Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/1202 E. 2024/1008 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1202
- Karar No
- 2024/1008
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2008/2 E., 2011/431 K. HÜKÜM : Usulden ret Taraflar arasında görülen alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın usulden reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalının ... ilçesi ... ...-... parsel sayılı taşınmazların maliki olduğunu, davalı ile dava dışı kooperatif arasında kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeye göre, arsa sahibine isabet eden dairelerden davalının davacı ...'ya 7 adet ve diğer davacı ...'ya 5 adet dairenin satılmasını taahhüt ettiğini, dairelerin bedellerinin peşin olarak ödendiğini, davalının ise sözleşmede kararlaştırılan vaat ettiği daireleri davacılara teslim etmediğini ileri sürerek, dava konusu taşınmazların davacılar adına tapuya tesciline, aksi halde gayrimenkullerin değerlerinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin iptali için davanın açıldığını, bu davanın sonucunun beklenilmesi gerektiğini, sözleşmelerin ifasında hukuki ve filli imkansızlık bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, davacıya eksik olduğu tespit edilen avansı ödemesi için süre verildiğini, iki haftalık kesin sürede eksik gider avasının ikmal edilmediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın 1086 sayılı Yasa zaman bakımından süresinde açılmış olması karşısında HMK'nın 115 nci maddenin uygulanamayacağını, gider avansı tarifesinin 4 ncü maddesi uyarınca gider avansı tebligat, bilirkişi ücreti ve diğer iş ve işlemler için dava açılırken alınması gereken bir tutar olduğunu, dava şartı olmayan HMK'nın 324 üncü maddesinde düzenlenen tarafların ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen ve verilen süre içinde yatırılmak zorunda olan avansın yatırma yükümlülüğü yerine getirilmezse diğer tarafın bu avansı yatırabileceği aksi halde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılacağını, her iki avansın niteliği ve yaptırımının farklı olduğu, davanın açılması ile tüm işlemlerin tamamlandığını, tahkikat aşamasına geçildiğinden HMK 324 maddesi uyarınca sonuca gidilmesi gerektiğini, tamamlanmış işlemden sonra yürürlüğe giren tarifeye göre gider avansının ödenmesi istenemeyeceğini, kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, HUMK döneminde açılan davada dava dilekçesinde belirtilen delillerin ikamesi için sonradan yürürlüğe giren Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 120 nci maddesi uyarınca gider avansı yatırması için verilen kesin sürede ikmal edilmemesinin istenip istenmeyeceğine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3 ncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun (1086 sayılı Kanun) 427 nci ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Dava, 12.12.2007 tarihinde açılmıştır. Davanın açıldığı tarih itibariyle yürürlükte olan 1086 Sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nda gider avansı alınmasına yönelik bir düzenleme mevcut değildir. 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK’nun 114/g maddesinde ise, gider avansı dava şartı olarak düzenlenmiştir. 2. 6100 sayılı HMK'nun 448 nci maddesine göre: “Bu Kanun hükümleri, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhâl uygulanır.” düzenlemesi yer almakta olup, anılan düzenlemeye göre; 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümleri tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhal yürürlüğe girecektir. 3. Gerek 6100 sayılı HMK'nın 120 maddesi, gerekse; Hukuk Muhakemeleri Kanunu Uygulama Yönetmeliği’nin 45. maddesindeki düzenlemelere göre; tarifede sayılan gider avanslarının dava dilekçesi ile davanın açılması sırasında mahkeme veznesine yatırılması gereken gider olması nedeni ile, dilekçeler aşamasının tamamlanmış bulunması ve HMK’nın 448 maddesinin açık hükmü karşısında, HMK’nın 120. maddesinin uygulanması mümkün değildir. Bu nedenle; 1086 sayılı HUMK'nın yürürlükte olduğu 01.10.2011 tarihinden önceki dönemde açılan bu dava için yapılacak masraflar nedeniyle istenilecek giderlerin delil avansı olarak kabul edilip, HMK’nın 324 üncü maddesi uygulanmak suretiyle sonuca gidilmesi gerekir. 4. Yapılan açıklamalar doğrultusunda; uyuşmazlığa konu davanın 1086 sayılı HUMK zamanında açılmış bulunması, dilekçelerin teati aşamasının geçip, tahkikat aşamasına geçilmiş bulunduğu gözetilerek, bu aşamada, sadece HMK’nun 324 maddesi uyarınca delil avansı istenebileceği gözden kaçırılarak, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle, Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcın istek hâlinde ilgilisine iadesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.