Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/226 E. 2025/790 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/226
- Karar No
- 2025/790
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1440 E., 2023/1301 K. DAVALILAR : ... vekili Avukat ... ve diğer 5 davalı FER'Î MÜDAHİL : Qnb Finansbank Anonim Şirketi vekili Avukat ... İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/637 E., 2021/170 K. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen kararı davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 27.02.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde davacı vekili Avukat ...ile davalılardan ... vd. vekili Avukat ...'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı ilk yüklenici ile davalılar arasında düzenlenen kat karşılığı inşaat sözleşmesinin müvekkiline devredildiğini ve müvekkilinin yüklenici konumuna geldiğini, müvekkili ile davalılar arasında düzenlenen inşaat tamamlama sözleşmesi gereğince müvekkilinin edimlerini yerine getirdiği halde sözleşme gereğince müvekkiline isabet eden dairelerin devredilmediğini ileri sürerek, sözleşme gereği müvekkiline düşen bağımsız bölümlerin tapu kayıtlarının iptali ile müvekkili adına tesciline, mümkün olmadığı takdirde bağımsız bölümlerin dava tarihindeki rayiç değerlerinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalılar ..., ..., ... vekili cevap dilekçesinde; davacı kooperatifin yüklenici sıfatını devralamayacağını, inşaata ilişkin edimlerin tam olarak yerine getirilmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir. 2. Diğer davalılar ve fer’i müdahil vekili; davanın reddini istemişlerdir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 20.04.2021 tarihli kararı ile devir sözleşmesinin geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 20.04.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 09.02.2022 tarihli kararı ile, yapı kullanma izninin alınmadığı, çevre düzenlemesi, sosyal donatı ve spor alanlarının yapılmadığı, sözleşmede kararlaştırılan 60/112 paylı 3 adet dükkan ediminin yerine getirilmediği, arsa sahiplerine bırakılacak dairelerin inşaat işlerinin eksik bırakıldığı, davalıların gecikmeden kaynaklanan tazminatlarının karşılanmadığı, sözleşmede kararlaştırılan son % 25 oranındaki teminat dairelerinin tapusunun tesciline hak kazanılmadığı, ancak yüklenicinin ifayı tamamladıktan sonra her zaman tapu iptal ve tescil talebinde bulunabileceği ve yeniden dava açılabileceği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 09.02.2022 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, Bölge Adliye Mahkemesince kararın gerekçesinde hata edilmiş ise istinaf başvurusunun kabulü ve yerel mahkeme kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulması gerekirken, istinaf başvurusunun esastan reddi ile İlk Derece Mahkemesi'nin gerekçesinin değiştirilerek hüküm kurulmasının hatalı olduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yüklenicinin sözleşmeye, fen ve sanat kurallarına uygun eksiksiz ifada bulunması, edimleri tam olarak yerine getirmesi ile arsa sahiplerine düşen bağımsız bölümlerin ve ortak alanların inşaatını tamamlayıp iskan alması gerekirken davaya konu somut olayda; yapı kullanma izninin alınmadığı, çevre düzenlemesi, sosyal donatı ve spor alanlarının yapılmadığı, sözleşmede kararlaştırılan 60/112 paylı 3 adet dükkan ediminin yerine getirilmediği, arsa sahiplerine bırakılacak dairelerin inşaat işlerinin eksik bırakıldığı, davalıların gecikmeden kaynaklanan tazminatlarının karşılanmadığı, sözleşmede kararlaştırılan son % 25 oranındaki teminat dairelerinin tapusunun tesciline hak kazanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde, İlk Derece Mahkemesi kararındaki ret gerekçesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki ret gerekçesinin farklı olduğunu, teminat maddesinin müvekkile karşı ileri sürülmesinin mümkün olmadığını, bu maddenin sözleşmede yer almadığını, bağımsız bölümlerin tamamlanıp davalılara teslim edildiğini, davalıların 3. kişilere de daire sattıklarını, sosyal donatı, spor alanları ve dükkan imalatını içerir inşaat projesinin arsa malikleri tarafından değiştirilmiş olup müvekkilince tadilat proje ve ruhsatına uygun olarak imalatların tamamlandığını, 3347 Ada 1 Parsel için 07.12.2022 tarihli ve 3346 ada, 1 parsel için 14.06.2023 tarihli yapı kullanma izinlerinin alındığını, 04.08.2012 tarihinde akdedilen protokolün 2. maddesi ile yer sahiplerinin B-C-D blokların eksik işlerine ilişkin olarak bedel talep etmeyeceklerini kabul ettiklerini, imalatı 3. kişinin tamamlamadığını beyan emektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosyanın içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde alacak istemine ilişkindir. 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 357. maddesine göre ise bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinde karşı dava açılamaz, davaya müdahale talebinde bulunulamaz, davanın ıslahı ve 166. maddenin birinci fıkrası hükmü saklı kalmak üzere davaların birleştirilmesi istenemez. Dava konusu somut olayda arsa malikleri ...,... ve ...ile dava dışı yüklenic...arasında... 7. Noterliği’nin 04.07.2005 tarih ve 6354 yevmiye numaralı arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlenmiş, 11.05.2006 tarih ve 15423 yevmiye numaralı devir sözleşmesi ile inşaat davacı yükleniciye devredilmiş, davacı ile arsa sahipleri arasında 04.08.2012 tarihli inşaat tamamlama sözleşmesi düzenlenmiştir. Taraf teşkili kamu düzeninden olup, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan davalarda sözleşmenin tüm taraflarının davada yer alması zorunludur. Dava arsa maliki ...’e karşı açılmış olup, diğer arsa malikleri... ve ...’ın davada yer almadıkları dosya kapsamından anlaşıldığından davacıya arsa malikleri... ve ...hakkında dava açması için uygun ve kesin süre verilmesi ve dava dosyasının işbu dosya ile birleştirilmesi suretiyle taraf teşkilinin sağlanması gerekmektedir. Ancak HMK’nın 357. maddesi gereğince bölge adliye mahkemesinde davaların birleştirilmesi istenemeyeceğinden bu hususun ilk derece mahkemesinin görev ve yetki alanına girdiği gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesince kaldırma kararı verilip dosyanın İlk Derece Mahkemesi'ne iade edilmesi gerekirken, esas hakkında karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. 2. Bursa 7. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2016/484 Esas ve 2018/553 Karar sayılı dava dosyasında davacı yüklenici vekilince davalı ... aleyhine açılan davada davacı vekili arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince müvekkiline devredilmesi gereken bağımsız bölümlerin devredilmediğini ileri sürerek, bağımsız bölümlerin müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. HMK’nun 166. maddesine göre, aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar. Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır. Dava konusu somut olayda, her iki davanın tarafları ve konusu aynı olup, uyuşmazlığın aynı sözleşmeden kaynaklandığı anlaşıldığından İlk Derece Mahkemesince sözü edilen dava dosyasının işbu dava dosyası ile birleştirilme imkanı var ise birleştirilerek yargılamaya devam edilmesi, birleştirme imkanı yok ise dava dosyasının akıbeti dikkate alınarak oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekmektedir. 3. Bozma nedenine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davacıya verilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.