Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/15 E. 2025/997 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/15
Karar No
2025/997
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/149 E., 2023/301 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında mezbahane yapım işi konulu sözleşme imzalandığını, işin geç teslim edilmesi nedeni ile davalı tarafından 44 gün gecikme cezası kesildiğini, ancak gecikmenin davalının hakediş ödemelerini yapmamasından kaynaklandığını, davalının bu husustaki yanlışını kabul ettiğini ve 44 günlük gecikme cezasını sildiğini, davalının 21.01.2019 tarih ve 97468859-755.05-1721 oluru ile 44 takvim günü ilave süre uzatımı verilerek, kesilen 44 günlük gecikme cezasının iadesine karar vermesine rağmen iade edilmediğini, davalının 44 günlük cezai kesintiyi iade etmemesinin sebebini hakedişlere ihtirazi kayıt düşülmemesi olarak belirttiğini, davalı tarafından cezanın iadesine karar verilen tarihin 21.01.2019 olduğunu, hakedişlerden yapılan kesinti tarihinin ise bu tarihten daha önce olduğunu, dolayısıyla davacıdan hakedişlerden kesinti yapıldığı tarihte kendisine verilmiş olan bir ek süre kararı henüz ortada yok iken itirazda bulunmasının beklenemeyeceğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000,00 TL’nin temerrüt tarihinden itibaren tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah yoluyla talebini 201.339,60 TL’ye artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın 21.11.2017 tarihinde işe başladığını, işin bitim süresi 20.05.2018 iken yükleniciye 70 gün ek süre verilerek işin bitim tarihinin 29.07.2018 olarak belirlendiğini, davacının hakedişinden kesilen bedeller yönünden hakedişlere itiraz etmediğini, işi süresinde tamamlamayanın yüklenici olduğunu, hakediş ödemelerinde davacının itiraz kaydı bulunmadığını, buna rağmen dava ile kesintinin faiziyle talep edilmesinin davacının iyi niyetli olmadığını kanıtladığını, 29.07.2018 tarihli tutanak incelendiğinde; davacının halen eksik işleri olduğunun ve eksik işleri bitirmediğinin anlaşıldığını, kusurun davacıda olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 18.11.2021 tarihli kararı ile gecikmenin davalıdan kaynaklandığının kabul edilmesine rağmen daha sonra ihtirazi kayıt bulunmadığından kesintilerin iade edilmeyeceğinin ileri sürülmesinin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile; 201.339,60 TL alacağın temerrüt tarihi olan 30.04.2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 18.11.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 02.02.022 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 02.02.022 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, dava konusu sözleşmenin, 17.11.2017 tarihinde ... ile ...İnş. ve Tic. Ltd. Şti.-Mustafa Küyük-Lider Yapı İş Ortaklığı arasında imzalandığı, davanın sadece ortaklardan ...İnş. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından açıldığı, diğer ortakların davaya muvafakat verdiğine dair dosyada herhangi bir delil bulunmadığı, adi ortaklıkta davanın, tüm ortaklar tarafından birlikte açılması zorunlu olduğundan, mahkemece; davacıya davada yer almayan adi ortağın davaya muvafakatinin sağlanması için süre verilmesi, muvafakat sağlanamazsa; adı geçen hakkında bu davayla birleştirilmek üzere dava açtırılıp, bu şekilde taraf teşkili tamamlandıktan sonra işin esasına girilip, davanın sonuçlandırılması gerektiği belirtilerek bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile gecikmelerin yaşanmasında davacının kusurunun bulunmadığı ve hakediş ödemelerinin geç yapılmasından kaynaklandığı ve ceza kesintilerinin iadesinin gerektiği, davalının da kabulünde olduğu, davalının 21.01.2019 tarihli yazısından anlaşıldığı, gecikmelerin yaşanmasında davacının kusuru olmadığına göre ceza kesintilerinin de temelsiz kaldığı, davacının 10 nolu hakediş raporunda ihtirazi kaydı bulunduğu da gözönüne alındığında, davalı tarafça 44 günlük ceza kesintisinin iade edilmesine ve gecikmenin davalıdan kaynaklandığının kabul edilmesine rağmen daha sonra ihtirazi kayıt bulunmadığından iade edilmeyeceğinin ileri sürülmesinin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olacağı, 44 günlük ceza kesintisinin davacıya iadesi gerektiği belirtilerek, davanın kabulü ile 201.339,60 TL alacağın temerrüt tarihi olan 30.04.2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. Kesintilerin davacının gerek icra müdürlüklerinde gerek temlik borçlusu olmasından kesildiğini, b. Hakedişlere ihtirazi kayıt konulmadığını, c. İşin geciktirildiğini, 29.02.2018 tarihli tutanakta işte hala eksiklikler olduğunun belirtildiğini, d. Bilirkişilerin hukuki ve sözleşmesel konuda yeterli olmadığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan gecikme cezası kesintisine yönelik alacak istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 12.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/15, K. 2025/997, T. 12.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2024-15-e-2025-997-k-141e5a665b7e