Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/1492 E. 2024/3390 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1492
Karar No
2024/3390
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/817 E., 2024/141 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Milas 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tic. Mah. Sıf.) SAYISI : 2018/545 E., 2021/52 K. 1- İlk Derece Mahkemesince, kooperatif üyeliğinin tespiti, tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde maddi tazminat davasında davacının yükümlülüklerini yerine getirmediğinden üyelikten çıkarılmasına karar verildiği, davacının tebliğ edilen ihtara ve çıkarma kararına karşı uzun süre beyanda bulunmadığı ve dava açmadığı, davacının talebinin iyiniyet kapsamında değerlendirilemeyeceği, denkleştirici adalet ilkesi gereğince yapmış olduğu ödemeyi isteyebileceği gerekçesiyle, davacının üyeliğin tespitine, tapu iptali ve tescil talebinin reddine, terditli olarak talep ettiği alacak davasının kısmen kabulüne, 11.780,60 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. 2- İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesince davacının, davalı kooperatiften ihraç edildiğini öğrendiği ve buna yönelik davalıya hitaben dilekçeler yazdığı, davacının bu dilekçeleri inkâr etmediği, davacı davalının bilirkişi raporuna itirazla birlikte sunduğu bu delillerin süresinden sonra verilmesi sebebiyle hükme esas alınamayacağını belirtse dahi davacının ihracı ile açılan dava arasında 30 yılı geçkin bir süre olduğu, bu itibarla uzun süre sessiz kalan ve aidatlarını takip etmeyen davacının üyelik tespiti isteminin TMK'nın 2. maddesindeki iyiniyet kurallarına aykırılık teşkil edeceği, raporda yapılan hesaplamaların denkleştirici adalet ilkesine uygun şekilde dava tarihi itibariyle istenebilecek bedeli tespit ettiği, son olarak davacının süresi içinde verdiği 01.06.2021 tarihli istinaf dilekçesinde açıkça vekâlet ücretini istinaf başvurusuna konu etmediği, istinaf başvuru süresi sona erdikten sonraki 15.11.2021 tarihli dilekçesinde vekâlet ücretini istinafa konu ettiği, vekâlet ücretine yönelik bu başvurunun hem süresinden sonra olması hem de re’sen gözetilecek hususlardan da olmaması sebebiyle yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. 3- Bu karara karşı süresinde davacı vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Kamu düzenine aykırılık hallerinin re'sen gözetildiği, istinaf nedenleriyle sınırlı ve usulüne uygun olarak istinaf inceleme ve denetiminin yapıldığı; dosya içeriği, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi kararına ilişkin davacı vekilinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan kararın ONANMASINA, alınması gereken harç peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 10.10.2024 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/1492, K. 2024/3390, T. 10.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2024-1492-e-2024-3390-k-976abecdb893