023 dönemi net kârı ile 2022 yılı satışlarındaki net büyüme oranı dikkate alındığında, teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması şartının gerçekleştiğinin kabulü mümkün değildir. Bu durumda mahkemece, finansal güçlük içinde bulunmadığı anlaşılan borçlu şirket ve ortaklarının tasdik taleplerinin reddi gerekirken, yazılı gerekçelerle kabulü doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1-Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.