Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2023/797 E. 2024/2609 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/797
Karar No
2024/2609
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/221 E., 2022/1196 K. Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 09.10.2018 HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/710 E., 2020/659 K. KARAR 1-İlk derece mahkemesince, menfi tespit davasında taraflar arasında öteden beri devamlı bir ticari münasebet bulunduğu, davaya konu edilen çeklerin veya ödemelerin kaynaklandığı sözleşme kapsamı dışında da tarafların birbirlerine mal teslimi veya hizmet ifasında bulundukları, yapmış oldukları mal teslimi ve hizmet ifası karşılığı olarak birbirlerine fatura kesmiş oldukları, taraflar arasında kurulu bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığı, dava dilekçesinde zikredilen çeklerin ve havalenin davalı taraf kayıtlarına alınmış olduğu, her iki sipariş formunda da, vadesinde ödenmeyen faturalara vade farkı uygulanacağına ilişkin herhangi bir ibarenin bulunmadığı, her ne kadar davacı çeklerin kabul edilmesi ile vadelerinin kabul edildiği belirtilmiş ise de, bu konuda mutabakat bulunmadığı, davalının email yolu ile vadelerin düzeltilmesini istediği, vade düzenlemesi yapılmamasına rağmen ticari ilişkinin sürdürüldüğü, davalı tarafından davacı adına düzenlenen ve davacının kayıtlarında görülmeyen, 254.013.42 TL tutarındaki vade farkı faturasının bulunduğu, taraflar arasında sözleşme, teamül yoluyla vade farkı uygulamasının kabul edilmediği, davalının bu nedenle düzenlediği fatura nedeniyle davacının borçlu kabul edilemeyeceği, davalının yargılama sırasında 126.736,31 TL tutarında davacı tarafa ödeme yaptığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının, davalıya 380.749,73 TL borçlu olmadığının tespitine, 126.736,31 TL ödeme sonrası kalan 254.013,42 TL'nin tahsiline karar verilmiştir. 2-İlk derece mahkemesi kararına karşı taraflar vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi tarafından istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. 3-Bu karara karşı süresinde taraflar vekillerince temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: a- Davacı vekili temyiz istemi yönünden; HMK’nın 362/1-a maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesi’nce verilen ve miktar ve değeri 107.090,00 TL’yi aşmayan kararlara karşı temyiz kanun yolu kapalı olduğundan ve somut olayda temyiz eden tarafın temyize konu yaptığı miktar 19.250,27 TL olduğundan davacı vekilinin temyiz isteminin miktar itibariyle reddine karar vermek gerekmiştir. b-Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; kamu düzenine aykırılık hallerinin resen gözetildiği, istinaf nedenleriyle sınırlı ve usulüne uygun olarak istinaf inceleme ve denetiminin yapıldığı; dosya içeriği, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, taraflar arasında vade farkı ödeneceğine ilişkin anlaşma ve teamül bulunmamasına göre davalı vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (3-a ) no.lu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin miktardan REDDİNE, (3-b) no.lu bentte açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi kararına ilişkin davalı vekilinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davacıdan peşin alınan harcın istek halinde iadesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 11.09.2024 tarihinde kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/797, K. 2024/2609, T. 11.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2023-797-e-2024-2609-k-9bb07720f180