Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2023/917 E. 2024/3453 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/917
Karar No
2024/3453
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/71 E., 2022/199 K. KARAR : Davanın kısmen kabulü 1- Mahkemece, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptal ve tescil davasında verilen ilk kararda, davalı yüklenicinin arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında anahtar teslim yapılması gereken inşaatı sözleşme hükümlerine uygun iskânı alınmış durumda teslim etmediği, kat mülkiyeti ve kat irtifaklarının kurulmamış olduğu, arsa paylı olarak görünen taşınmazın tapu kaydının arsa sahipleri adına kayıtlı olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, tapu iptal tescil talebinin reddine, 45.096,00 Türk Lirası kira tazminatının kabulüne ve 9.800,00 Türk Lirası nefaset farkının kabulüne karar verilmiştir. 2- Mahkeme kararına karşı, davacı vekilince temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemizin (Kapatılan 23. Hukuk Dairesi) 15.11.2017 tarih ve 2015/2159 E., 2017/3266 K. sayılı ilamıyla; dosya arasındaki bilirkişi raporlarındaki hesaplamaların kendi içinde çelişkili ve denetime elverişli olmadığı, nefaset farkına hükmedilecekse bu konuda da yeniden alınacak raporda; sözleşmedeki paylaşım oranına göre davacıya fiilen teslim edilen bağımsız bölümlerin; kat, konum ve yapı farkları gibi durumlar dikkate alınarak nefaset farkı talebiyle ilgili bir karar verilmesi gerektiği, ayrıca ıslah yapılmadan kira tazminatına talep aşılarak hükmedilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle, bozma kararı verilmiştir. 3- Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda verilen ikinci kararda; davalı yüklenicinin arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında anahtar teslim yapılması gereken inşaatı sözleşme hükümlerine uygun iskânı alınmış durumda teslim etmediği, kat mülkiyeti ve kat irtifaklarının kurulmamış olduğu, arsa paylı olarak görünen taşınmazın tapu kaydının arsa sahipleri adına kayıtlı olduğu, davacıya ait olan bağımsız bölümlerin henüz teslim ve tescil edilmediğinden nesafet farkının istenemeyeceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, tapu iptal tescil talebinin reddine, 61.044,00 Türk Lirası kira tazminatının kabulüne, nefaset farkı talebinin reddine karar verilmiştir. 4. Karara karşı davacı vekilince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Kamu düzenine aykırılık halleri ile uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olduğu, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yine; dava tarihi itibariyle davacıya ait olan bağımsız bölümlerin teslim edilmediği, bu nedenle nefaset farkı istenemeyeceği, ayrıca teslim sonrası nefaset farkının her zaman istenebileceği gözetildiğinde davacı vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan kararın davalı yararına ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın ilgilisinden alınmasına kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16.10.2024 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. MUHALEFET ŞERHİ Dava, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptal-tescil, kira tazminatı ve nefaset bedeline ilişkindir. Mahkemece, tapu iptal tescil ve nefaset bedeline ilişkin talebin reddine, kira tazminatı talebinin kabulüne karar verilmiştir. Sayın çoğunluk ile aramızda oluşan uyuşmazlık; nefaset bedeli bakımından yeni bir davanın açılması gerekip gerekmediği, bir başka ifade ile dava tarihi itibariyle gerekmeyen nefaset bedeli açısından yargılama aşamasında şartları oluşmuşsa bu bedele hükmedilip edilemeyeceği noktasında toplanmaktadır. Davaya konu taşınmazlar, dava açıldığında halen teslim edilmemişken yargılama aşamasında teslim edilmiştir. Sayın çoğunluk, “dava tarihinde davacıya ait bağımsız bölümlerin teslim edilmediği, bu nedenle nefaset farkı istenemeyeceği, ayrıca teslim sonrası nefaset farkının her zaman istenebileceği” gerekçesiyle kararı onamıştır. Bilindiği üzere her dava açıldığı tarihteki şartlara göre değerlendirilir. Bu hususta sayın çoğunluk ile mutabık olmakla birlikte, her kuralın olduğu gibi bu kuralın da istisnasının olabileceği tarafımca değerlendirilmektedir. 6100 sayılı HMKnın usul ekonomisini düzenleyen 30. maddesi “ Hakim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür.” demektedir. Sayın çoğunluk görüşünde de belirtildiği üzere Davacı, nefaset farkı alacağı için daha sonra dava açabilecektir. Hiç şüphe yok ki açılacak bu yeni davada eldeki somut dava dosyasına dayanılacak ve yine bu dosyada toplanmış olan deliller esas alınarak sonuca gidilecektir. Hal böyle olunca, davacıya yeni bir dava açtırmakta usul ekonomisi açısından hiçbir fayda sağlanmayacak aksine hukuk yargılamasının önemli bir ilkesi olan “usul ekonomisi ilkesi” de ihlal edilmiş olacaktır. Açıklanan bu nedenlerle, nefaset farkına ilişkin talebin de bu dosyada nazara alınması gerektiği düşüncesiyle, sayın çoğunluğun onama görüşüne bu açıdan katılmıyorum.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/917, K. 2024/3453, T. 16.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2023-917-e-2024-3453-k-8a80b7188a2a