Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/1149 E. 2024/3358 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1149
- Karar No
- 2024/3358
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1547 E., 2024/145 K. HÜKÜM/KARAR: Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2016/1196 E., 2019/60 K. 1- İlk derece mahkemesince, hizmet sözleşmeden kaynaklı alacağın tahsili amacı ile başlatılan icra takibine itirazın iptali davasında davacının sözleşme konusu edimlerini eksiksiz olarak yerine getirdiği, gizlilik ihlali yönündeki davalı iddialarının yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. 2- İlk derece mahkemesi kararına karşı davalılar vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi tarafından davacının seçimlik hakkını İstanbul 29. İcra Müdürlüğü'nün 2016/ 32480 E. sayılı takip dosyasında ülke parası üzerinden kullandığı, seçimlik hakkını bu şekilde kullandıktan sonra iradeyi sakatlayan sebeplerin bulunmaması dışında bundan dönülmesinin mümkün olmadığı, davacı tarafça tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile İstanbul 29. İcra Müdürlüğü'nün 2016/33906 E. sayılı dosyada yabancı para üzerinden başlattığı takibin usulüne uygun bir takip olmadığı, davanın usulüne uygun icra takibi bulunmamasından usulden reddinin gerektiği gerekçesiyle, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm tesisine, davanın HMK'nın 114/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca özel dava şartı noksanlığından usulden reddine karar verilmiştir. 3-İstinaf Mahkemesinin bu kararına karşı davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 28.09.2023 tarih, 2022/4919 E. ve 2023/3054 K. sayılı ilamıyla her iki icra takibinin talep tarihleri arasındaki zaman diliminin yakın olduğu, her iki takibinde de aynı 35.400,00 USD’lik faturaya dayandığı ve asıl alacak bedelinin rakamsal olarak aynı olup para birimleri yönünden farklı olduğu, bu nedenle ilk takibin maddi hataya dayalı icra takibi olduğu ve TBK’nın 99. maddesi kapsamında seçimlik hakkın kullanılmadığı gözetilip Bölge Adliye Mahkemesince işin esasının incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. 4- İstinaf Mahkemesinin bozma üzerine verdiği davanın kabulüne dair ikinci karara karşı davalılar vekilince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesi'nce verilen ve miktar ve değeri 378.290,00 TL’yi aşmayan kararlara karşı temyiz yolu kapalı olduğundan ve somut olayda, temyiz eden tarafın temyize konu yaptığı miktar 35.400,00 USD'nin takip tarihindeki Türk Lirası karşılığı olan 115.740,30 Türk Lirası olduğundan HMK’nın 362/1-a ve 373/4 maddeleri uyarınca davalılar vekilinin temyiz isteminin miktar itibariyle reddine karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Davalılar vekilinin temyiz isteminin miktar itibariyle kesin olması nedeniyle REDDİNE, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, harç ve masrafların istek halinde ilgiliye iadesine, 10.10.2024 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.