Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/116 E. 2025/2016 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/116
- Karar No
- 2025/2016
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1044 E., 2023/1013 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/142 E., 2023/132 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davalı iş sahibi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA 1. Asıl İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/142 (2016/500) Esas sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde; davacı yüklenici ile davalı iş sahibi arasında davalı tarafından işletilen ... Hotel'in bir kısım inşaat işlerinin yapılması için üç ayrı sözleşme imzalandığını, sözleşmelerin toplam bedelinin 3.924.674,62 TL olduğunu, sözleşmelere konu işler ile birlikte sözleşme dışı bir kısım işlerin yapılarak teslim edildiğini, davacı yüklenici tarafından 4.555.184,00 TL bedelli fatura düzenlendiğini, davalı iş sahibi tarafından sözleşme konusu işler bedelinin ödendiğini, fatura bedelinden 630.509,38 TL'nin ödenmediğini, sözleşme dışı ilave imalât bedelinin 1.116.189,37 TL olduğunu, fatura edilmeyen sözleşme dışı imalat bedelinin 485.681,40 TL olduğunu, ödenmeyen fatura bedeli yönünden başlatılan icra takibinin itiraz üzerine durduğunu belirterek İstanbul 3. İcra Dairesi'nin 2016/11842 Esas sayılı dosyasında itirazın iptaline, icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. 2. Birleşen İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/1023 Esas sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde; asıl dava dilekçesindeki açıklamalarını tekrar ederek fatura edilmeyen 444.609,40 TL ilave iş bedeli alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Asıl İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/142 (2016/500) Esas sayılı dosyasında davalı vekili cevap dilekçesinde; fatura düzenlenmesinin alacağın varlığını ispat etmeye yeterli olmadığını, alacağın talep edilebilir nitelikte olmadığını, hakediş düzenlenmediğini, sözleşme şartlarının yerine getirilmediğini, sözleşmede ilave işler bedelinin hesaplanma yönteminin belirlendiğini, taraflar arasında mutabakat bulunmadığını, sözleşmenin ilgili hükümleri uyarınca fatura bedelinin ödenmesi şartlarının oluşmadığını, sözleşme kapsamında davacı yüklenicinin geçici kabul başvurusunda bulunmadığını, davalı iş sahibinin eseri teslim aldığı ve ayıp, hata ile eksikliklere ilişkin ihtarının bulunmadığının gerçeği yansıtmadığını, takibin haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. 2. Birleşen İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/1023 Esas sayılı dosyasında davalı vekili cevap dilekçesinde; asıl davaya ilişkin cevap dilekçesinde yazılı hususları tekrar ederek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı yüklenici ... ile iş sahibi ... Anonim Şirketi arasında davalı tarafından işletilen otelde bir kısım inşaat işlerinin yapılmasıyla ilgili üç ayrı sözleşme imzalandığı, kaldırma kararı sonrasında düzenlenen 14.11.2022 tarihli raporun dosya kapsamına ve taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine uygun olduğu, hükme esas alınabilir nitelikte bulunduğu gerekçesiyle rapora itibar edilerek asıl davanın kabulüne, 630.507,97 TL alacak için itirazın iptaline, icra inkâr tazminatı talebinin reddine, birleşen davanın 444.603,37 TL için kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde asıl ve birleşen davada davalı iş sahibi vekili ile katılma yolu ile asıl ve birleşen davada davacı yüklenici ve temlik alan davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile asıl ve birleşen davada esasa ilişkin verilen kararın yerinde olduğu, ancak asıl dava yönünden icra inkâr tazminatına hükmedilmemesinin hatalı olduğu gerekçesiyle asıl dava yönünden istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurularak asıl davanın kabulüne, 630.507,97 TL alacak için itirazın iptaline, icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, birleşen davanın ise 444.603,37 TL yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Asıl ve birleşen davada davalı iş sahibi vekili temyiz dilekçesinde; fatura düzenlenmiş olmasının alacağın varlığını kanıtlamaya yeterli olmadığını, sözleşme kapsamında geçici ve kesin kabul yapılmadığını, işin süresinde yapılıp yapılmadığının incelenmediğini, uygulanması gereken gecikme cezalarının hesaplanmadığını, bilirkişi tarafından yapılan iş miktarının 4.213.115,84 TL olarak tespit edildiğini, ilave iş yapılmadığının açık olduğunu, sözleşmenin 20. maddesinde ilave işlerin fiyatlandırma usulünün belirlendiğini, yapılan işlere ilişkin metraj kontrol edilmeden yüklenici faturasının kabul edilmiş olmasının ve mutabakat yapılmasının alacağı istenilebilir hale getirmeyeceğini, sözleşmenin 40.3 maddesi kapsamında hakediş düzenlenmediğini, kesin hakediş yapılmadığını, yükleniciden kesilmesi gereken nefaset veya gecikme cezası gibi cezaların belirlenmediğini, bilirkişi tarafından yapılması gerekenin tasfiye hesabının yapılması ve bu kapsamda nefaset kesintileri ve gecikme cezalarının da hesaplanması olduğunu, bilirkişiler tarafından yapılan işte yer alan eksikliklerin tespit edilmediğini, teknik şartnameye uygun olarak işin yapılıp yapılmadığının belirlenmediğini, hükme esas alınan raporun hatalı değerlendirmeler içerdiğini, yapılan ölçümlerin sözleşme ve teknik şartnameye uygun olarak yapılmadığını, işin süresinde yapılıp yapılmadığının ve gecikme nedeniyle uygulanması gereken ceza miktarının tespit edilmediğini, 02.01.2015 tarihli sözleşmelere konu işte 122 gün, 16.01.2015 tarihli sözleşmeye konu işte ise 99 gün gecikme bulunduğunu, eksik ve hatalı imalâtlara ilişkin iddialarının incelenmediğini, kesin hesap hakedişi düzenlenmeden bilirkişilerce iş bedelinin tespit edildiğini, sözleşmenin götürü bedel olduğunu, birim fiyat olmadığını, götürü bedelli olarak imzalanan sözleşme kapsamında ilave işler bedelinin talep edilemeyeceğini, iddia edilen ilave işlerin bedelinin sözleşmeler kapsamındaki bedelden % 10'dan dahi fazla olmadığını, icra inkâr tazminatı koşullarının oluşmadığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, asıl davada eser sözleşmesi kapsamında ilave iş bedeli nedeniyle başlatılan icra takibine itirazın iptali; birleşen davada eser sözleşmesi kapsamında ilave iş bedeli nedeniyle alacak istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, asıl ve birleşen davada davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,14.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.