Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/1477 E. 2024/4810 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1477
Karar No
2024/4810
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/183 E., 2024/290 K. KARAR : Esastan Red İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/88 E., 2023/499 K.

Davacı vekili, müvekkilleri ile davalı yüklenici arasında 12/03/1999 tarihinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, yapılan sözleşmeye göre davalı yüklenici firmaya ait olması kararlaştırılan tapu devirlerinin yapılmadığını, bağımsız bölümlerin müvekkilleri adına kayıtlı olmasından dolayı müvekillerinin bir takım riskler taşıdığını gerekli devir temlik ve tescil işlemlerinin yapılması hususunda davalı yüklenici firmanın ihtar edildiğini, ancak verilen süre içerisinde bunların yerine getirilmediğini, belirtilen nedenlerle, taraflar arasındaki kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile kararlaştırılan dava konusu parseldeki 1 no.lu bağımsız bölümün 1/2 hissesi, 6, 9, 10, 11 ve 12 numaralı mesken niteliğinde bağımsız bölümlere ilişkin kat irtifaklı arsa paylarının müvekkilleri adına olan tapu kayıtlarının iptali ile üzerindeki her türlü takyidat ve mükellefiyetleriyle birlikte davalı şirket adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiş, 19.01.2016 tarihli ıslah dilekçesiyle de, 1 nolu taşınmazın dava dilekçesinde 1/2'sinin tescilini talep etmiş iseler de taleplerini kısmi ıslah suretiyle artırarak 1 no.lu bağımsız bölümün tamamının davalı adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı yüklenici süresinde cevap dilekçesi sunmamıştır.

İlk Derece Mahkemesince; taraflar arasındaki sözleşmede 2. kat arka cephede bulunan 8 no.lu bağımsız bölümün hem arsa sahiplerine, hem de yükleniciye verilmesi şeklinde düzenleme yapıldığı, 6 no.lu bağımsız bölümün ise paylaşımda yer almadığı ve bu suretle belirsizliğin oluştuğu, Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2004/217 Esas sayı ile taraflar arasındaki sözleşme kapsamında görülen ve Yargıtay onaması ile kesinleşen davada 8 no.lu bağımsız bölümün davacı arsa sahiplerine ait olduğu kabul edilerek karar verildiği, bu nedenle 6 no.lu bağımsız bölümün davalı yükleniciye, 8 no.lu bağımsız bölümün ise davacı arsa sahiplerine ait olduğunun kabul edildiği, 1 no.lu bağımsız bölümün sözleşmede 1/2'şer hisse ile davacılar ve davalı adına kaydedilmesi öngörülmekle, her ne kadar 20/05/2003 tarihli davacılar ile davalı şirket arasında imzalanan adi yazılı sözleşmede bu taşınmazın 1/2 hissesinin davalı yükleniciye tapuda ferağının verileceği belirtilmiş ise de, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesindeki edim yükümlülüklerinin değiştirilmesine yönelik sözleşmelerin resmi şekilde ve noter huzurunda yapılmaması halinde geçersiz olduğu dikkate alınarak, 1 no.lu bağımsız bölümdeki 1/2 pay ile 6, 11 ve 12 no.lu bağımsız bölümler bakımından davacı talebinin sabit olduğu, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 7. maddesinde yapı kullanma belgesi alınması yükümlülüğü davalı yükleniciye verildiğinden bu hüküm gözetilerek, taraflar arasındaki sözleşmenin tamamen ifası ve tasfiyesinin sağlanabilmesi amacıyla, davalı ve davacı vekiline yapı kullanma izin belgesinin alınması için süre verildiği ancak taraflarca yerine getirilmediği bu nedenle 9 no.lu bağımsız bölüm yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği, 10 no.lu bağımsız bölümün ise davacılar dışında 3. kişi adına kayıtlı olması nedeniyle aktif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi tarafından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bu karara karşı davacı vekilince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

Davacılar davalı tarafla yaptıkları arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince yükleniciye bırakılan 1, 6, 9, 10, 11, ve 12 no.lu bağımsız bölümlerin kendi adlarına tapuda tescil edildiği ancak yüklenicinin bu tapuların intikaline yanaşmadığını belirterek, yükleniciye ait olan bu taşınmazların kendi adlarından terkini ile yüklenici adına tescilini talep etmişlerdir.

Davacıların sözleşmenin tasfiyesine dair dava dilekçesinde ve aşamalarda talepleri olmadığından davacılar adına kayıtlı 1, 6, 11, 12 no.lu bağımsız bölümler ile 9 no.lu bağımsız bölümdeki davacılar adına olan hisselerin davalı şirket adına tesciline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar vermesi hatalı olmuş, kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; İlk Derece Mahkemesi kararı ile bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle HMK'nın 373/1. maddesi gereğince Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31 Hukuk Dairesi kararı KALDIRILARAK; Ankara 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 07.12.2023 tarih ve 2023/88 Esas 2023/499 Karar sayılı kararının BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesine GÖNDERİLMESİNE,

Peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine,

11.12.2024 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/1477, K. 2024/4810, T. 11.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2024-1477-e-2024-4810-k-c9eb931c7b58