Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/1943 E. 2025/1864 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1943
- Karar No
- 2025/1864
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/645 E., 2024/351 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2015/303 E., 2018/880 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 06.05.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ...'nin gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 04.03.2011 tarihli danışmanlık ve hizmet alımı işi sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin 5. maddesine göre müvekkili tarafından yüklenilen iş karşılığında müvekkiline 700.000,00 TL + KDV ödeme yapılmasının gerektiğini ancak 675.500,00 TL tutarlı, 30.12.2014 tarihli ve 423 numaralı fatura alacağının ödenmemesi nedeniyle başlattıkları icra takibinin davalının itirazı neticesinde durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile %20 icra inkâr tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının sözleşme ile üzerine düşen edimleri gereği gibi ifa etmemesi nedeniyle ilk ödemeden sonra davacı lehine hak ediş düzenlenmediğini ve yine bu nedenle davacının da zamanında fatura tanzimi yoluna gitmediğini, alacağı ispat yükünün davacıda olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dayanak sözleşme kapsamında takibe konu edilen fatura içeriği edimlerini yerine getirdiğini ispata yönelik delil - belge sunmadığı, sözleşme kapsamındaki görevinin sadece denetleme ve koordine etme olarak tanımlanamayacağı, ayrıca sözleşmenin 3. maddesinde düzenlenen mühendislik hizmetlerinden de sorumlu olduğu, bunu kendisinin yapması yahut 3. şahıslara yaptırmasının ücrete hak kazanma bakımından farklılık yaratmayacağı, davacı vekilinin 19.09.2018 tarihli duruşmada yemin deliline dayandıklarını beyan ettiği, sunulan yemin metninin davalı şirkete tebliğ edildiği, davalı şirket yetkilisinin katıldığı 28.11.2018 tarihli duruşmada yeminli olarak alınan beyanında, davacının dayanak sözleşme kapsamındaki hizmetleri sadece 08.08.2011 tarihli faturanın ödemesi yapılana kadar yerine getirdiğini, bu fatura bedelinin ödenmesinden sonra işin bırakıldığını, davacının şantiyeyi terketiğini, davacının bakiye iş bedelini hak etmediğini, davacıya 675.550,00 TL borçları olmadığını beyan ettiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinafta duruşma istemlerinin gerekçesiz reddedildiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin yanlış nitelendirildiğini, vekalet ve eser sözleşmesi ile ilgisi bulunmadığını hukuki ilişkinin hizmet sözleşmesi niteliğinde olduğunu, hatatlı rapora itibar edildiğini, itirazlara rağmen yeni rapor alınmadığını, bilirkişilerin konunun uzmanı olmadıklarını, sözleşmenin 2. maddesinin lafzından da anlaşılacağı üzere davacı ediminin sayılan işlerin 'yaptırılması' olduğunu, işlerin kendi SGK'lı elemanlarınca yapılması zorunluluğu bulunmadığını, Anasözleşme tutarı 8.999.007,00 TL iken piyasa koşulları uyarınca 1.350.000,00 TL (%15'ten) olması gereken danışmanlık ücretinin 700.000,00TL olarak kararlaştırılmasının bilirkişilerce dikkate alınmaksızın kanaat oluşturulduğunu, sunulan hukuki mütalaanın dikkate alınmadığını, işin yapılmadığını ya da eksik yapıldığını, ispat külfetinin davalıda olduğunu, e-posta içerikleri ile tanık beyanlarının dikkate alınmadığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Sonuç Uyuşmazlık; taraflar arasındaki hizmet sözleşmesine dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dairemizdeki duruşmada vekille temsil olunan davalı yararına takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.