Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/1347 E. 2024/3509 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1347
Karar No
2024/3509
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1788 E., 2024/61 K. ASIL VE BİRLEŞEN 2014/466, 2014/536, 2015/9, 2015/137 ESAS SAYILI DOSYALARDA BİRLEŞEN 2015/137, 2015/31, 2015/374 ESAS SAYILI DOSYALARDA İLK DERECE MAHKEMESİ: İzmir 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/107 E., 2020/136 K. 1- İlk Derece Mahkemesince; asıl ve birleşen muvazaa hukuki nedenine dayalı sıra cetveline itiraz davalarında, davalı alacaklı ile borçlu şirket arasında fiktif bir ilişki bulunmadığı, süregelen ticari faaliyetlerin söz konusu olduğu belirtilerek, asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir. 2- İlk Derece Mahkemesi kararına karşı asıl ve birleşen 2014/466-536, 2015/9-137 E. sayılı dosyalarda davacı vekili, birleşen 2015/137-31-374 E. sayılı dosyalarda davacı vekili ile birleşen 2014/545, 2015/5-169 E. sayılı dosyalarda davacı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesince, davalının ve borçlunun usulüne uygun tutulmuş ticari kayıtları ile vergi dairelerine ibraz ettikleri BA ve BS formlarının birbirleriyle uyumlu olup, aynı miktarları içerdikleri, iki firma arasında süregelen ticari ilişki bulunduğu belirtilerek, istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. 3- Bu karara karşı süresinde asıl ve birleşen 2014/466-536, 2015/9-137 E. sayılı dosyalarda davacı vekili ile birleşen 2015/137-31-374 E. sayılı dosyalarda davacı vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: 3-a)Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması halinde anılan Kanun'un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz isteminin reddine karar vermek gerekir. Dosya kapsamından; birleşen 2015/9-374 E. sayılı davalara konu sıra cetvellerinde paylaştırmaya esas alınan bedellerin 136.909,43 TL ve 241.045,44 TL olduğu anlaşılmıştır. Tarafların bu cetveller nedeniyle yararlanabilecekleri maksimum tutar ancak bu bedeller kadar olabilecektir. Tespit edilen bu bedellerin, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL'nin altında kalması dikkate alındığında, birleşen 2015/9 E., 2015/374 E. sayılı dosyalarda davacı vekillerinin temyiz istemlerinin miktar itibarıyla reddine karar vermek gerekmiştir. 3-b)Kamu düzenine aykırılık hallerinin re'sen gözetildiği, istinaf nedenleriyle sınırlı ve usulüne uygun olarak istinaf inceleme ve denetiminin yapıldığı; dosya içeriği, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yine; dava dışı borçludan ödeme maksadıyla alınan bir kısım çek ve bonoların, piyasada davalı çeklerinin protestoya düştüğünün görülmesi üzerine, davacı tarafından iade edilip kısmi nakit ödeme alınmasının ticari hayatın olağan akışına uygun olduğu anlaşıldığından, temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda 3-a numaralı bentte açıklanan nedenlerle, birleşen 2015/9 E. ve 2015/374 E. sayılı davalarda davacı vekillerinin temyiz istemlerinin miktar itibarıyla reddine, 3-b numaralı bentte açıklanan nedenlerle, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi kararına ilişkin asıl ve birleşen 2014/466-536, 2015/137 E. sayılı dosyalarda davacı vekili ile birleşen 2015/137-31 E. sayılı dosyalarda davacı vekilinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan kararın ONANMASINA, asıl ve birleşen dosyalarda davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, alınması gereken harç peşin olarak yatırıldığından birleşen dosyalarda davacı ....'den yeniden harç alınmasına yer olmadığına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 17.10.2024 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/1347, K. 2024/3509, T. 17.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2024-1347-e-2024-3509-k-3b01f9acb132