Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/1000 E. 2025/1625 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1000
Karar No
2025/1625
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2016/626 E., 2023/753 K. BİRLEŞEN 2003/636 ESAS SAYILI DAVADA BİRLEŞEN ANKARA ASLİYE 7. TİCARET MAHKEMESİNİN 2003/643 E. DAVADA BİRLEŞEN ANKARA ASLİYE 3. TİCARET MAHKEMESİNİN 2009/40 E. DAVADA Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar asıl ve birleşen 2003/643 Esas sayılı davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA 1-Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket ile müvekkilinin 11.04.2003 tarihli sözleşme imzaladıklarını, sözleşme gereği müvekkil firmanın yüklendiği İskenderun Otoyolunun İskenderun-Belen arası D817 devlet yolunun km 8+750-9+910 arasındaki toprak işlerine ait yapımın iki firma tarafından yapılması kararlaştırdığı, davalının taşeron olarak çalışmaya başladığını ancak 10.06.2003 tarihinde işi yapamayacağını beyan edip iş makinalarını şantiyeden çektiğini, müvekkili firmanın 3. madde gereğince sözleşmeyi tek taraflı fesh edip teminatı irad kaydettiğini, davalının sözleşmeye aykırı davranışı nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını, sözleşmenin 9. maddesine göre davalının 30.000,00 TL ceza ödemesi gerektiğini, ayrıca davalının 14.08.2003 tarihli, 25835 yevmiye numaralı ihtarnamede 7 no'lu hakediş alacağı için talepte bulunduğunu, sözleşmenin 18. maddesine göre talebinin haksız olduğunu, davalının taahhüdünü yerine getirmediğini bu nedenle 7 no'lu hakediş alacağı olan 131.850 USD’yi talep etmesinin yerinde olmadığını ileri sürerek, müvekkilinin davalı firmaya 131.850USD borçlu olmadığının tespitini, 30.000,00 TL alacağın tahsilini, teminatın irad kaydedilmesinin doğruluğunu talep ve dava etmiştir. 2- Birleşen 2003/636 Esas sayılı davada davacı vekili dava dilekçesinde, asıl davaya konu sözleşme ilişkisi gereği edimlerini yerine getirdiğini, ancak davalının 6 no'lu hakediş bedelini ödemediğini, ayrıca davalının sözleşme dışı hak edişe girmeyen işler ile ilgili 30.05.2003 tarihli 73.396.000.000,00 TL bedelli fatura nedeniyle de borcu olduğunu, her iki fatura bedelinin ödenmesi için Mersin 6. Noterliğinden 10.07.2003 tarihli 21425 sayılı ihtarname keşide edildiğini, davalı firmanın cevabi ihtarnamesinde bu iki adet fatura ile ilgili alacakları kabul edilerek takas mahsup talebinde bulunulduğunu, takas talep edilen alacağın taraflarınca kabul edilmediğini, alacakların tahsiline ilişkin Ankara 31. İcra Müdürlüğü'nün 2003/6898 esas sayılı dosyasıyla başlatılan takibe ise davalının haksız itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptalini talep ve dava etmiştir. 3- Birleşen 2003/643 Esas sayılı davada davacı vekili dava dilekçesinde, davalının müvekkili aleyhine Ankara 31. İcra Müdürlüğü'nün 2003/6898 Esas sayılı dosyasıyla başlattığı takipte müvekkilinin borcunun bulunmadığını, sözleşmenin 12. maddesi uyarınca kullanılan akaryakıtın hakedişten mahsup edileceğini yine davalı firma sahibi ve yetkilisi Selahattin Selen tarafından sunulan belgelere göre davalının müvekkiline başkaca borçlarının da bulunduğunu, davacı firmanın defterleri ile banka kayıtları ve 2001-2003 yılları arası cari hesaplar incelendiğinde davalı firmadan 89.231.900.880,00 TL (eski) alacağın bulunduğunu ileri sürerek davalı firmaya takip konusu 269.235.887.290,00 TL (eski) borçlu olmadığının tespitini ve davalı aleyhine %40’dan aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. 4-Birleşen 2009/40 esas sayılı davada davacı vekili dava dilekçesinde, asıl davada aleyhlerine 7 nolu hakediş için menfi tespit davası açtığını ve teminatı da irad kaydettiklerini, asıl davada davalı Serel Ltd.Şti’nin dava konusu işten kaynaklanan bütün alacaklarını müvekkiline temlik ettiğini, temlik eden Serel Ltd.Şti. nin hakedişten kaynaklı olarak 27.144,72 USD alacaklı olduğunu ve teminatın da haksız olarak irad kaydedildiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 41.389 USD teminat ve 27.144,72 USD 7 no'lu hakediş alacağı olmak üzere toplam 68.533,72 USD'nin TL karşılığı 99.772,14 TL'nin 17.09.2003 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1-Asıl davada davada davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında akdedilen sözleşme gereği Toprakkale-İskenderun otoyolunun İskenderun-Belen arası D817 Devlet yolunun km 8+750-9+910 arasındaki toprak işlerine ait çalışmaların 30.06.2003 tarihine kadar davalı firma tarafından yapıldığını, yapılan işin asıl müteahhidi Nurol İnş. A.