Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/1155 E. 2024/4732 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1155
- Karar No
- 2024/4732
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/3039 E., 2024/143 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziosmanpaşa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/295 E., 2021/447 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 10.12.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde davacı vekili Avukat ..... ile dahili davalı ... vekili Avukat ... geldiler. Tebligata rağmen başka gelen olmadığı anlaşılmakla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: Taraflar arasında imzalanan 26.08.2008 tarihli adi yazılı arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca davacı yüklenici sözleşme uyarınca tarafına düşen bağımsız bölümlerin adına tescilini talep etmiş, İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; dava konusu taşınmazın davalı arsa sahibi tarafından yargılama devam ederken dahili davalı ...'e satıldığı, HMK'nın 125. maddesi uyarınca davacı vekilinin seçimlik hakkını taşınmazın tescilinden yana kullandığı, dahili davalının, davacının alacak talebinden haberdar olduğuna ilişkin bir delilin bulunmadığı, iyi niyetle taşınmaz devralan dahili davalıdan tapu iptal ve tescil talep edilmesinin mümkün olmadığı, tapu kütüğündeki tescile iyi niyetle dayanarak mülkiyet kazanan ve mülkiyet hakkına dayanarak taşınmazda iyileştirmeler yapan dahili davalının bu kazanımının korunmasının gerektiği, tescile ilişkin davacı talebinin yerinde olmadığı, sözleşmenin şekle aykırı olduğu, binanın iskanının bulunmadığı, taşınmazın tapuda arsa vasfıyla kayıtlı olması sebebiyle davaya konu 9 adet dairenin de tapusunun iptali ile davacı adına tescilinin mümkün olmadığı, kat irtifakı veya kat mülkiyeti bulunmayan bağımsız bölüm kaydı olmayan taşınmazda daire tescilinin yapılamayacağı, davacının sözleşme gereğince edimini yerine getirmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi’nin 2021/3039 Esas, 2024/143 Karar, 31.01.2024 tarihli kararı ile özetle; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı süresinde davacı vekilince duruşma istemli temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. Kamu düzenine aykırılık hallerinin re'sen gözetildiği, istinaf nedenleriyle sınırlı ve usulüne uygun olarak istinaf inceleme ve denetiminin yapıldığı; dosya içeriği, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı ve özellikle yargılama aşamasında sözleşmeye konu taşınmazı satın alan dahili davalının iyiniyetli olmadığının ispat edilemediği, davacı yüklenici tarafından yapılan binanın ruhsatsız, kaçak olduğu, binada kat irtifakı ya da kat mülkiyeti kurulmadığı, sözleşmedeki edimlerini yerine getirmediği anlaşıldığından davacı vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi kararına ilişkin davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan kararın ONANMASINA, dahili davalı Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunduğundan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak dahili davalıya verilmesine, davacıdan alınması gereken harç peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 10.12.2024 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.