Ş. tarafından yapılan iş ile ilgili olarak bundan sonra serme-sulama-sıkıştırma işinin bizzat kendi firmaları tarafından yapılacağının açıklanması ve işin nerede ise tamamlanacak olması nedeniyle 30.06.2003 tarihinde davacı firma tarafından sözleşmenin fesh edildiğini ve işin artık kendilerince yapılacağının açıklandığını, bunun üzerine davalı firmanın tüm ekipmanı ile inşaat mahallini terk ettiğini ve davacı firma tarafından 7 no'lu hakedişin düzenlenmesinin beklendiğini, davacının talebinde haklı olmadığını savunarak davanın reddi istenmiştir. 2-Birleşen 2003/636 Esas sayılı davada davalı vekili cevap dilekçesinde, Ankara 31. İcra Müdürlüğü'nün 2003/6898 Esas sayılı dosyasıyla başlatılan takibe itiraz ettiklerini , takibe konu alacak yönünden borçlu olmadıklarına ilişkin müvekkili tarafından Ankara Asliye 7 Ticaret Mahkemesinin 2003/643 esasına kayıtla menfi tespit davası açıldığını ve söz konusu davadaki tüm iddia ve ileri sürülen vakaların bu dava açısından savunma ve cevap mahiyetinde olduğunu savunarak, mükerrer açılan iş bu davanın usulden reddini aksi halde menfi tespit dava dosyasının bu dava dosyasıyla birleştirilmesini, davanın esastan reddini ve davacı aleyhine %40’dan aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir. 3-Birleşen 2003/643 Esas sayılı davada davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin davacı aleyhine Ankara 31. İcra Müdürlüğü'nün 2003/6898 Esas sayılı dosyasıyla takibe geçtiğini, itiraz üzerine takibin durduğu ve itirazın iptali istemi ile birleşen 2003/636 Esas sayılı dava açıldığını, o davadaki tüm iddiaları ve ileri sürülen vakaların bu dava açısından savunma ve cevap mahiyetinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. 4- Birleşen 2009/40 Esas sayılı davada davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddi istenmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 22.10.2019 tarihli kararı ile asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesi kararının süresi içinde davacı-birleşen davalarda davalı ... İnş. Tur. San. Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay(Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nce, birleşen 2003/636 Esas sayılı davada davalı olan yüklenicinin mahsuba ilişkin savunması gözönünde tutularak -varsa- fazla ödemenin 6 no'lu hakediş bedeli ve sözleşme dışı fazla imalât bedelinden mahsup edilmesi gerektiği, diğer yandan birleşen 2003/636 Esas sayılı dava dosyası ile birleşen 2003/643 Esas sayılı dava dosyası yönünden hatalı hesaplama yapan bilirkişi asıl ve ek raporlarına itibarla yazılı şekilde karar verilmesi de doğru olmadığı gerekçesiyle, bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyulmasına, Ankara 31. İcra Müdürlüğü'nün 2003/6898 Esas sayılı icra dosyasına konu alacak yönünden yüklenicinin borcunun bulunmadığı, mahkemece verilen hükmün Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin 2014/6935 Esas, 2015/2833 Karar sayılı uyulan bozma ilamı ile kesinleştiği gerekçesiyle, asıl dava yönünden karar verilmesine yer olmadığına, birleşen 2003/636 ve birleşen 2009/40 Esas sayılı davanın HMK'nın 150. maddesi gereğince açılmamış sayılmasına, birleşen 2003/643 Esas sayılı davanın ise kabulüne davacının dava konusu Ankara 31. İcra Müdürlüğü'nün 2003/6898 sayılı icra takibi nedeniyle (yenileme sonrası 2010/4528 Esas sayılı) kendisinden talep edilen 269.235,88 TL'den dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Asıl ve birleşen 2003/643 Esas sayılı davada davacı vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan raporda hesap hatalarının bulunduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan borçlu olmadığının tespiti, alacak, itirazın iptali istemlerine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 ncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 nci maddesi ile 439 ncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Asıl ve birleşen 2003/643 Esas sayılı davada davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/1000, K. 2025/1625, T. 22.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2024-1000-e-2025-1625-k-e6d7d4b91095